Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/1966 E. 2024/2716 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/1966
- Karar No
- 2024/2716
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1966 Karar No : 2024/2716
TEMYİZ EDENLER:1-(DAVACI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI): ... Barosu
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2016/1206, K:2021/5961 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 11/07/2015 tarih ve 29413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler ile Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 70. maddesinin 3. ve 5. fıkralarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2016/1206, K:2021/5961 sayılı kararıyla; Dava Konusu Yönetmelik'in 70. Maddesinin 3. Fıkrası Yönünden Yapılan İnceleme: Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği; 124. maddesinin, dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği tarihteki halinde ise, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği, Anayasa'nın 124. maddesinin, idarenin düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturduğu, Anayasa'nın sözü edilen maddesinde, idareyi düzenleyici işlem yapma yetkisini kullanmaya zorlayan bir kurala yer verilmediği gibi, bu yetkinin ancak yasada açıkça belirtilen hallerde kullanılacağına ilişkin bir sınırlama da bulunmadığı, dolayısıyla Anayasa'nın 123. maddesi gereği kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenen idarenin, bu görev alanlarını ilgilendiren yasaların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarma yetkisini haiz olduğu, başka bir ifadeyle, yasayla verilen görev alanlarında idarenin düzenleme yapma yetkisinin mündemiç olduğu, aksi yorumun, idareye yasayla verilen görevin ifa edilmesinde yararlanılacak araçlardan biri olan düzenleme yetkisinin, görevli olunan alanda dahi kullanılamaması ve bu suretle görevin gereği gibi yerine getirilememesi sonucunu doğuracağı, Kararda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde; yargılama faaliyeti dışında kalan adalet hizmetleriyle ilgili konularda hukuki düzenlemeleri yapma yetkisinin Adalet Bakanlığının görevleri arasında bulunduğu ve Bakanlığın kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğunun anlaşıldığı, Ayrıca, 2576 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin idari işleri ile kalem hizmetlerinin yürütülmesi usul ve esaslarının davalı Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanarak davalı Bakanlığa açıkça yetki verildiği, Bu bakımdan, davaya konu edilen düzenlemenin yetki unsuru yönünden hukuka uygun olup olmadığının tespiti için, öncelikle düzenlemenin adalet hizmetlerinin yürütülmesi kapsamında ve 2576 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle verilen yetki çerçevesinde olup olmadığının ortaya konulması gerektiği, Yargı mercilerine bağlı bulunan yazı işleri müdürlüklerinin (ve ön büro), mahkemelerin yargısal ve idari yazışmalarının yapıldığı, dava dosyalarının tertipli bir şekilde tutulup arşivlendiği, bu suretle yargısal faaliyete yardımcı nitelikte görev yapan idari birimler oldukları, yargı mercilerinin yazı işlerini yapan bu birimlerde yürütülen hizmetlerin başında, soruşturma dosyalarının ve dava dosyalarının tertipli bir şekilde muhafaza edilmesinin geldiği, nitekim, dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin 7. fıkrasının (d) bendi ile zabıt katiplerine yargılaması devam eden dosyaları düzenli ve eksiksiz bir şekilde muhafaza etme görevinin tevdi olunduğu, Davaya konu edilen düzenlemenin içeriğine bakıldığında da, söz konusu düzenlemenin bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde bulunan dosyalardaki evrakın ilgililer tarafından incelenmesi hususuna ilişkin olduğu, dolayısıyla yazı işleri müdürlüklerinde ve/veya ön bürolarda dosyaların incelenmesine ilişkin usule yer veren dava konusu düzenlemenin adalet hizmetleri kapsamında yer alan yazı işleri hizmetine dahil olduğu ve yargısal alana ilişkin olmadığı, bu haliyle 2576 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile davalı idareye tanınan düzenleme yapma yetkisi dahilinde olduğu sonucuna varıldığı, Öte yandan, 6100 sayılı Kanun ve 1136 sayılı Kanun'un aktarılan maddelerinde, zabıt kâtibinin gözetimi altında tarafların veya fer’î müdahillerin dava dosyasını inceleyebilecekleri, avukat veya stajyerlerin de vekaletname olmaksızın dahi dava ve takip dosyalarını incelemelerinin mümkün olduğunun hükme bağlandığı, Davaya konu düzenlemeyle, avukat veya avukat stajyeri tarafından dava dosyasında inceleme yapılması durumunda düzenlenecek dosya inceleme tutanağının, incelemeyi yapan avukat veya avukat stajyeri ile dosyayı incelemeye sunan zabıt katibi tarafından imzalanmak suretiyle hem zabıt katiplerinin görev ve sorumluluklarının belirlenmesinin hem de dosyanın incelendiğinin belgelendirilerek bu belgenin ilgili dosyada düzgün bir şekilde saklanmasının amaçlandığı, bu haliyle gerek 6100 sayılı Kanun, gerekse de 1136 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine aykırılık taşımadığının anlaşıldığı, Öte yandan, davacı Baronun iddiasının aksine, dava dosyalarının avukat veya avukat stajyeri tarafından incelendiğinin tutanağa bağlanmasının, adil yargılanma hakkı (mahkeme kararlarına erişim hakkı, savunma hakkı) ile bilgi edinme hakkının sınırlandırılmasını doğuracak nitelik arz etmediği, Bu itibarla, dosyaların düzenli ve eksiksiz bir şekilde muhafaza edilmesinin sağlanmasına yönelik düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Dava konusu Yönetmelik'in 70. Maddesinin 5. Fıkrası Yönünden Yapılan İnceleme: Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler ile Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 70. maddesinin iptali istemiyle açılan davada; Dairelerinin 11/04/2019 tarih ve E:2015/5331, K:2019/2829 sayılı kararıyla, Yönetmelik'in 70. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Dava ile ilgili olanlar da bunu ispatlamak kaydıyla başkan ya da görevlendirdiği üye veya yazı işleri müdürünün izniyle dosyayı inceleyebilirler." ve 5. fıkrasında yer alan "Gizli veya kişisel verileri içeren ya da ticari sır niteliğindeki belge ve tutanakların incelenmesinin başkanın veya bu konuda görevlendirdiği üyenin açık iznine bağlıdır." yönündeki düzenlemelerin iptaline, Yönetmelik'in 70. maddesinin diğer cümle ve fıkraları yönünden ise davanın reddine karar verildiği, Bu karara karşı taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımların bozulması istemiyle yapılan temyiz başvuruları üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2021 tarih ve E:2020/127, K:2021/1010 sayılı kararıyla, temyize konu Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmı ile dava konusu Yönetmelik'in 70. maddesinin 5. fıkrasının iptaline ilişkin kısmının onanmasına, Yönetmelik'in 70. maddesinin 1. fıkrasının "Dava ile ilgili olanlar da bunu ispatlamak kaydıyla başkan ya da görevlendirdiği üye veya yazı işleri müdürünün izniyle dosyayı inceleyebilirler." şeklindeki ikinci cümlesinin iptaline ilişkin kısmının ise bozulmasına kesin olarak karar verildiği, Bu haliyle, dava konusu Yönetmelik'in 70. maddesinin 5. fıkrasının iptaline ilişkin kararın, İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla onanarak kesinleştiği, dolayısıyla karar tarihinde yürürlükte bulunmayan Yönetmelik maddesine ilişkin karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 11/07/2015 tarih ve 29413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler ile Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in, 70. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemi yönünden davanın reddine, aynı maddenin 5. fıkrasının iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davadaki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine yarı yarıya hükmedilmesi gerektiğinden, toplam 327,60 TL yargılama giderinin yarısı olan 163,80 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan 163,80 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin dosya düzeni ile ilgisinin olmadığı, dosya inceleme tutanağı ile dosyanın düzene kavuşmayacağı, bu düzenlemenin, zabıt katiplerinin görev ve sorumluluklarıyla da ilgili olmadığı, doğrudan avukat ve avukat stajyerlerinin dosya inceleme hak ve yetkisiyle ilgili olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun yargı organlarına da, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olma zorunluluğunu yüklediği, kanun koyucunun, avukatlık mesleğinin niteliği gereği avukatlara dava dosyalarını inceleme yetkisini sınırsız ve mutlak suretle verdiği, ilgililere bu istemin yerine getirilmesi zorunluluğu yükleyerek de bu hak ve yetkiyi güçlendirdiği, ancak dava konusu Yönetmelik'in 70/3. maddesi ile kanunun mutlak saydığı bu hakkın kısıtlandığı, avukatların bilgi ve belge inceleme yetkisi kapsamında yapmak istediği incelemenin tutanağa bağlanmasının, disiplinel, mali, vergisel, hukuki, cezai yönlerden sorumluluk altına girmek istemeyecek olan avukatların dosya inceleme isteminden kaçınmaları, böylelikle yasa hükmünün kısıtlanması sonucunu doğuracak uygulamalara neden olacağı, mahrem kalması istenilen bu işlemin görünür ve bilinir kılınmasının, avukat yönünden başkaca sakıncalı sonuçlar doğuracak olması nedeniyle de, idarenin avukatlara güvenmesi ve avukatın dosya inceleme istemini başkaca bir işleme gerek kalmaksızın yerine getirmesi gerektiği, Yönetmelik'in 70/5. maddesinin iptali istemi hakkında, bu maddenin başka bir davada iptal edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, oysa idari yargıda işlem anındaki hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği, davanın kabulü ile düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın esası yönünden usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu Yönetmelik'in 70. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemi yönünden davanın reddine, aynı maddenin 5. fıkrasının iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu Danıştay Onuncu Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2016/1206, K:2021/5961 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.