Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/702 E. 2023/2735 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/702
Karar No
2023/2735

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/702 Karar No : 2023/2735 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...... Kurulu VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/6431, K:2021/3987 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2017/6431, K:2021/3987 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2017/4384 esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında 'FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak' suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu bu kararın 14/02/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, Terör örgütüne üyelik suçundan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının, irtisak ve irtibat yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmadığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, HTS kayıtları yönünden, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu kapsamında işlem yapılan çok sayıda kişi ile yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının davacı hakkında diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Daire kararında tarafını ilgilendirmeyen bir takım ifadelerin dayanak olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceği; Cumhuriyet Başsavcılığınca yaklaşık 3 yıl boyunca titizlikle yürütülen cezai soruşturma sonucunda örgütle bağlantısının bulunmadığının netlik kazandığı ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, iltisak ve irtibat kavramlarının muğlak kavramlar olduğu, bu kavramların farklı idarelerce farklı değerlendirildiği; beyanları hükme esas alınan O.D.'nin kendisine soğuk davrandığını düşündüğü herkesin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu düşündüğünü değerlendirdiği, O.D.'nin beyanının tanık beyanı olarak nitelendirilebilecek mahiyette olmadığı, beyanın mahkeme huzurunda alınmadığı, bu beyanlara karşı o esnada itirazda bulunma imkânının tanınmadığı, O.D.'nin kendisini tanıması için yeterince iletişim içerisinde olmadığı, ifadenin işlem tesisinden uzun bir süre sonra alındığı, O.D. ile tayin ve HSYK seçimlerine ilişkin bir konuşmasının olmadığı, O.D. ile Adalet Bakanlığında birlikte çalışmadığı, çelişkili ifadenin hükme esas alınamayacağı; HTS kayıtlarındaki telefon görüşmelerinin olağan görüşmeler olduğu, yoğunluk arz edecek mahiyetinin olmadığı, işlemin delili olarak kabul edilebilecek nitelikte olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, ceza soruşturmasında terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/11/2021 tarih ve E:2017/6431, K:2021/3987 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/702, K. 2023/2735, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-702-e-2023-2735-k-cfebfd5556f3