Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/3596 E. 2023/2945 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/3596
Karar No
2023/2945
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3596 Karar No : 2023/2945

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı . VEKİLİ : Huk. Müş. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2019/10710, K:2022/1727 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) Talimatı & Uygulama Kılavuzu'nun iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2019/10710, K:2022/1727 sayılı kararıyla; Dava konusu düzenlemenin hukuka uygunluk denetiminin davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapıldığı belirtilmiş, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun E-Makbuz (Elektronik Veteriner Biyolojik Ürün Uygulama Belgesi) Düzenlemesi Yönünden İncelenmesi: Davacı Oda tarafından; dava konusu edilen düzenleme ile basılı makbuz yerine E-Makbuz düzenlemesine geçilmesinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Ülkemizde hayvan sağlığı alanında kullanılan veteriner biyolojik ürünlerin üretim/ithalatından son kullanımına kadar tüm dağıtım aşamalarını kapsayacak şekilde izlenebilirliğinin sağlanması, hayvan sağlığı alanında kullanılan veteriner biyolojik ürünlerin uygulama bilgilerine ilişkin bir kayıt sisteminin oluşturulması ve bu yolla hayvan hastalıkları ile etkin bir şekilde mücadele yürütülmesi, veteriner hekim ve yardımcı sağlık meslek mensupları tarafından düzenlenen veteriner biyolojik ürün uygulama makbuzlarının elektronik ortamda düzenlenmesi ve bu alanda yürütülen faaliyetlerde rol alan tarafların sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun hazırlandığının anlaşıldığı, E-Makbuz uygulamasının da veteriner biyolojik ürünlerin izlenebilirliğini temin etmek amacıyla ürünün uygulamasını yapan veteriner hekim veya yardımcı sağlık meslek mensubu tarafından uygulama sonrasında Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) üzerinden "Elektronik Veteriner Biyolojik Ürün Uygulama Belgesi" adı altında elektronik ortamda belge düzenlenmesini içerdiği, Mevzuat hükümleri incelendiğinde; davalı idareye, veteriner biyolojik ürünleri de içeren veteriner sağlık ürünlerinin üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemler ile veteriner biyolojik ürünlerin satışına ilişkin hususların Bakanlık tarafından belirleneceği belirtilmek suretiyle davalı Bakanlığa düzenleme yapma yetkisi verildiği, dava konusu düzenlemenin de davalı idareye tanınan bu yetki kapsamında ve kamu yararı gözetilerek tesis edildiğinin görüldüğü, Dava konusu düzenlemenin dayanaklarından olan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 41. maddesi, 7. fıkrasının dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, yukarıda belirtilen amaçlarla uygulama makbuzu düzenlenmesi zorunluluğu getirildiği, ancak uygulama makbuzunun kağıt şeklinde düzenlenmesini zorunlu kılan veya elektronik olarak düzenlenemeyeceği yönünde bir kurala yer verilmediği, Bu itibarla, dava konusu düzenlemeyle hayvan sağlığı alanında kullanılan veteriner biyolojik ürünlerin izlenilebilirliğinin sağlanmasını, bu faaliyetler neticesinde oluşan verileri kullanarak hayvan hastalıkları ile etkin bir mücadele yürütülmesini, tüm aşamaların kayıt altına alınarak takip edilmesini, dolayısıyla kaçak/aykırı kullanımların engellenmesini ve gerektiğinde derhal müdahale edilebilmesini sağlamak suretiyle hayvan ve insan sağlığını korumak amacıyla E-Makbuz sistemi getirilmesinde hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık bulunmadığı, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun 6.6.1. Maddesi Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemede yardımcı sağlık mesleği mensubunun sorumluluklarının belirlenmesi ve bu personele veteriner hekimlerin asli sorumluluklarından olan koruyucu hekimlik uygulamalarında biyolojik maddelerin uygulanması yetkisi verilmesinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun 6.6.1. maddesinde, Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) kullanıcısı veteriner hekim ve yardımcı sağlık mesleği mensubunun görev ve sorumluluklarına yer verildiği, Dava konusu düzenlemenin dayanaklarından, 5996 sayılı Kanunu'nun 14. maddesi, 3. fıkrasında, veteriner biyolojik ürünleri uygulama yetkisinin veteriner hekim dışında yardımcı sağlık personeline de verildiği ve 5996 sayılı Kanun'un 6343 sayılı Kanun'a göre sonraki Kanun hükmünde olduğu, yine Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'te de veteriner biyolojik ürünleri uygulama ve uygulama makbuzu düzenleme konusunda yardımcı sağlık personeline de yetki verildiği görüldüğünden, anılan iddiaya itibar edilmeyerek dava konusu düzenlemede bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun 10.1.21. Maddesi Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun 10.1.21. maddesi ile Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak veteriner tıbbi ürün bulundurma yetkisi bulunan, son tüketim noktası niteliğindeki muayenehane, poliklinik ve hayvan hastanelerine satış yetkisi verilmesinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun "Veteriner Biyolojik Ürün Satış İşlemleri" başlıklı 10.1.21. maddesinde, veteriner ecza deposu ya da Bakanlıktan izinli muayenehane, poliklinik ve hayvan hastaneleri ile Yönetmeliğin 41. maddesi kapsamında veteriner biyolojik ürün alabilecek yerlerin Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi yoluyla ürün satın alma taleplerinin görülmesine ve satış işleminin gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlendiği, Davacının iddiasının aksine, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasında, veteriner tıbbi ürün perakende satış izninin, Bakanlıktan ruhsatlı muayenehane, poliklinik ve hayvan hastanelerine verileceği öngörüldüğü; 41. maddesinin 7. fıkrasının (f) bendinde ise, perakende satış izninin, veteriner biyolojik ürünleri bakımından, hayvancılık işletmelerine, hayvan sahiplerine veya yetiştiricilerine satış ve teslim yetkisi vermediği; sadece perakende satış izinli yerdeki veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanma yetkisinin tanındığı, Görüldüğü üzere, dava konusu düzenlemenin dayanaklarından olan Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik, perakende satış iznine sahip muayenehane, poliklinik ve hayvan hastanelerine veteriner biyolojik ürün satış yetkisi vermemekle birlikte bünyesinde istihdam ettiği veteriner ve/veya yardımcı sağlık personeli eliyle bu ürünleri uygulamak amacıyla satın alma yetkisi tanındığı; dava konusu düzenlemenin de bu Yönetmeliğin uygulamasını göstermek ve perakende satış iznini haiz muayenehane, poliklinik ve hayvan hastanelerinin satın alacağı veteriner biyolojik ürünlerin takibini sağlamak amacıyla getirildiği, Bu itibarla, davacı iddiasının yasal dayanağı bulunmadığı gibi, dava konusu düzenlemenin yukarıda aktarıldığı üzere Yönetmeliğin uygulanmasını göstermek ve veteriner biyolojik ürünlerin takibini sağlamak amacıyla getirildiği anlaşıldığından, düzenlemede hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık görülmediği, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun Hayvancılık İşletmelerine Klinik Hizmet Yetkisi Verilmesi Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunda, 6343 sayılı Kanun'un 8. maddesinde aranılan şartları haiz olmayan ve ayrıca Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'te yer alan perakende satış yeri hüküm ve şartlarını yerine getirmeyen hayvancılık işletmelerinde, klinik hizmetlerinin verilebileceğinin ifade edildiği, bu durumun, Kanun ve Yönetmelikte aranan kurallar yerine getirilmeksizin biyolojik maddelerin uygulanmasına neden olacağı ve halk sağlığını da tehlikeye düşüreceğinin ileri sürüldüğü, 6343 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, hayvanları muayene etmek, hayvan hastalıklarını tedavi etmek ve hayvanlar üzerinde ameliyat yapmak, aşı, serum ve biyolojik maddeleri (veteriner biyolojik ürünleri) uygulamanın münhasıran veteriner hekimlerin yetkisinde kabul edildiği; 8. maddesinde de, veteriner hekimlerin mesleklerini serbestçe icra edebilmeleri için Bakanlıktan ruhsat almak kaydıyla muayenehane açabileceklerinin belirtildiği, 6343 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5996 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, muayenehane, klinik ve polikliniklerin yalnızca veteriner hekimlerce açılabileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasında, veteriner biyolojik ürünlerin, veteriner hekim veya yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanacağının hükme bağlandığı; 12. maddesiyle davalı idareye veteriner sağlık ürünlerinin kullanımına, 13. maddesiyle de veteriner biyolojik ürünlerin satışına ilişkin konularda düzenleme yapma yetkisinin verildiği, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik'in 41. maddesi, 4. fıkrasında, "Kamuya ait olanlar da dâhil olmak üzere hayvan sağlığı hizmetlerini, bünyesinde tam zamanlı istihdam ettiği veteriner hekimlerle sağlayan hayvancılık işletmeleri, Bakanlığın izni şartıyla, depolardan ürün temin edebilir. Ancak bu ürünler, sadece işletmenin sahip olduğu hayvanlara uygulanabilir. İşletmeler herhangi bir gerekçe ile bu ürünleri başka kişilere satamaz, dağıtamaz. Bu fıkra ile ilgili hususlar Bakanlıkça belirlenerek Bakanlık internet sayfasında yayınlanır." düzenlemesi; 7. fıkrası, (d) bendinde de, "Bakanlıktan izin alan hayvancılık işletmelerinde, veteriner biyolojik ürünler sadece işletmeye ait hayvanlara uygulanabilir. Uygulama işletme bünyesinde istihdam edilen veteriner hekim veya yardımcı sağlık personelince uygulanabilir." kuralının yer aldığı, Dava konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunda ise, Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 41. maddesinin 3. ve 4. fıkrası kapsamında veteriner biyolojik ürün alacak ve kullanacak olan hayvancılık işletmelerinin, Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) Kullanıcısı olarak görev ve sorumluluklarının düzenlendiği ve söz konusu faaliyetleri için Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemine (ATS) kayıt olmaları gerektiğinin öngörüldüğü, Buna göre, 6343 sayılı Kanun'dan sonra kabul edilmesi karşısında 5996 sayılı Kanun'un veteriner ve yardımcı sağlık personeline ilişkin hükümlerinin 6343 sayılı Kanun'un bu konudaki düzenlemelerini zımnen ilga ettiğinin kabulü zorunlu olduğu, 5996 sayılı Kanun'un ilgili hükümleriyle kanun koyucunun, hayvanlar üzerinde tıbbi ameliyelerin kural olarak veteriner hekimlerce gerçekleştirilmesi koşulunu getirdiği, veteriner biyolojik ürünlerin ise veteriner hekimlere ilaveten yardımcı sağlık personeli tarafından da uygulanmasına olanak tanıdığı, başka bir deyişle ihtisas sahibi olmayan kişilerin hayvanlar üzerindeki müdahalesini yasakladığı, 5996 sayılı Kanun'la verilen yetkiye istinaden hayvan sağlığı hizmetlerini bünyesinde tam zamanlı istihdam ettiği veteriner hekimler aracılığıyla yerine getiren hayvancılık işletmelerine, Bakanlıktan izin almaları kaydıyla veteriner tıbbi ürünleri temin ederek (satış yapma/dağıtma yetkisi verilmemiştir) yalnızca işletmenin sahip olduğu hayvanlara bünyesindeki veteriner hekim ve/veya (veteriner biyolojik ürünlerle sınırlı olarak) yardımcı sağlık personeli eliyle uygulama hakkı tanındığı, Dolayısıyla, hayvancılık işletmelerine ait hayvanlara, burada görev yapan tam zamanlı veteriner hekimler ve veteriner biyolojik ürünler bakımından yardımcı sağlık personeli tarafından müdahalede bulunulacağı dikkate alındığında, veteriner tıbbi ürünlerin hayvan işletmelerince (satmamak kaydıyla) satın alınabileceğini ve dolayısıyla (ihtisas sahibi kişiler marifetiyle) işletmeye ait hayvanlara uygulanabileceğini öngören dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun'u Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile getirilen sistemin açık bir şekilde veri tabanı olduğu, Bakanlığın hem kişisel verilerin veri tabanına kaydının yapılmasına hem de güvenlik sertifikası olmayan bir internet sitesi üzerinden işlem yapılmasına göz yummasının 6698 sayılı Kanun'a aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Davalı idarece, dava konusu düzenlemenin 6698 sayılı Kanun'a uygun olduğu, sistemin rol tanımlaması esasına göre kurgulandığı, hiçbir kullanıcının bir diğer kullanıcının kişisel ve mesleki bilgilerini görmesinin mümkün olmadığı, hayvan sahibinin bilgilerinin ise kendisi tarafından söylenmesi durumunda görülebileceğinin savunulduğu 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kanunlarda açıkça öngörülmesi, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması ve ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması şartlarından birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin kişisel verilerinin açık rızası aranmaksızın işlenmesinin mümkün olduğu kuralına yer verildiği, Bu itibarla, 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 12. maddesinde, "Veteriner hekimlerin reçete kağıtlarında diploma numaralarını, muayenehane veya ikametgah adreslerini açıkça göstermeleri mecburidir." hükmüne yer verilmiş olması, dava konusu düzenleme ile ulaşılmak istenilen amaç bakımından veteriner biyolojik ürün satış yerleri ve uygulayıcıların meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması ve hayvan sahibinin kişisel verilerinin açık rızası olmaksızın alınmaması hususları göz önüne alındığında dava konusu düzenlemede bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği, Dava Konusu Talimat ve Uygulama Kılavuzunun Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Yönünden İncelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu düzenleme hazırlanırken kendilerinden ve diğer İl Odalarından görüş istenilmediği, bu nedenle düzenlemenin Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Görüş alma" başlıklı 6. maddesinin yukarıda metnine yer verilen 1. fıkrasında, hangi taslaklar hakkında hangi bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünün alınmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş olup, anılan fıkrada herhangi bir taslak hakkında kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının görüşünün alınmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, davacının anılan iddiasına da itibar edilmemiş olup, dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği, Sonuç olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Veteriner Biyolojik Ürün Takip Sistemi (ATS) Talimatı & Uygulama Klavuzu'nda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin dayanağı niteliğinde olan yönetmeliğe karşı daha önce açılan davalardaki iptal gerekçelerinin dikkate alınmadığı, temyize konu karardaki hukuki nitelendirmelerin normlar hiyerarşisine uygun olmadığı, dava konusu işlemin yalın ve anlaşılabilir nitelikte olmadığı, yönetmelik hükümlerini aşar nitelikte düzenlemeler barındırdığı, kararda atıf yapılan yönetmelik hükümlerinin dava konusu düzenlemeden sonra yürürlüğe girdiği, oluşturulan veri havuzu nedeniyle kişisel verilerin usulsüz olarak depolandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/03/2022 tarih ve E:2019/10710, K:2022/1727 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının ve fazla yatırılan ...-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/3596, K. 2023/2945, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-3596-e-2023-2945-k-51f0e9b7b2c3