Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/1447 E. 2023/2552 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/1447
Karar No
2023/2552

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1447 Karar No : 2023/2552 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/06/2021 tarih ve E:2017/1914, K:2021/2145 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptali, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasaya Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/06/2021 tarih ve E:2017/1914, K:2021/2145 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçu nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayısına kayıtlı halen devam eden ceza soruşturması olduğunun görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden, ... ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, HS(Y)K seçimleri öncesinde örgütün sözde "bağımsız" adayları için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği, Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 01/08/2018 tarihinde Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı Ön Bürosu kayıtlarına giren 31/07/2018 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılamanın yaklaşık dört yıl gibi bir süre geçtikten sonra makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilerek nihayete erdiği; Danıştay Tetkik Hakiminin düşüncesi tarafına tebliğ edilerek karşı görüşleri alınmadığından çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı; davaya konusu kararın hukuka aykırı olduğu; disiplin soruşturması yürütülmediği; işlemin somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın tesis edildiği; gerekli araştırmanın yapılmadığı; uyuşmazlıkta 2802 sayılı Kanun ve Anayasa'nın ilgili maddelerinin uygulanması gerektiği, bu maddeler dikkate alındığında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin hakim ve savcılara uygulanma olanağı olmadığının görüleceği; ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, herkese açık olan platformlardan indirilen bu tür programları indirmenin ve kullanmanın suç kanıtı olmasının mümkün olmadığı, MİT tarafından yargı kararı olmadan sadece istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bu verilerin delil olamayacağı, bu şekilde haberleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu, kişilerin özgür iradelerini yansıtmayan, somut bilgilere dayanmayan ve duyumdan ibaret itirafçı tanık/sanık beyanlarının hukuken geçerli delil kabul edilerek hükme esas alınamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza soruşturmasının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayısına kayıtlı dosyasında dosyasında devam ettiğinin belirtildiği, temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla davacı hakkında açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/06/2021 tarih ve E:2017/1914, K:2021/2145 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/1447, K. 2023/2552, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-1447-e-2023-2552-k-d430e412f378