Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1069 E. 2024/665 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1069
- Karar No
- 2024/665
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1069 Karar No : 2024/665
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/125, K:2022/5727 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin, ekleri kısmında yer alan ve 24/09/2013 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Ek-8'deki 'Kaynak Koruma Alanını Zonlara Ayırma ve Bu Zonlarda Alınması Gereken Tedbirler' üst başlıklı kısmında, 1. zon başlığı altında bulunan 1. maddesindeki 'umumi amaçlara yönelik termal turizm ve sağlık tesislerinin yapılmasına' ilişkin ifadenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/125, K:2022/5727 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş, 5686 sayılı Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (y) bendi, "Kaynak rezervuarının korunması" başlıklı 23. maddesi ve Yönetmeliğin Ek-8 inci maddesinde yer alan "Kaynak Koruma Alanını Zonlara Ayırma ve Bu Zonlarda Alınması Gereken Tedbirler" başlıklı kısımda yer alan düzenlemelere yer verilerek, Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 23. maddesinde kaynak rezervuarının korunmasına ilişkin hususların düzenlendiği, maddenin üçüncü fıkrasında kaynak koruma alanını zonlara ayırma ve bu zonlarda alınması gereken tedbirlerin ise Yönetmeliğin Ek-8 kısmında yer aldığı, Dava konusu iptali istenen ifadelerin de yer aldığı Yönetmeliğin Ek-8'inde, kaynak koruma alanını zonlara ayırma esasları ile bu zonlarda alınması gereken tedbirlere yer verildiği, kaynak koruma alanında alınacak tedbirlerin derecesine göre 1. 2. ve 3. olmak üzere zonlara ayrıldığı belirtilerek tek tek her zonda alınacak tedbirlerin yazıldığı, dava konusu edilen ifadenin yer aldığı kısımda ise, 1. zonda yapılaşmaya ilişkin kısıtlamalara yer verildiği ve sadece iki durumda, belli koşullar altında yapılaşmaya izin verilebileceğinin belirtildiği, Yönetmeliğe göre 1. zonda belirli şartlar halinde yapılmasına izin verilebilecek yapıların, ilkinin jeotermal suyun alınması ve depolanması amacına yönelik yapı ve tesisler olduğu, ikincisinin ise umumi amaçlara yönelik termal turizm ve sağlık tesisleri olduğu, Davacıların taşınmazlarının yer aldığı yerin, İzmir Seferihisar Doğanbey bölgesi içinde ve termal turizm merkezi olduğu, davacılar tarafından termal turizm merkezinde bulunan taşınmazları ile ilgili plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığına 13/02/2018 tarihli dilekçeleri ile İzmir Seferihisar ilçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada ... sayılı parselin, nazım imar planında, konut+turizm tercihli olarak planlanmasının istenildiği, Bakanlıkça 06/04/2018 tarihinde verilen yanıt ile 02/07/2014 tarihinde onaylanan uygulama imar planında ilgili parselin "turizm tesis alanı" "12 metrelik taşıt yolu" "yeşil alan (refüj) olarak planlandığı, davacının plana askı ilan sürecinde yaptığı itiraz ile taşınmazın ticaret alanı olarak planlanmasını istediği, itiraz değerlendirilmesi sırasında, turizm merkezi sınırları içine, dava dışı üçüncü şirket adına kayıtlı jeotermal işletme sahalarına ilişkin hazırlanan kaynak koruma etüt raporları ve 5686 sayılı Jeotermal ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği uyarınca taşınmazın 1. derece kaynak koruma alanında kalması nedeniyle tercihli kullanım alanı talebinin uygun görülmediği, Bakanlıkça 30/05/2016 tarihinde ve 30/10/2017 tarihinde onaylanan imar planı değişiklikleriyle de ... ada ... parselin "turizm tesis alanı" olarak korunduğu belirtilmesi üzerine davacı tarafından 13/06/2018 tarihli dilekçe ile Yönetmeliği yürüten davalı idareye başvurularak dava konusu edilen 'umumi amaçlara yönelik termal turizm ve sağlık tesislerinin yapılmasına' ifadenin iptal edilmesinin istenildiği, davalı idarece bu talebin 04/07/2018 tarihli işlem ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, Davacılar tarafından dava konusu Yönetmelik ekinde yer alan düzenleme nedeniyle taşınmazlarında plan yapmaya yetkili olan Kültür ve Turizm Bakanlığınca bu yetkisinin kullanılamadığı iddia edilmişse de, Yönetmeliğin 23. maddesinin 3. fıkrasında "Jeotermal sistemi olumsuz etkileyecek maden işletmesi, kanal, yol yapımı gibi faaliyetlere, kaynak koruma etüt raporuna göre İdarece değerlendirme yapılarak gerekli tedbirlerin alınması halinde izin verilir veya verilmez. Kaynak koruma alanı zonlara ayırma esasları ve bu zonlarda alınması gereken tedbirler Ek-8’de yer almaktadır." düzenlemesi ile yine aynı maddenin 5. fıkrasında "Koruma Alanları Etüt Raporunda belirlenmiş olan koruma alan sınırlarının, mevcut imar planı içerisine düşen kısımları plan üzerine işlenir." düzenlemesi uyarınca, termal turizm merkezlerinde yapılacak imar planlarında jeotermal kaynağın koruma sınırlarına imar planında yer verilerek, rezervuarın korunmasının amaçlandığı, yine Yönetmeliğin dava konusu edilen kısmının düzenleniş amacının, jeotermal kaynağın kirlenmesini ve zarar görmesini önlemek için birtakım yapılaşmaya ilişkin kısıtlamalar getirilmesine ilişkin olduğu, sadece belirli şartlar dahilinde sınırlı olarak belirli yapılara izin verilmesine ilişkin kurallar getirdiği anlaşıldığından, iptali istenen "umumi amaçlara yönelik termal turizm ve sağlık tesislerinin yapılmasına" ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği, Jeotermal kaynağın devamlılığını sağlamak için yapılaşma kısıtlaması getiren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ilgili yönetmeliğin uzun ve karmaşık olması nedeniyle konunun iyi anlaşılamadığı, iptali istenilen "umumi amaçlara yönelik termal turizm ve sağlık tesislerinin yapılmasına" ifadesinin de bu kapsamda bu yerlere sadece turistik tesis yapılacağı, aynı yere konut ve ticarethane yapılamayacağı şeklinde yanlış yorumlandığı, oysa ki kararname ile termal bölgelerde plan yapma yetkisine sahip Kültür ve Turizm Bakanlığının dosyaya sunulan plan lejantından da anlaşılacağı üzere termal turizm tesislerinin yanında, konut ve ticaret alanlarının da planlandığı, ayrıca konusunda uzmanların da turizm tesislerinin yanında yer alacak lokanta, kafeterya, halıcı, kuyumcu gibi ticaret alanlarını turizmin vazgeçilmez parçaları olarak ifade ettiği, bu kapsamda aynı yere yapılacak 5 katlı, 3.000-5.000 yataklı otelin, 2.000 metre aşağıdaki yeri belirsiz havzayı kirletmeyeceği, ancak aynı yere yapılacak halıcı, kuyumcu gibi dükkanların kirleteceğinin hukuksal ve mantıksal izahının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/125, K:2022/5727 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 21/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.