Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2308 E. 2023/616 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2308
Karar No
2023/616
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2308 Karar No : 2023/616 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av… KARŞI TARAF (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av… İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/1200, K:2022/1017 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/02/2018 tarih ve 30324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"in 1. maddesi ile Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.4.1. maddesine eklenen "harçlar" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/1200, K:2022/1017 kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesiyle değişen ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 22/A maddesiyle, maddede sayılan bazı ödeme ve işlemler sırasında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair belge isteme yetkisi ile kapsama girecek amme alacaklarını belirleme yetkisinin Maliye Bakanlığına verildiği ve bu yetkiye istinaden Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan değişiklik ile, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga vergileri ile harçların "vadesi geçmiş borç" kapsamına alındığı; Gelir İdaresi Başkanlığının 28/12/2017 tarih ve 159486 sayılı yazısı ile Kamu İhale Kurumuna başvurularak, "6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi ile uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Kamu İhale Genel Tebliği'nde vergi borcu olarak kabul edilecek vergi türleri arasında sayılmayan, ancak Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan değişiklik ile vadesi geçmiş borç kapsamına alınan motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga vergileri ile harçların da Kamu İhale Genel Tebliği'nde tanımlanmış vergi borcu kapsamına alınması hususunda Kamu İhale Genel Tebliği'nde gerekli değişikliklerin yapılması"nın talep edilmesi üzerine yapılan çalışmalar neticesinde hazırlanan dava konusu Tebliğ değişikliğinin, Gelir İdaresi Başkanlığının 19/01/2018 tarih ve 7277 sayılı uygun görüşünün alınması suretiyle 06/02/2018 tarih ve 30324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun "İhaleye katılımda yeterlik kuralları" başlıklı 10. maddesinin dördüncü fıkrasında, "d) Türkiye'nin veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş vergi borcu olan"ların ihale dışı bırakılacağı; beşinci fıkrasında ise, "Kurum, dördüncü fıkranın; ... (d) bendi ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın uygun görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri; tür ve tutar itibarıyla belirlemeye yetkilidir." kuralına yer verildiği; Kamu İhale Genel Tebliği'nin, 06/02/2018 tarih ve 30324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 1. maddesi ile değişik 17.4.1. maddesinde, "Yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile harçlar ve bu alacaklara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000-TL'yi aşan tutarlardaki borçlar vergi borcu olarak kabul edilecektir." kuralının yer aldığı; Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler açısından geçerli olan "kurallar hiyerarşisi" kuramının, daha alt düzeyde yer alan diğer hukukî metinler ve düzenleyici işlemler açısından da geçerli olduğu; Aslî düzenleme yetkisinin yasama organına ait olmasının doğal bir sonucu olarak kanun koyucunun, düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirleyeceği ve bunun uygulamasını yürütmeye, başka bir ifadeyle idareye bırakacağı; İdarenin düzenleyici işlem tesis etme yetkisinin "Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesinin bir sonucu olarak ikincil nitelikte bir kural koyma yetkisi olduğu göz önüne alındığında, söz konusu yetkinin kanunların çizdiği çerçeve içinde kalması ve kanunlara uygun olarak kullanılmasının zorunlu olduğu; Uyuşmazlıkta, 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde, kesinleşmiş vergi borcu bulunanların ihale dışı bırakılacağının kurala bağlandığı, Gelir İdaresi Başkanlığının uygun görüşünü alarak vergi borcu kapsamına girecek vergileri, tür ve tutar itibarıyla belirleme yetkisinin Kuruma verildiği, söz konusu yetkiye dayanılarak Kamu İhale Kurumu tarafından hazırlanan Kamu İhale Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'in dava konusu 1. maddesi ile de, harçların vergi borcu olarak kabul edileceğinin belirtildiği; "Vergi"nin, kamusal ihtiyaçların karşılanması amacıyla toplumu meydana getiren kişi ve kurumlardan hukukî cebir altında karşılıksız olarak alınan ekonomik değeri; "harç"ın ise, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları bazı hizmetler karşılığında, bu hizmetlerden yararlananlardan alınan tutarı ifade ettiği; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun gerekçesine göre harçların; teorik bakımdan vergi karakteri taşımayan, başka bir anlatımla, vergi dışı kalan bir kamu alacağı kategorisini teşkil ettiği ve harcı doğuran olayın sunulan bir kamu hizmeti olduğu; bu bağlamda, "vergi" ve "harç"ın tamamen farklı kategorideki kamu gelirleri olduğu ve harcın bir vergi türü olmadığı; Bu itibarla, davalı idareye verilen yetki "vergi borcu" kapsamına girecek vergileri, tür ve tutar olarak belirlemek ile sınırlı olduğundan, dava konusu Tebliğ değişikliği ile Kanun'la tanınan yetkinin dışına çıkılarak harcın vergi olarak kabul edilmesi ve vergi borcu kapsamına alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Tebliğ düzenlemesinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu Tebliğ düzenlemesinin, kamu borçlarının ödenmesini sağlamak suretiyle vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını gerçekleştirerek kamu yararının sağlanması amacını taşıdığı ve 4734 sayılı Kanun'un temel ilkelerine, 10. maddesine ve 53. maddesi ile Kuruma verilen yetkiye uygun olarak düzenlendiği; söz konusu düzenlemeye yönelik Gelir İdaresi Başkanlığının talebinin bulunduğu; Anayasa Mahkemesi kararlarında, kanunda belirlenmiş konularda kişilerden harç alınmasını vergilendirmenin bir parçası olarak görüldüğü; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda, bu Kanun'da yer alan hükümlerin harçlar için de uygulanacağının düzenlendiği, harcın bir hizmet karşılığında kamuya ödenmesi gerekliliğinin, ihaleye katılım açısından sonucu değiştirmeyeceği ve karşılaştırmalı ihale hukukunda da bu şekilde yorumlandığı, dava konusu düzenlemenin uluslararası uygulamalar ile uyumlu olduğu, 2014/24 sayılı Avrupa Birliği Direktifinde de benzer düzenlemelerin yer aldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 16/03/2022 tarih ve E:2018/1200, K:2022/1017 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. 30/03/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2308, K. 2023/616, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2308-e-2023-616-k-861b882ac6f1