Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/3827 E. 2023/2900 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/3827
- Karar No
- 2023/2900
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3827 Karar No : 2023/2900
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kardeşler Balıkçılık ve Denizcilik Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı . VEKİLİ : Huk. Müş....
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2019/10517, K:2022/2205 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2019 ve 2020 Yılları Mavi Yüzgeçli Orkinos Avcılığı Yapacak Gemilerin Belirlenmesi ve Bu Gemilere Yapılacak Kota Tahsisine İlişkin Genelge'nin (Genelge No:2019/1), 2020 yılına ilişkin kota dağıtımını belirleyen 1. maddesinin, 4. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının ve 5. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2019/10517, K:2022/2205 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, dava konusu işlemin 14/04/2019 tarihinde öğrenildiğinin belirtildiği, davalı idare tarafından da, bu durumun aksini ispata yarayacak herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görülerek, 14/04/2019 tarihinden itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde, 10/06/2019 tarihinde İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında davalı idareye başvurulduğu, anılan başvurunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine de İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak ara vermenin sona erdiği 2 Eylül 2019 (ara vermenin sona erdiği 31 Ağustos tarihinin cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle) tarihini izleyen tarihten itibaren yedi gün içerisinde, 03/09/2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin süre yönünden davanın reddi gerektiği yönündeki itirazının yerinde görülmediği, 4859 sayılı Kanunla ülkemizin de üye olduğu ICCAT (Atlantik Ton Balıklarının Korunmasına İlişkin Uluslararası Komisyon) tarafından, mavi yüzgeçli orkinos (ton balığı) stoklarının korunması ve sürdürülebilir avcılığının sağlanması amacıyla ilk defa 1998 yılında toplam avlanabilir miktara kısıtlama getirildiği, getirilen bu kota sınırlamasının da yeterli olmaması üzerine Komisyon tarafından 2008 yılında "Atlantik ve Doğu Akdeniz'de Mavi Yüzgeçli Orkinosa Yönelik Çok Yıllık Koruma Planı"nın kabul edildiği, buna göre orkinos avcılığına yönelik olarak stokların durumuna, günün koşullarına ve zamana göre uygulamalar getirildiği, ICCAT üyesi ülkelerin, dış ticarete ve orkinos avcılığına yönelik kısıtlamalar içeren yaptırımlara (avcılık kotasının azaltılması, iptal edilmesi, ihracatın durdurulması gibi) maruz kalmamak adına bu kurallara uygun düzenlemeler yapmasının gerektiği, Davacı tarafından, 2019/1 sayılı Genelge'nin, 2020 yılına ilişkin kota dağıtımına dair maddelerinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Davalı idarece, avcılığı yapılan orkinos stoklarının korunması amacıyla, bu türün avcılığına, besiciliğine ve ticaretine ilişkin kurallara yönelik önlemler alındığı, bu doğrultuda, 2003-2008 yılları arasında olimpik sistemin uygulandığı, 2009 yılında ilk kez daha önce Bakanlıktan orkinos avcılık izni alan gemilere bireysel kota tahsisi yapılmaya başlandığı, 2010 yılından 2016 yılına kadar kura ile bireysel kota tahsisi yapıldığı, 2017 ve 2018 yıllarında yenilenmiş kura sistemi ile birer yıllık kota tahsislerinin yapıldığı, dava konusu Genelge'nin (2019/1) ilgili olduğu 2019 yılında ise, ICCAT Komisyonunca yayımlanan 18/02 sayılı kararda, 2019 ve 2020 yılları için (2 yıllık) kota tahsis kararı alınması üzerine, bu kararın ülkemizde de aynı şekilde uygulanması amacıyla, dava konusu Genelge ile iki yıllık kota dağıtımı yapılmasının öngörüldüğü, 2003 yılından itibaren getirilen bütün düzenlemelerin de ICCAT tarafından belirlenen kurallar doğrultusunda yapıldığı, bu nedenle dava konusu düzenlemenin dayanağı mevzuata uygun olduğu gibi, uluslararası yükümlülüklerimizin de gereği olduğunun anlaşıldığı, Her ne kadar, davacı tarafından, davalı idarece 2019-2020 yıllarına yönelik yapılan birlikte kota tahsis etme uygulamasının hatalı oluğunun anlaşılması üzerine 2021 yılından itibaren tek yıllık kota tahsisi uygulamasına geri dönüldüğü ileri sürülmekteyse de, 2021 yılına ilişkin kota tahsisinin, ICCAT tarafından her yıl yapılan toplantının 2021 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi nedeniyle yapılamamasından ötürü üye ülkelerin 2021 kotasının 2020 ile aynı olmasına karar verilmesi nedeniyle tek yıllık olarak uygulandığı görüldüğünden, davalı idarenin 2021 yılı için de ICCAT kararına uygun olarak düzenlemede bulunduğunun anlaşıldığı, Öte yandan, davacı şirket tarafından, 2020 yılına yönelik başvuru ve kura işlemlerinin 2019 yılında gerçekleştirilmesinin öngörülemez olması nedeniyle dava konusu Genelge'nin tesis edildiği 02/04/2019 tarihinde Moritanya'da balık avlayan balıkçı gemilerinin 2020 yılı kotasına müracaat şansının kalmadığı ileri sürülmüş ise de; gerek dava konusu Genelge'den önce (bu alanda uluslararası bağlayıcı karar alma yetkisine sahip olan ve bu nedenle kararları ilgililerce takip edilen) ICCAT tarafından 18/02 sayılı kararın yayımlanmış olması, söz konusu karara uyulmasının uluslararası yükümlülüğümüz olması, gerekse davacı şirketin sahibi olduğu ve Moritanya sularında avcılık yapan 55A1730 ruhsat kod numaralı "İlhan Yılmaz-1" isimli ve 34A4883 ruhsat kod numaralı "İlhan Yılmaz-3" isimli balıkçı gemilerinden "İlhan Yılmaz-1" isimli gemisini ülke karasularına getirerek, dava konusu Genelge kapsamında gemisinin ve ağının tespitini yaptırmak suretiyle 2019 ve 2020 yılları için mavi yüzgeçli orkinos avcılığı kotası için başvuruda bulunması ve söz konusu gemiye 2020 yılı için mavi yüzgeçli orkinos avcılık kota tahsisinin yapılmış olması karşısında; bu iddiaya da itibar edilmediği, Buna göre; her yıl orkinos avına çıkacak balıkçı gemilerinin belirlenmesinde, başvurulara ilişkin süreç ve kuralların, ICCAT tarafından konulan kurallara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde, ulusal mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlendiği, uyuşmazlıkta, ICCAT tarafından, 2019 ve 2020 yılları için (iki yıllık) kota belirlenmesi üzerine, buna göre düzenleme yapılarak, balıkçı gemisi sahip/donatanlarına, iki yıllık kota tahsisi yapıldığı ve o yıl için kura ile tespit edilen gemilere dağıtılmasının öngörüldüğünün anlaşılmakta olduğu, uluslararası alanda ülkemizi bağlayan sözleşme hükümleri ve komisyon kararları ile ulusal mevzuata uygun bulunan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ICCAT'ın aldığı kararın ülkelerin kotalarının belirlenmesine ilişkin olduğu, avcılığa ilişkin uygulama esaslarının davalı idarece belirlendiği, 2020 yılı için kota belirlenmiş olmasının, idareyi 2019 yılında 2020 yılı için uygulama esaslarını belirleme konusunda bir yükümlülüğe sokmadığı, aksi yönde somut bir belgenin sunulamadığı, Nisan 2019 tarihi itibarıyla Moritanya'da bulunan gemilerinin 2020 yılına ilişkin kota dağılımına dahilinin engellendiği, avcılık imkanı elinden alınarak menfaatinin olumsuz etkilendiği, 18/04/2019 tarihinde yapılan kura işlemine katılmasının fiilen imkansız hale getirildiği, önceki kota tahsislerinin tek yıllık yapıldığı, iki yıllık kota tahsisi yapılmasına ilişkin bir gereklilik bulunmadığı, işlemin sebep ve amaç unsurları yönüyle de hukuka aykırı olduğu, su ürünleri avcılığı ile ilgili tüm düzenlemelerin, objektif esaslara, balık stoklarının sürdürülebilirliği prensibine, teknik ve yasal gerekçelere dayanması gerektiği, idarenin beklentilerinin kamusal yarardan önde tutulduğu, ICCAT tarafından da ülkemize bu yönde bir tavsiyede bulunulmadığı, ICCAT tarafından belirlenen kota her yıl güncellenebileceğinden 2019 yılında yayımlanan Genelge'yle 2020 yılı kotasının belirlenmesinin kamu yararına da aykırı olduğu, donatanı olduğu "İlhan Yılmaz 1" isimli balıkçı gemisinin, 2019 yılı için öncesinde yapılan planlama çerçevesinde ülkemize intikal ettirildiği ve dava konusu Genelge kapsamında talep edilen yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle kuraya katılabildiği, kuraya katılım hakkı elde etmesinin, idari istikrar ilkesi bağlamında idare uygulamalarında istikrar olacağı beklentisini yaşadığından yurt dışında yürüttüğü avcılık faaliyetinde yaptığı zorunlu planlamanın bir sonucu olduğu, 2020 yılı kota belirlemesinin 2020 yılında yapılmış olması halinde, planlama kapsamında "İlhan Yılmaz 3" adlı balıkçı gemilerinin Mart 2020 tarihinde ülkemizde olabileceği ve gerekli yasal koşulları sağlayarak 2020 yılı kota dağılımına dair kura sürecine dahil olabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ICCAT (Atlantik Ton Balıklarının Korunmasına İlişkin Uluslararası Komisyon) tarafından 2019 yılında yayımlanan 18/02 sayılı karar ile 2019 ve 2020 yılları için üye ülkelerin kotalarının belirlendiği, iki yıllık kota tahsisi kararının ülkemizde de aynen uygulanmasını teminen dava konusu düzenlemenin yapıldığı, ICCAT kararlarının birebir uygulanması gerektiği, aksi takdirde mavi yüzgeçli orkinos avcılığının ve ticaretinin engellenebileceği, başvuru şartları belirlenirken, ülkemizdeki tüm balıkçıların en üst temsilcisi konumunda bulunan Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği, Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği, sektör temsilcileri ve bu alanda bilimsel araştırmalar yapan üniversitelerin fakülteleri ve enstitülerindeki bilim insanlarının katılımıyla istişare toplantıları yapıldığı, bu toplantılarda; sektör görüşleri, bilimsel gereklilikler, geçmiş yıllarda edinilmiş tecrübeler ve gemilerin teknik yeterlilikleri dikkate alınarak mavi yüzgeçli orkinos avcılığı yapabilecek balıkçı gemilerinin niteliklerinin belirlendiği, eşitlik ilkesinin sağlandığı, dava konusu Genelge kapsamında, davacı ile aynı konum ve durumdaki Moritanya karasularında avcılık yapan diğer sekiz (8) balıkçı gemisi sahip/donatanları gibi davacıya ait "İlhan Yılmaz-1" isimli balıkçı gemisine yönelik başvuru kabul edilerek av kotası tahsis edildiği, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/04/2022 tarih ve E:2019/10517, K:2022/2205 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.