Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/233 E. 2023/2999 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/233
- Karar No
- 2023/2999
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/233 Karar No : 2023/2999 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2017/7674, K:2021/1242 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2017/7674, K:2021/1242 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarasına kayıtlı soruşturma dosyasının açıldığı ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla ceza soruşturmasının devam ettiğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve kendi beyanı yönünden, davacının üniversitede örgüte ait evde kaldığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversitede örgüte ait yurtta ve evlerde kaldığına, sınavlara örgütün hakimlik-savcılık sınavı çalışma evlerinde hazırlandığına yönelik kendi beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararlarda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olayda OHAL mevzuatının geçerli olmadığı, dava konusu işlemin disiplin cezası olarak nitelendirilmesi gerektiği, savunma hakkı verilmediği, işlem tarihinde aleyhine değerlendirilebilecek delil bulunmadığı, kararda belirtilen fiilleri dolayısıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verildiği, T.A. isimli tanığın ifadesi esas alınarak ihraç kararı verildiği, ancak anılan şahsın İzmir ilinde kendisinin ise Antalya'da hukuk okuduğu, tanığın yalanına itibar edilerek ihraç kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, disiplin soruşturması açılıp hakkındaki deliller tarafına tebliğ edilmek suretiyle çelişmeli yargılama hakkının gereklerinin yerine getirilmesi gerektiği, usulü güvencelerden yararlandırılmadığı, işlem tarihinde mevcut olan delillere göre hukuka uygunluk denetiminin yapılmasının zorunlu olduğu, temel hakları etkileyen bütün karar ve işlemelerin gerekçeli olması gerektiği ancak işleme dayanak yapılan örgütle irtibatlı ve iltisaklı olma durumuna ilşikin somut hiçbir delilin ortaya konulamadığı, ihraç kararının kişiselleştirilmediği, kişisel kanaatlere göre örgütle iltisaklı olduğunun değerlendirildiği, Anayasa'ya ve yasalara açıkça aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar karar verildiği, davacı hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesi üzerine söz konusu kararın 23/02/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/04/2021 tarih ve E:2017/7674, K:2021/1242 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.