Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2188 E. 2023/2738 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2188
Karar No
2023/2738

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2188 Karar No : 2023/2738 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ:Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2016/58497, K:2021/4611 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunu... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2016/58497, K:2021/4611 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacının ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:......sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 13 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine söz konusu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın ise ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bozulduğu ve davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçuna ilişkin olarak yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esas sayılı dosyasında devam ettiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından ... GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanı ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt içinde murakıp olarak aktif bir rol üstlendiğine, örgüt toplantılarına katıldığına, burs adı altında örgüte himmet topladığına ve diğer hususlara yönelik ifade ile davacının lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine yönelik şüpheli sıfatıyla Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadenin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadesine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Dairece davalı tarafça dosyaya sunulan dilekçe ve ekleri gereğince tarafına ek süre verilmesinin ara karara bağlandığı, ancak hangi hususla ilgili olarak süre verildiğinin açıklanmadığı; irtibat ve iltisak kavramının mahkemelerce yargılama faaliyetinde hükme dayanak alınmasının hukuken mümkün olmadığı, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesinin 23/07/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten sonraki fiil ve eylemler için uygulanabileceği, bu tarihten önce 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesini ihlal eden eyleminin olmadığı, dava konusu işlem ile suç ve cezaların kanuniliği, ceza normlarının geçmişe uygulanması yasağı ile hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği; 11 yıllık hizmet süresi boyunca örgüt lehine veya talimatı ile yaptığı herhangi bir iş ve eylemin gösterilmediği,... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamasının devam ettiği, bozulan bir karardan ötürü sorumlu tutulamayacağı; hakkındaki ifadelerin gerçeklikten uzak ve soyut olduğu, bu soyut beyanlara karşı toplanmasını istediği belgelerin toplanmadan karar verildiği, ifade veren hakkında da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ceza soruşturması ve kovuşturması bulunduğu, bu şahsın kendisini kurtarmak için gerçek dışı beyanda bulunduğu, tanık olarak verdiği beyanlara itibar edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, ifadelerde şahsının suç işlediğine dair herhangi bir iddia bulunmadığı, yaşandığı iddia edilen bir takım davranışların tamamının işlendiği zaman yasal olan faaliyetler olduğu, salt tanık ifadesi ile idari yargıda karar verilemeyeceği; ByLock isimli programı kullanmadığı, bir an için aksi düşünülse dahi hukuka aykırı yol ve yöntemle elde edilen ByLock uygulamasına dair delillerin ceza ve disiplin hukukunda kullanılamayacağı, işlem tarihinde ByLock iddiasının dosyada mevcut olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca ByLock programı için kullanıcı kimliği olan ID numarası ve 'Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın olup olmadığının tespitinin gerektiği, bu tespitin teknik olarak şüpheye yer vermeyecek biçimde kesin olarak yapılmasının gerektiği, Dairece bu hususların dikkate alınmadığı; örgütsel amaç ve saikle YARSAV'a üye olduğuna, bu dernekte örgütsel eylemde bulunduğuna dair bir belirtinin dahi bulunmadığı; 18 yaşından küçük olduğu bir dönemde o tarihte legal olan bir dershaneye gitmesinin dayanak alınarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; demokratik anayasal düzene sadakat yükümlüğüne aykırı bir davranışının mevcut olmadığı, dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra elde edildiği iddia edilen delillerin işleme ve karara dayanak alınmasının hukuka aykırı olduğu; gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, kişiselleştirme içermeyen bir kararla meslekten çıkarıldığı, yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararın da aynı mahiyette olduğu, işlemin hukuka aykırılığına ilişkin öne sürdüğü hususların kararda tartışılmadığı; mesleğinden çıkarılma gerekçesinin ne olduğunu bilmeksizin, kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden haberdar edilmeksizin, objektif delil gösterilmeksizin, yazılı ve sözlü savunması alınmaksızın bir daha kamuda çalışamayacak şekilde meslekten çıkarılmasının idarenin ön yargıyla hareket ettiğini gösterdiği; yargılamanın makul sürede sonlandırılmadığı, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı; savunmalarına ilaveten, Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen ARMS çalışması kapsamında, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından meslekten çıkarılmasına karar verilen bir kısım kişilerle birlikte aynı seri numarasına sahip kartlarla ankesörden arandığı hususunun tespit edildiğinin de dikkate alınması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Dairece karar verildikten sonra, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile bozulduğu ve davacının ceza yargılamasının... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esas sayılı dosyasında hâlen derdest olduğu görülmüştür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/12/2021 tarih ve E:2016/58497, K:2021/4611 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2188, K. 2023/2738, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2188-e-2023-2738-k-c6ebbb914b07