Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2280 E. 2022/3650 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2280
Karar No
2022/3650

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2280 Karar No : 2022/3650 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) : … Sendikası VEKİLİ : Av… 2-(DAVALI) : … Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. …, Av… İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 23/12/2021 tarih ve E:2016/15104, K:2021/5198 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla uygulamaya konulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Performans Değerlendirme Yönetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 2. maddesinin, 6. maddesinin 5. ve 7. fıkralarının, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 2. fıkrasının (a) bendinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinin ile 8. fıkrasının, 16. ve 17. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 23/12/2021 tarih ve E:2016/15104, K:2021/5198 sayılı kararıyla; Dava konusu Esaslar’ın 2. maddesi yönünden; Dava konusu Esaslar'ın "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan; "Bu usul ve esaslar, 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa tabi idari hizmet sözleşmeli dağıtıcı ve gişede görev yapan gişe ve büro görevlisi personel ile 399 sayılı KHK eki II sayılı cetvele tabi sözleşmeli statüde istihdam edilen dağıtıcı ve gişede görev yapan memur personeli kapsar." düzenlemesine yer verilerek, Davacı Sendika tarafından; idare bünyesinde pek çok değişik unvanda görev yapan personel varken, sadece dağıtıcı ve gişe görevlisi personele yönelik yapılan düzenlemenin hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek düzenlemenin iptali istenilmiş ise de; dağıtıcı ve gişe görevlisi personelin idarenin asli görevlerini yerine getirdiği ve çalışan personelin çoğunluğunu oluşturduğu, performans değerleme sisteminin zamanla tüm personeli kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiği savunması karşısında; dava konusu Usul ve Esasları çıkaran davalı idarenin, düzenleme yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini yürütülen hizmetin özelliklerine uygun olarak kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek kullandığı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Esaslar’ın 6. maddesinin 5 ve 7. fıkraları yönünden; Dava konusu Esaslar'ın "Performans değerlendirme sonuçlarının kullanılacağı alanlar" başlıklı 6. maddesinde; "... (5) PYS çıktıları personel hareketleri uygulumalarında kullanılabilir. ... (7) Aylık işyeri işlem temelli performans puanı ortalaması, işyerlerinin iş gücü ihtiyaçlarının belirlenerek norm pozisyonlarının tespitinde kullanılabilir." düzenlemesine yer verilerek, Dava konusu Esaslar'ın dayanağı olan ve 04/10/2013 tarih ve 28785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan şekliyle "Performans değerlendirme" başlıklı 54. maddesinin 2. fıkrasında, performans değerlendirme sonuçlarının; ücret, görevde yükselme, yer değiştirme, ödül ve eğitim gibi süreçlerde kullanılacağının düzenlendiği, Davacı Sendika tarafından anılan düzenlemelerin, soyut ve personeli cezalandırmaya yönelik olduğu, gerçekçi bir standart getirmediği ileri sürülmekte ise de; bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuz olup bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir düzenleme getirmesinin mümkün olmadığı, Dava konusu düzenlemelerin, dayanağı olan Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerle aynı nitelikte olduğu; kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırı veya bunu değiştirici, daraltıcı nitelikte bir düzenleme getirmediği; idarenin, mevzuat yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullandığı sonucuna varıldığı, Dava konusu Esaslar’ın 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 2. fıkrasının (a) bendi yönünden; Dava konusu Esaslar'ın "Değerlendirme usulü" başlıklı 7. maddesinde "...(1) İdari hizmet sözleşmeli ve 399 sayılı KHK eki II sayılı cetvele tabi sözleşmeli personelin bireysel performans değerlendirmesinde işlem ve yetkinlik temelli değerlendirme usulü esas alınır. a) İşlem temelli değerlendirmenin performans puanı içerisindeki oranı en az %80'dir. b) Yetkinlik temelli değerlendirmenin performans puanı içerisindeki oranı en fazla %20’dir. (2) 399 sayılı KHK eki II sayılı cetvele tabi sözleşmeli personelin sicil ve başarı değerlemesi raporu doldurulurken; a) Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Raporu'nun “sicil ve başarı değerlemesinde esas alınan hususlar” bölümünün “çalışkanlığı, kabiliyeti, verimi” konulu 3. kısmında yer alan değerlendirme kriterinde performans puanı esas alınır. ..." düzenlemesine yer verilerek, Düzenlemede; performans değerlendirmesinde, sayısal verilere dayanan işlem temelli değerlendirme ile personelin mesleki becerisi, kılık ve kıyafeti, kurumsal etik değerlere bağlılığı, çalışma saatlerine uyumu gibi kriterlere göre belirlenen yetkinlik temelli değerlendirmenin esas alındığının görüldüğü, Davacı Sendika tarafından, performans puanında işlem temelli değerlendirmeye ağırlık verilmesinin objektif olmadığı ve iş kalitesini düşüreceği iddiasıyla düzenlemenin iptali istenilmiş ise de; işlem temelli değerlendirmenin sayısal verilere dayandığı için objektif ve somut olacağı, idarenin düzenleme yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini yürütmekte olduğu hizmetin özelliklerine uygun olarak kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek kullandığı sonucuna varıldığı, Düzenlemenin; 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi sözleşmeli personel için, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Raporu'nun “sicil ve başarı değerlemesinde esas alınan hususlar” bölümünün “çalışkanlığı, kabiliyeti, verimi” konulu 3. kısmında yer alan değerlendirme kriterinde performans puanının esas alınacağına ilişkin kısmında ise; idare açısından personel değerlendirmelerinde tutarlı hareket etmenin amaçlandığı, gerek anılan Yönetmelik'te gerekse dava konusu Esaslar'da uyumlu hükümler bulunduğu göz önüne alındığında, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Esaslar’ın 8. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi ile aynı maddenin 8. fıkrası yönünden; Dava konusu "Performans puanının hesaplanması" başlıklı 8. maddesinde; "… 4) Kayıtlı gönderinin dağıtıcıya teslim edildiği gün dikkate alınmaksızın motorize köy dağıtımı hariç, gönderi tesliminin bir çalışma gününü aşması durumunda, teslim edilmemiş her bir gönderi için gecikme yaşanan gün sayısının katsayı tablolarında belirlenmiş olan teslim puanının %10'una tekabül eden katsayı ile çarpımı sonucu hesaplanan puan kadar dağıtıcının iş puanından kesinti yapılır. ... (8) Gişe ve büro görevlisi/gişe memuru ve dağıtıcı personelin disiplin cezası alması durumunda cezanın tebliğ edildiği aydan itibaren 6 ay süre ile yetkinlik temelli performans puanından; a) Uyarma cezası için %10 b) Kınama cezası için %20 c) Ücret kesimi/sözleşme ücretinden kesme cezası için %40 ç) Yıllık ücret artışından yararlandırmama/kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için %70 oranında düşüm yapılır d) İşten çıkarılma/sözleşme feshi cezası alan personel için performans puanı hesaplanmaz." düzenlemesine yer verilerek, Kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, gerekli önlemleri almaları gerektiği, Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, İdarenin, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini temin etme amacına yönelik olarak yürürlüğe koyduğu Esaslar'ın dava konusu edilen 8. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinde yer alan; gönderi tesliminin bir çalışma gününü aşması durumunda, teslim edilmemiş her bir gönderi için dağıtıcının iş puanından kesinti yapılmasına ilişkin düzenleme ile disiplin cezası alan personelin yetkinlik temelli performans puanından belirlenen oranlarda yapılacak düşüme ilişkin düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Esaslar’ın 16. maddesi yönünden; Dava konusu Esaslar'ın "Performans puanı düşük olanların durumu" başlıklı 16. maddesinde; "(1) PYS kapsamında aylık resmi çalışma günlerinin en az %80'inde fiilen gişe veya dağıtım hizmetlerinde çalışmış olan personelin Ocak-Haziran veya Temmuz-Aralık dönemleri içerisindeki (1) aylık işlem temelli performans puanlarının aritmetik ortalamasının, söz konusu döneme ait fiilen görev yaptığı işyerinin aylık işyeri işlem temelli performans puanı ortalamalarının aritmetik ortalamasının %20 veya daha fazla oranda altında kalması durumunda ilgili personele yazılı ikazda bulunulur. (2) Yazılı ikazda bulunulan personel, birim yöneticisi tarafından görev alanına ilişkin iş başı eğitimine tabi tutularak 6 ay süre ile takibe alınır. Bu dönem içerisindeki aylık işyeri işlem temelli performans puanı ortalamalarının aritmetik ortalamasının; a) %20 - %29 oranında altında kalması durumunda; 1) İdari hizmet sözleşmeli personel hakkında; kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır, ayrıca idari işlem tesis edilebilir. 2) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi sözleşmeli personel hakkında; kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır, ayrıca idari işlem tesis edilebilir. b) %30 - %39 oranında altında kalması durumunda; 1) İdari hizmet sözleşmeli personel hakkında; verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır, ayrıca idari işlem tesis edilebilir. 2) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi sözleşmeli personel hakkında; verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır, ayrıca idari işlem tesis edilebilir. c) %40 veya daha fazla oranda altında kalması durumunda; 1) İdari hizmet sözleşmeli personel hakkında; yapılan tüm uyarılara rağmen, devam eden ehliyetsizliği ve kifayetsizliği sebebiyle soruşturma açılır, ayrıca idari işlem tesis edilebilir. 2) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi sözleşmeli personel hakkında; verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır, ayrıca personel hakkında idari işlem tesis edilebilir. Sicil amirleri tarafindan yılsonunda yapılacak sicil ve başarı değerlemesinde bu durumu dikkate alınarak değerlendirme yapılır. Yapılacak değerlendirme sonucunda personelin sicil ve başarı notunun (D) düzeyinde olması durumunda ikinci bir sicil amirinin emrine nakli sağlanır. Müteakip altı aylık dönem içerisinde de sicil notunun (D) düzeyinde olması durumunda sözleşmesi feshedilir. (3) Personelin aylık resmi çalışma günlerinin en az %80'inde fiilen aynı merkeze ait gişe veya dağıtım hizmetlerinde çalışmaması, tek personelle hizmet veren PTT şubelerinde görevli olması veya doğum sonrası süt izni kutlanması halinde bu aylar aylık işlem temelli performans puanlarının aritmetik ortalaması hesaplamasına dâhil edilmez. (4) Tek personelle hizmet veren PTT şubelerinde görevli olan doğum sonrası süt izni kullanan veya altı aylık işlem temelli performans puanı ortalaması, altı aylık işlem temelli standart performans puan ortalamasının üstünde kalan personel, bu maddenin 1. ve 2. fıkra hükümlerinden muaftır." düzenlemesine yer verilerek, 15/11/1990 tarih ve 20696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlemesi Hakkında Yönetmelik'in "Sicil ve Başarı Değerlemesi Sonucunda Yapılacak İşlem" başlıklı 13. maddesinde, "Sicil ve başarı değerlemeleri (D) düzeyinde olanlarla; başka bir sicil amirinin yanında, bulundukları görevin temel ücreti tutarında bir ücretle altı ay daha denenmek üzere yeni bir sözleşme yapılır. Sicil ve başarı değerleme düzeyleri (C), (B) ve (A) olanların bulundukları görevlerin temel ücretlerine 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinde belirtilen oranlarda başarı ücreti ilave edilmek suretiyle sözleşmeleri yenilenir." düzenlemesi; anılan Yönetmelik'in "Sözleşmeli Personelin Uyarılması" başlıklı 14. maddesinde ise, "Sicil ve başarı değerleme düzeyi (D) olması nedeniyle 6 ay süre ile bir daha denenmek üzere sözleşme yapılan personelden sicil amirlerince 3 aylık çalışması da olumsuz görülenler, bu duruma neden olan kusur ve noksanlıklarını gidermeleri için gizli bir yazı ile uyarılır." düzenlemesinin yer aldığı, Dava konusu düzenlemede, performans puanı ortalaması belirli bir oranın altında kalan personelin doğrudan "kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak" veya "yapılan tüm uyarılara rağmen ehliyetsizlik ve kifayetsizliğe devam etmek" fiillerini işlediği kabul edilerek hakkında soruşturma açılacağının düzenlendiği, Söz konusu personelin performans puanının düşük olma sebebinin bir soruşturmaya konu edilmesi mümkün ise de; sayılan eylemlerin işlenip işlenmediği hususunun ancak başlatılacak bir soruşturma sonucunda ortaya çıkacağı açık olup; yalnızca performans puanının düşük olması sebebiyle, personelin madde metninde belirtilen eylemleri işlediğinin kabulüne olanak bulunmadığından, iptali istenilen 16. maddenin 2. fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde yer alan "Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır"; (b) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde "Verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır"; (c) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "Yapılan tüm uyarılara rağmen devam eden ehliyetsizliği ve kifayetsizliği sebebiyle soruşturma açılır." ve (2) numaralı alt bendinde yer alan "Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır." ibarelerinde üst normlara ve hukukun genel ilkelerine uygunluk görülmediği, Öte yandan, açılacak bir soruşturma sonucunda personel hakkında ne yönde işlem tesis edileceğinin de anılan düzenlemede kurala bağlanmadığı dikkate alındığında, düzenlemede bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı, İptali istenilen düzenlemede yer alan "ayrıca idari işlem tesis edilebilir." ibarelerinin incelenmesinde ise; hizmetin gerektirdiği hallerde, kamu yararı doğrultusunda idarece işlem tesis edilmesi her zaman mümkün olduğundan, idarenin bu yetkisini kullanmasına olanak veren düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gibi idari işlemin tesis edilmesi halinde, bu işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için yargı yoluna başvurulabileceğinin de açık olduğu, Dava konusu Esaslar’ın 17. maddesi yönünden; Dava konusu Esaslar'ın "Hüküm bulunmayan haller" başlıklı 17. maddesinde; "Bu usul ve esaslarda açık hüküm bulunmayan hallerde tereddütleri gidermeye Genel Müdür yetkilidir." düzenlemesine yer verilerek, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 25. maddesinin 5. fıkrasının dava konusu Esaslar'ın uygulamaya konulduğu tarih itibarıyla yürürlükteki şeklinde; "Yönetim Kurulu sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını Genel Müdüre devredebilir. Ancak, yetki devri Yönetim Kurulunun sorumluluğunu kaldırmaz." hükmünün yer aldığı, Genel olarak yetki devrinin, "bir konuda karar almak, eylemde bulunmak veya emir vermek hakkını başkalarına devretmek ve elde edeceği sonuçlardan onu sorumlu tutmak" biçiminde tanımlandığı, Yetki devrinin ancak kanunun açıkca izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konular hakkında yapılabileceğinin, idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, Düzenlemenin yetki devri sonucunu doğurup doğurmayacağı yönünden, açık ve belirli olmadığı sonucuna varılarak, söz konusu maddenin yetki devri sonucunu doğurmayacak açıklığı sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğinden düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu Esaslar’ın; 16. maddenin 2. fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde yer alan "Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır"; (b) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde "Verilen emir ve görevleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır"; (c) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "Yapılan tüm uyarılara rağmen devam eden ehliyetsizliği ve kifayetsizliği sebebiyle soruşturma açılır." ve (2) numaralı alt bendinde yer alan "Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak fiili nedeniyle soruşturma açılır." ibarelerinin ve 17. maddesinin iptaline; 6. maddesinin 5. ve 7. fıkralarının, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 2. fıkrasının (a) bendinin, 8. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinin ve 16. maddesinin diğer kısımlarının iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; düzenlemenin sadece dağıtıcı ve gişede görev yapan memur personeli kapsamasının hukuka aykırı olduğu, aradan geçen süreye rağmen diğer personeli kapsayacak bir çalışma yapılmadığı, performans değerlendirme sonuçlarının kullanılacağı alanlar dikkate alındığında düzenlemenin personeli cezalandırma mantığı ile yapıldığı, işlem temelli değerlendirmenin performans puanı içerisindeki oranın en az %80 olmasının, usulsüz tebligat şikayetlerinin artmasına sebep olacağından başarılı personeli tespitten ziyade günlük dağıtım sayısının artan iş yükü nedeniyle gecikmelerin yaşanmasına sebebiyet vererek personelin aleyhine sonuç doğuracağı, personelin disiplin cezası alması durumunda performans puanından düşüm yapılmasının da bir fiilden dolayı iki kere cezalandırma anlamına geldiği, performans puanı düşük olanlar hakkında ayrıca idari işlem tesis edileceği belirtilmekle birlikte bu idari işlemin ne olacağı yönünde bir açıklık bulunmadığı gibi bu durumda ek ücretten yararlanamayan personelin görev yeri değişimi ve sözleşme feshi gibi yaptırımlara maruz kalarak tekrar tekrar cezalandırılacağı, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Sözleşmeli Personel Sicil ve Başarı Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'te yer almayan disiplin cezası, idari işlem tesisi gibi konuların dava konusu düzenlemede yer almasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu belirtilerek, Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulu kararının davanın reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu Esaslar'ın, Yönetim Kurulunun 12/09/2018 tarih ve 222 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan “Bireysel Performans Yönetim Sistemi Prosedürü” ile yürürlükten kaldırıldığı, düzenlemenin Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulu kararının iptale ilişkin kısımlarının yeniden düzenlendiği dolayısıyla, kararın iptale ilişkin kısmının Prosedür’de yeniden düzenlendiği belirtilerek, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar verilmek üzere iptale ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, düzenlemenin amacının performans ücreti ödemenin yanı sıra stratejik planlama, ücret-maaş yönetimi, kariyer geliştirme sistemi, eğitim gibi insan kaynakları programının geçerliliğinin belirlenmesi ve personelin yaptığı iş ve işlemlerin kayıt alına alınıp personelin ve iş yerinin başarısını ölçmeye yönelik olduğu, çalışan personel ile çalışmayan personeli bir tutmanın çalışma barışını bozacağı ve çok sayıda çalışan personelin çalışmasının karşılığını alamamasına sebep olacağı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 23/12/2021 tarih ve E:2016/15104, K:2021/5198 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 15/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2280, K. 2022/3650, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2280-e-2022-3650-k-afe70c397a82