Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/3336 E. 2023/3022 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/3336
Karar No
2023/3022

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3336 Karar No : 2023/3022 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Üretim Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2022 tarih ve E:2020/2195, K:2022/2736 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. ve 6. maddeleri ile söz konusu maddeler uyarınca 28/11/2019 tarihinde davalı idareye ait internet sitesinde yayımlanan YEK listesine yeni formül hesaplaması ve ana kapasite üzerinden dâhil edilme işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2022 tarih ve E:2020/2195, K:2022/2736 sayılı kararıyla; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 7. maddesinin yedinci fıkrasına, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un -uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâliyle- 6. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkralarına, anılan Kanun'un 6/C maddesine eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarına, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin Geçici 29. maddesine, 5346 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'in ilgili maddelerine yer verildikten sonra, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in dava konusu 4. maddesi yönünden; 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının gerekçesinde, düzenleme ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinde ilave kapasite artışı yapılmasının önünün açılması ile birlikte bir bütün olarak enerji piyasasında artan YEK Destekleme Mekanizması maliyetinin baskısının tüketicilere yansımasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, kapasite artışı kapsamında kurulacak olan ünite ve türbinlerin kurulumu ve tesis edilmesi, sahada fiilen uygulanması ve devreye alınarak yenilenebilir enerjinin üretime kazandırılmasının en hızlı ve etkin olarak yerli ve yenilenebilir enerji üretimini arttıracak metot olduğundan, yenilenebilir enerjide kapasite artışının yapılmasının desteklenmesinin elzem olduğu, ancak, tüketicilere yansıyan YEK Destekleme Mekanizması destekleme fiyatları nedeni ile tüketicinin ödediği elektrik faturasına etkisinin azaltılması gerektiğinden yatırım maliyeti ve işletme maliyetinin yeni yatırım yapılmasına kıyasla nispeten daha az olduğu kapasite artış kapsamındaki ilave ünite ve türbinlerin destekleme mekanizmasından faydalanmasına ihtiyaç olmayacağının belirtildiği, Görüldüğü üzere, kanun koyucunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesislerin kapasite artışı nedeniyle oluşacak maliyetin tüketicilere yansıtılmasını öngörmediği, bilâkis söz konusu maliyetin tüketicilere yansıtılmasını önlemek adına kapasite artışlarının YEKDEM'den faydalanamayacağını emredici kurala bağladığı, Dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle, nihaî YEK listesinde, kaynak türlerine göre YEKDEM'e tâbi olan üretim lisansı sahiplerine ait tesislerin işletmeye giriş tarihlerine, yıllık enerji üretim kapasitelerine ve yıllık üretim programına ilişkin bilgilerine yer verileceği, 28/02/2019 tarihi ve sonrasında kapasite artış talepleri uygun bulunan ve bu kapsamda tadilleri gerçekleştirilen üretim tesislerinde, 28/02/2019 tarihinden önce lisansına dercedilen yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programı bilgilerine nihaî YEK listesinde yer verileceğinin düzenlendiği, Bu kapsamda, 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinde, anılan düzenlemeye 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 39. maddesiyle eklenen fıkralar uyarınca, 7164 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28/02/2019 tarihi itibarıyla yapılacak kapasite artışlarının YEKDEM'den yararlanamayacağının düzenlendiği; kuralda, kapasite artışına ilişkin lisans tadili başvurusunda bulunup bu başvuruları henüz sonuçlanmayan tüzel kişiler için istisnaî bir düzenleme getirilmediği; aksi bir durumun kabulü hâlinde, lisans tadili başvurusu değerlendirme süreci devam eden tüzel kişilerin yapacakları kapasite artışlarının YEKDEM'den yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılacağı, bu durumun açıkça kanun koyucunun amacına aykırılık teşkil edeceği, Kaldı ki, elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan ve 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci fıkrası gereğince de ayrıca düzenleme yapma yetkisi verilen davalı idarenin, 5346 sayılı Kanun'la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu kuralı kabul etmek suretiyle kullandığının görüldüğü, Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun'da yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapasite artışı uygun görülen tüzel kişilerin bu ilave kurulu güç artışının YEKDEM'den yararlanamayacağı kuralına uygun olarak düzenlenen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in dava konusu 6. maddesi yönünden; Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in dava konusu 6. maddesiyle, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılarak, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedelinin hesaplanmasına yönelik formülün yeniden belirlendiği; ayrıca, Yönetmeliğin 12. maddesine eklenen üçüncü ve dördüncü fıkralarla, 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayının hesaplanmasına ilişkin formül ile bu formüllerde geçen ifadelerin tanımlarına yer verildiği, Her ne kadar, dava açma tarihi sonrasında, 09/05/2021 tarih ve 31479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmışsa da, söz konusu fıkrada değişiklik yapılmadan önceki düzenleme dikkate alınmak suretiyle uygulama işlemleri tesis edilmiş olabileceğinden, dava konusu düzenlemenin de incelenmesi gerektiği, 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının gerekçesi incelendiğinde, kanun koyucu tarafından, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesislerde kapasite artışlarının desteklenmesinin YEKDEM üzerinden finanse edilmek yerine serbest piyasa şartlarında ticarî enstrümanlarla bunun sağlanmasının hedeflendiğinin anlaşıldığı, Kanun koyucu tarafından, uygulamaya ilişkin bir metot belirlenmediği, uygulamaya ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği, Kanun'un vermiş olduğu yetki kapsamında, Kurum tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kapasite artışlarının, YEKDEM'den yararlandırılmamasına ilişkin, "yeni tesis edilecek kapasite için ayrı sayaç tesis edilmesi" ve "üretilen elektriğin oransal olarak eski ve yeni ünitelere pay edilerek hesaplama yapılması" şeklinde iki farklı metodoloji üzerinde yoğunlaşıldığı, Davalı idare tarafından, elektrik üretim tesislerinin bir bütün olduğu, birden çok sayaçla ölçüme imkân tanınmasının şirketlerce suistimal edilerek kapasite artışı yerine her yeni ünite için YEKDEM sürelerinin başlatılması yönünde taleplerin gelebileceği; ayrıca, farklı sayaç tesis edilmesinin yatırım ve operasyon yönünden ilave maliyetler oluşturacağı, bazı durumlarda kapasite artışına konu kısmın, ayrı bir sayaçla ölçülmesinin mümkün olmaması, uzaktan izlenmesi ve kontrolü mümkün olmayan, saha kontrollerinde dahi tespiti mümkün olamayabilecek bir durumun söz konusu olduğu tespitlerine yer verilmek suretiyle, kapasite artışlarının, YEKDEM'den yararlandırılmamasına yönelik "oransallık sistemi" benimsenerek, dava konusu değişikliklerle Yönetmeliğin 12. maddesinde, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedeli ile 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kapasite artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayının hesaplamasına yönelik formüllere yer verildiği, Bu kapsamda, elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan ve 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci fıkrası gereğince de ayrıca düzenleme yapma yetkisi verilen davalı idarenin, 5346 sayılı Kanun ile kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu düzenlemeleri kabul etmek suretiyle kullandığı anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Her ne kadar davacı şirket tarafından, hidroelektrik santrallerinde güç artışı sonucu eklenecek üniteler için yeni sayaç eklenip üretim artışının tamamının bu sayaç üzerinden görülebileceği, dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar güç artışının YEKDEM'den karşılanmasına izin veren davalı idarenin, kapasite artışını basit bir sayaç eklemek suretiyle izlemesinin mümkün olduğu, hidroelektrik santrallerinde yeni türbin eklemeden yazılım ile güç artışının mümkün olmadığı, bu durumun rüzgâr santralleri için geçerli olduğu, 5346 sayılı Kanun ile Yönetmelik'te yapılan değişikliğin asıl amacının, rüzgâr santrallerindeki güç artışının önüne geçilmesi olduğu, dava konusu düzenlemedeki formülasyonun yalnızca rüzgâr santrallerindeki güç artışı yönünden kabul edilebilir olduğu, HES ile diğer yenilenebilir enerji üretimi yapan tesislerde hak kaybına yol açacağı, dolayısıyla bu santraller için geçerli olan durumdan hareketle tüm yenilenebilir enerji üreten tesisleri de kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hidroelektrik santrallerinde güç artışı için eklenecek yeni ünitenin her birine, ayrı bir ölçü hücresi -sayaç- takıldığında üretimin sürekli mühürlü ve seri numaralı o sayaçtan verilmesi gerektiği, sayaçların kontrollerinin de ilgili kurumlarca düzenli olarak yapıldığı, bu nedenle YEKDEM'den yararlanamayacak kapasite artışlarında oransallık sistemi yerine bağımsız sayaç uygulamasının tercih edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinde yer alan düzenlemelerde, kaynak bazında herhangi bir istisnaya yer verilmediği, davalı idarece, Dairelerinin 26/10/2020 tarihli ara kararına verilen ... tarih ve ... sayılı cevabî yazıda, ilave sayaç uygulamasına ilişkin olarak ortaya konulan sakıncalar dikkate alındığında, davacı şirketin iddialarına itibar edilmediği, Öte yandan, davalı idarenin anılan cevabî yazısında yer alan tabloda, ayrı sayaç kullanılması ile oransallık yönteminin uygulanması sonucu elde edilecek YEKDEM geliri karşılaştırılarak bu yöntemlerden hangisinin üretici açısından avantajlı olduğunun değerlendirildiği, bu yöntemlerden birinin diğerine göre mutlak surette avantajlı olduğundan bahsetmeye olanak bulunmadığı, diğer bir anlatımla metotların hangisi seçildiğinde üretici lehine bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacağının mutlak bir cevabının olmadığı, üretici açısından avantajlı durumun her iki yöntemde de farklılık gösterdiği sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemeler uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamanın davacı şirketin aleyhine sonuç doğurduğunun kabulünün mümkün olmadığı, Dava konusu düzenlemeler uyarınca, davacı şirketin, davalı idarenin internet sitesinde 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dâhil edilme işlemi yönünden; Şirketin ek kapasite artışına ilişkin olarak 29/01/2019 tarihinde lisans tadili talebi başvurusunda bulunduğu, tadil talebine yönelik YEDAŞ'ın 19/02/2019, TEİAŞ'ın 26/02/2019 tarihinde olumlu bağlantı görüşü verdiği, söz konusu bağlantı görüş ve koşullarının kabul ve taahhüt edildiğinin 28/02/2019 tarihinde davalı idareye bildirildiği, ancak, 28/02/2019 tarihi itibarıyla kapasite artış talebi henüz uygun bulunmadığı gibi, lisans tadilinin de gerçekleşmediği, Öte yandan, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin Geçici 29. maddesi kapsamında, kapasite artışı 28/02/2019 tarihinden önce uygun bulunanların, yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmesi hâlinde tadil işlemlerinin gerçekleştirileceğinin belirtildiği; böylece, uygun bulma kararı olan tüzel kişilerin de elde ettikleri hakların korunduğu; oysaki, davacı şirketin 28/02/2019 tarihinde kapasite artışına ilişkin uygun bulma kararı bulunmadığı, Bununla birlikte, davacı şirket tarafından, Kurul kararıyla uygun bulunan ancak yükümlülüklerini henüz yerine getiremediği için lisansı tadil edilmeyen tüzel kişiler ile dava konusu Yönetmelik değişikliği öncesinde kapasite artışına ilişkin lisans tadili talebinde bulunan ve teknik kurumlarca olumlu görüş verilen tüzel kişiler arasında herhangi bir farklılık olmadığı ileri sürülmüş ise de, uygun bulma kararı ile söz konusu kararın verilmesine esas teşkil eden ilgili kurum görüşlerinin aynı hukukî niteliği haiz olduğunun söylenemeyeceği, Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun'un 6/C maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla şirkete ait tesisin kapasite artışına ilişkin uygun bulma kararının bulunmadığı ya da lisans tadilinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, hukuka uygun bulunan dava konusu düzenlemeler uyarınca tesisin ek kapasite artışının YEKDEM'den yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, "Kapasite Artışına İlişkin Uygun Bulma Kararı" bulunduğu; mevzuat düzenlemesinde HES Projelerinin Teknik Yapısının göz ardı edildiği ve bu hususun yetki de sakatlık yarattığı; Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında kamu yararı olduğu; Selimiye Regülatörü ve HES projesinin Hazineye ait bir kamu santrali olduğu; dava konusu edilen Yönetmelik hükmünün, bireysel işlemin yasa hükmünün zorunlu uygulaması olmadığı aksine kamu yararı gözetilmeden ve yasaya aykırı olarak getirilen bir değişiklik olduğu; şirketlerin, belirlilik ilkesi gereğince ve hayatın olağan akışı doğrultusunda var olan mevzuata göre şirket politikalarını ve bu politikalar çerçevesinde yapacakları yatırım ve harcamaları belirleyerek hareket ettiği ancak öngörülen bu yasal düzenlemenin; kanunun yürürlüğe girdiği andan itibaren EPDK nezdinde lisans tadili onaylanmamış şirketleri destekten yoksun bırakarak, yani diğer bir deyişle kapasite artış işlemleri için teknik kurumlardan onay alınsa dahi destekleme mekanizmasından muaf tutarak kanunilik ve belirlilik ilkesini açıkça ihlal ettiği ve şirketler nezdinde büyük zararlara yol açtığı; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği; “Oransal Metodoloji”nin anayasal ilkeleri ihlal ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 21/06/2022 tarih ve E:2020/2195, K:2022/2736 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/3336, K. 2023/3022, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-3336-e-2023-3022-k-01b55cff348f