Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/3713 E. 2025/3463 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/3713
Karar No
2025/3463
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3713 Karar No : 2025/3463

TEMYİZ EDEN (DAVALI : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri Limited Şirketi-... Limited Şirketi İş Ortaklığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı iş ortaklığı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:......, K:...sayılı kararıyla; ... sayılı ödeme emri yönünden, ortaklık adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen kurumlar vergisi ve katma değer vergisinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 16/4. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklığı oluşturan ortaklardan biri adına tarh edilmesi, özel usulsüzlük cezasının da ortaklardan biri adına kesilmesi gerektiği, olayda ise tarhiyatın ortaklık adına yapıldığı,cezaların da yine ortaklık adına kesildiği, usule uygun şekilde tarh ve tebliğ edilerek kesinleştirilmeyen amme alacaklarının tahsili için düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği; ... sayılı ödeme emri yönünden ise, içeriği amme alacaklarının davacı şirketlerin oluşturduğu ortaklık tarafından süresinde verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden gelir (stopaj) ve damga vergileri olduğu, ödenmeyen borç için ortaklık adına takibe geçilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:İdarelerince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı iş ortaklığı adına düzenlenen ... tarih ve... ve ... sayılı ödeme emirlerinin istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8/a. maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanların katma değer vergisinin mükellefi olduğu; 44. maddesinde de katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzelkişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki: adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin kurumlar vergisi ile üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmına yönelik davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları, hesaplanan gecikme faizleri ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısımlarına yönelik temyiz istemi yönünden; Yukarıda yer alan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden,iş ortaklıkları birbirinden ekonomik ve hukuksal yönden bağımsız birden çok gerçek veya tüzel kişinin belirli bir işin ifasını iş sahibine karşı her biri işin tamamından sorumlu olmak üzere gerçekleştirmek ve kazancını paylaşmak amacıyla bir araya gelmeleriyle oluşan ortaklık olarak tanımlanabilir.İş ortaklıkları esas itibariyle bir adi ortaklıktır.Adi ortaklıklardan farklı olarak,devamlılık gösteren ve aynı nitelikte olan iş veya işler için değil, belirli bir sürede bitecek bir iş için ortaklık oluşturulmaktadır.Ortaklar, kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı olarak ve işin belli kısımlarıyla değil,işin tamamından sorumludurlar. Adi ortaklıklarda mal teslimi ve hizmet ifası adi ortaklık tarafından yapıldığından, katma değer vergisinin mükellefi adi ortaklık olacak, beyanname ortaklık adına düzenlenecek, ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle vergi dairesine verilecek, ancak verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri tarhiyata muhatap tutulabilecektir. Adi ortaklıkların işlemlerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi üzerine, tarhiyat yapılması gereken hallerde, tarhiyatın katma değer vergisi mükellefi olan adi ortaklık adına yapılması gerekmektedir.Katma Değer Vergisi Kanununun 44. maddesinde, katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek ve tüzel kişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki, adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağının hükme bağlanmış olması, kanun koyucunun devam eden adi ortaklıklarda ortaklardan biri adına tarhiyat yapılmasını değil, ortağın tarhiyata muhatap tutulmasını, tarhiyatın ortaklardan birine tebliğini yeterli gördüğünü göstermektedir. Aynı zamanda adi ortaklıklar Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen bütün mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadırlar. Bu açıdan, Kanun'un belirtmiş olduğu belge düzenine uymaları, yani, fatura, gider pusulası gibi belgeleri bastırmaları, defter tutmaları, kullandıkları defter ve belgeleri zamanaşımı süresi içinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı adına, sahte fatura kullanımı nedeniyle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan kurumlar vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin elektronik ortamda ortaklığa tebliğ edildiği, süresi içerisinde dava açılmayarak kesinleştiğinden bahisle amme alacağının tahsili amacıyla dava konusu...sayılı ödeme emrinin ortaklık adına düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda, iş ortaklığı adına katma değer vergisinin takibi amacıyla vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenebileceğinden ve özel usulsüzlük cezası kesilebileceğinden ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialar kapsamında Bölge İdare Mahkemesince işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan katma değer vergileri ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziya cezaları ile hesaplanan gecikme faizleri ve özel usulsuzluk cezalarına ilişkin kısmı yönünden yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Vergi mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen kısmında yasal isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları, hesaplanan gecikme faizleri ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/3713, K. 2025/3463, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-3713-e-2025-3463-k-ddb55f95fce0