Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/8290 E. 2025/3761 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/8290
- Karar No
- 2025/3761
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8290 Karar No : 2025/3761
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Akaryakıt Dağıtım İnşaat Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait kamu borçlarının tahsili amacıyla, "şirket ortağı" ve "kanuni temsilci" sıfatıyla davacının banka hesapları üzerine 15/11/2022 tarihli haciz bildirisiyle uygulanan e-haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu e-hacizlerin dayanağı olan ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ... ve ... sayılı ödeme emirlerine karşı açılan davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kesinleşen vergi borçlarının tahsili için davalı idarece haciz yoluna gidildiği; davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine 08/02/2022 tarihinde davalı idare tarafından kaldırıldığı, bunun üzerine davalı idare tarafından ... tarih ve ... numaralı haciz bildirisiyle davacının banka hesaplarına yeniden dava konusu e-haciz işlemlerinin tatbik edildiği görüldüğünden, davacı hakkında verilen mahkeme kararlarına istinaden vergi borçları sebebiyle kendisine ait banka hesapları üzerine uygulanan dava konusu e-haciz işlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Haciz işlemine konu kamu alacaklarının ... Akaryakıt Dağıtım İnşaat Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin defter ve belgelerinin ibraz edilmemesinden dolayı katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklandığı, defter belge isteme yazısının 17/10/2016 tarihinde söz konusu tarihte yetkili olan ... adlı şahsa hitaben düzenlendiği ve bu kişinin ikametgah adresinde tebliğ edildiği, davacının ise 06/07/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisselerini devredip ortaklıktan ayrıldığı ve temsil yetkisinin sona erdiğinin anlaşıldığı, bu bakımdan; dava konusu haciz işlemine konu borçların doğduğu tarihlerde herhangi bir vergisel ödevi bulunmayan, bu nedenle herhangi bir kusur sorumluluğu da bulunmadığı anlaşılan davacının, 6183 sayılı Yasa'nın 3 ve 62. maddelerine göre amme borçlusu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gibi, amme borçlusu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tahsilatın bir aşaması olan haciz aşamasında da değerlendirilmesine hukuken bir engel bulunmadığı, bu durumda; kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde kanuni temsilci sıfatı bulunmaması nedeniyle, söz konusu amme alacaklarının tahsili için tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine ilgili dönemlerde şirket ortağı ve kanuni temsilci olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı adına işbu dava konusu haciz işleminin de dayanağını oluşturan davacı adına düzenlenen ... tarih ... ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine dayanılarak banka hesaplarına 16/01/2020 tarihinde uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada; Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla haciz işleminin davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden; söz konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden bahisle haczin ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden ise; hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden iptaline karar verilmiştir. Söz konusu Mahkeme kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 08/11/2022 tarih ve E:2021/2309, K:2022/5496 sayılı kararıyla; Bölge İdare Mahkemesi kararının davaya konu haciz işleminin ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dava konusu haciz işleminin dayanaklarından olan davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle söz konusu ödeme emrine ilişkin hacze karşı açılan davayı reddeden Mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesince; yukarıda belirtilen hususlar da değerlendirilerek haczin dayanağı olan ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçlar için de aynı durumun mevcut olup olmadığı, diğer bir ifade ile borcun, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, asıl borçlu şirketten tahsili için 6183 sayılı Kanun'da düzenlenen takip yollarının tüketilip tüketilmediği araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının haciz işleminin ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden bozulmasına, diğer kısmının onanmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesinin ilk kararında ısrar etmesi üzerine Vergi Dava Daireleri Kurulunca; dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçlardan kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışılması gerekirken şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında ve sonrasında ilanen tebliğ edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı adına düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçlardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden: şirket adına düzenlenen ödeme emrinin öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışılması gerekirken şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulüne, ısrar kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesi bu karara uyarak bozulan kısım yönünden istinaf isteminin kabulüne, dava konusu haciz işleminin davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçlara isabet eden kısımlarının iptaline karar vermiş ve bu karara karşı Vergi Dava Daireleri Kuruluna davalı tarafından yapılan temyiz başvurusu reddedilerek karar onanmıştır. Bu durumda; aynı ödeme emirlerine dayanılarak dava konusu 15/11/2022 tarihli haciz bildirisi uyarınca tesis edilen haciz işlemine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.