Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2559 E. 2024/585 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2559
Karar No
2024/585

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2559 Karar No : 2024/585 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/10/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/3121 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının ve yasal faizi ile birlikte parasal haklarının ödenmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/10/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/3121 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usuli itirazları yerinde, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ise ciddi görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki beyanlar yönünden; davacı hakkında verilen ifadenin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğunun anlaşıldığı, Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, dosyadaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde beyanlarına itibar edilmeyen davacının ... Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi ve ... Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Askeri Hakim olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğu sonucuna varıldığı, Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, Dairelerinin 20/01/2021 tarihli ara kararına cevaben Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı yazısı ekinde sunulan, davacıya ilişkin ankesör/büfe sorgu raporunun incelenmesinden, aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan... GSM nolu hattının ... ve ... illerinde bulunan (2) ayrı ankesörlü telefondan,...20/07/2013 ve 22/04/2014 tarihlerinde toplam (3) kez arandığı, bu aramalarda F.E. isimli şahısla 20/07/2013 tarihinde (2) ardışık aramasının bulunduğu, aynı GSM numarasının ... ilinde bulunan ankesörlü telefondan 22/04/2014 tarihinde periyodik olarak arandığı; ayrıca aranma tarihinde davacının kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan ... GSM nolu hattının ... İlinde bulunan (4) ayrı ankesörlü telefondan, 02/03/2012 – 11/07/2012 tarihleri arasında toplam (8) kez arandığı, bu aramalarda E.E.Y. isimli şahısla 17/06/2012 tarihinde (1) ardışık aramasının bulunduğu, aynı GSM numarasının İstanbul ilinde bulunan (4) ayrı ankesörlü telefondan 02/03/2012 - 26/06/2012 tarihleri arasında periyodik olarak arandığının tespit edildiği, söz konusu iletişime dair kayıtların incelenmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı beliritlerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının ve yasal faizi ile birlikte parasal haklarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, savunma hakkının ihlal edildiği, KHK temelli bir idari işlemle, hakkındaki tespitlerin, savunması dahi alınmaksızın meslekten çıkarılması işlemine olanak vermediği, bu işlemin ivedi ve ertelenemez herhangi bir niteliğinin de bulunmadığı, bu tespitlerin, ceza ve idare hukuku anlamında "suç" veya "disiplinsizlik" dahi oluşturmadığı, hakkında en küçük bir delil olmaksızın ve savunması dahi istenmeyen davacının meslekten çıkarılmasının, en başta özel hayata saygı hakkına aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmayan ve adil bir yargılama süreci sonunda beraat edeceğine inancı tam olan davacı için verilen adaletsizlik, ölçüsüzlük, orantısızlık niteliği taşıyan ve hak yoksunluğuna sebep olan meslekten çıkarılma işleminin iptali ve eski görevine iadesi gerektiği, dava konusu işlemin dayanağı olan 6749 sayılı Kanun'un (667 sayılı KHK'nın) üçüncü maddesinin birinci fıkrasının, Kurulunuzca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi gerektiği, idari işlem ve eylemin uygulandıktan sonra meydana gelen gelişmeler veya vakıaların ilk işlemin/eylemin hukukiliğine vücut vermeyeceği, yargılama sürecinde davacının makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, hak arama hürriyetinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütünün dahi olmadığı dönemde gerçekleştirilen eylemlerden yola çıkarak cezalandırma yoluna gidilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin ihlali anlamına geldiği, sözde sıkıyönetim görevlendirme listesinde isminin yer almasının, davacıyı suçlayıcı delil niteliğinde olamayacağı, davacının 15 Temmuz'da meydana gelen darbe teşebbüsü ile hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen, 667 sayılı OHAL KHK'sı ile mesleğinden çıkarılıp sosyal ölüme terk edilmesinin OHAL'in amaç ve kapsamı ile bölge sınırlaması ve süre kısıtlamasına uymadığı, orantısız olduğu ve makul denge şartını sağlamadığı, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E: ..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan yargılamasında, 14/02/2024 tarihli duruşmada davacı hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 668 sayılı KHK ile değişik 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca, askeri hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olma'' isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/10/2021 tarih ve E:2017/6864, K:2021/3121 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Fazla yatırılan ......TL harcın davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2559, K. 2024/585, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2559-e-2024-585-k-ce0dd482710b