Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/6334 E. 2026/124 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/6334
Karar No
2026/124
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/6334 Karar No : 2026/124

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, özel eğitim öğretim kurumlarında çalışmasına engel teşkil eden MEBBİS sistemindeki şerhin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen MEB Özel Öğretim Kurumu Genel Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı davanın reddedildiği, davacının kamu görevine iadesiyle ilgili herhangi bir Mahkeme kararı bulunmadığı, OHAL tedbirleri kapsamında kamu görevinden çıkarılan kişilerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği ayrıca, özel öğretim kurumlarında çalışacak personelin terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması gerektiği, davacının kamu görevinde istihdam edilme imkanının bulunmadığı, davacı hakkında, idareye yapabileceği ilk defa atama, yeniden atama, özel eğitim kurumunda çalışma vb. başvurular sırasında, kamu görevinden çıkarılmış olduğu hususunun gözardı edilmemesini sağlamak amacıyla hakkında "672 sayılı KHK 2. md. 1. fıkra (a) bendi gereğince kamu görevinden çıkarıldı." şeklinde getirilen MEBBİS şerhinin kaldırılması istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5580 sayılı Kanun hükümlerine göre, gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için özel öğretim kurumlarında çalışma izni düzenleme yetkisi ve bu yetkiye bağlı olarak disiplin cezası verme yetkisinin valiliğe ait olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Onsekizinci Bölüm: Ortak Hükümler" başlıklı bölümü altında yer alan; "yetki devrine" ilişkin düzenlemeler uyarınca, valilik makamın uhdesinde bulunan özel öğretim kurumlarında görev yapan personele ilişkin bu görev ve yetkisini, sınırlarını açıkça belirlemek kaydıyla, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ildeki en üst birim amiri olarak İl Milli Eğitim Müdürüne veya ilçede mülki idare amiri olan Kaymakama devredebileceği, anılan yetkinin İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısına devredilmesinin hukuken mümkün olamadığı, davacının "MEBBİS sistemindeki özel öğretim kurumlarında çalışamaz şerhinin kaldırılması" yönündeki talebinin reddine ilişkin İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı tarafından tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle istinaf istemine konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işlemin yetki yönünden hukuka uygun olduğu, kamu görevinden çıkarılan kişilerin mahkumiyet karar aranmaksızın memuriyetlerinin alınacağı ve bu kişilerin görev yaptıkları teşkilata kabul edilmeyecekleri, bir daha kamu görevinde istihdam edilemeyecekleri, dolaylı veya doğrudan görevlendirilemeyecekleri, temyiz istemine konu bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi, ... Ortaokulunda ... olarak görev yapmaktayken 01/09/2016 tarih ve 29818 Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca ekli 1 sayılı listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, özel kurumlarda çalışmasına engel teşkil eden MEBBİS sistemindeki şerhin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Mİlli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. Davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldığı, söz konusu başvurunun, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine dosyanın Danıştay Beşinci Dairesinde derdest olduğu görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123. maddesinde; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği, idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı; "Merkezi idare" başlıklı 126. maddesinde; Türkiye'nin, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrıldığı, illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı; "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler" başlıklı bölümün "Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesinde ise; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hüküm altına alınmıştır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde, özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranacağı belirtilmiş, aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında, kurumların eğitim-öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları ile yürütülmesinin esas olduğu, 7. fıkrasında, kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerinin ise müdürlerince seçileceği ve çalışma izinlerinin valiliğin iznine sunulacağı, valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin işe başlatılamayacağı, 8. fıkrasında da, gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenleneceği, çalışma izninin iptalinin yine valilikçe yapılacağı, 9. maddesinde, kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu, ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerin işlenmesi halinde bu kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine brüt aylığından 1/4'ü ile 1/2'si arasında maaş kesim cezasının, çalışma izni veren makam tarafından verileceği, tekrarı hâlinde ise göreve son verileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5580 sayılı Kanuna tabii özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğreticilerine çalışma izni onayı verilmesi, çalışma izni onay belgelerinin iptal edilmesi yetkisinin valilik makamınca, usulüne uygun olarak, sınırları belirtilmek kaydıyla, İl Milli Eğitim Müdürüne ya da Kaymakama yetki devri veya imza devri ile devredilmesi gerekmekle birlikte; somut olayda; davacı tarafından 15/10/2024 tarihli dilekçeyle özel öğretim kurumlarında çalışmasına engel teşkil eden MEBBİS'teki şerhin kaldırılmasının talep edildiği, Diyarbakır Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacıya ait başvuru eklenmek suretiyle gereği için Milli Eğitim Bakanlığına gönderildirildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde yer alan hükümlere yer verilmek suretiyle, kamu görevinden çıkarılan kişilerin mahkumiyet karar aranmaksızın memuriyetlerinin alınacağı ve bu kişilerin görev yaptıkları teşkilata kabul edilmeyecekleri, bir daha kamu görevinde istihdam edilemeyecekleri, dolaylı veya doğrudan görevlendirilemeyeceklerinin bildirildiği, anılan dava konusu Diyarbakır Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işleminin davacıya bildirimi niteliğinde olduğu, davacının dava açmaktaki amacının özel öğretim kurumlarında çalışmasına engel teşkil eden şerhin kaldırılması olduğu ve MEB Özel Öğretim Kurumu Genel Müdürlüğü işleminin iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 26/01/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)-5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca; kurumların eğitim-öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları ile yürütülmesi esastır. Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır. 18/06/1949 tarih ve 7236 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 5542 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali uyarınca; Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla Valiler, ilin genel idaresinden her Bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlar, Bakanlıklarına ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler. Bakanlar, valiler hakkında Bakanlar Kuruluna taltif ve tecziye teklifinde bulunabilirler. Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazarlar. Valilikler de illere ait işler için ilgili Bakanlık veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerle doğrudan doğruya muhaberede bulunurlar. Ancak valiler hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilirler. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin çalışma izni onay işlemleri ve atama yetkisine bağlı olarak disiplin cezası tesis etme yetkisine sahip "valilik" makamınca gerekli şartların oluşması halinde usulüne uygun olarak anılan yetkinin bir başka makama devrinin mümkün olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer verilmediği, 5542 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca valilerin hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebileceği anlaşılmaktadır. Yani; valilik makamının görev ve yetki alanına giren iş ve işlemleri tesis etme yetkisine ilişkin hizmet alanının düzenlendiği Kanun'da, bu yetkinin usulune uygun bir şekilde devredilebileceğine ilişkin hüküm varsa bu hüküm çerçevesinde; hüküm bulunmuyor ise; il idari teşkilatının genel Kanunu niteliğinde olan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde yer alan genel hüküm çerçevesinde, sadece hesabata ve teknik hususlara ilişkin konularda il idare şube başkanlarına imza devri müessesesiyle yetkinin devri mümkün olacağının kabulü gerekmekte olup; hangi iş ve işlemlerin teknik ve hesabata ilişkin olduğu hususunun, mevcutta var olan bir imza devrinin hukuken geçerliliği yönünden ayrıca yapılacak hukuki inceleme neticesinde belirleneceği açıktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; özel öğretim kurumlarında görevli personelin atanması, görevine son verilmesi işlemleri yönünden, Kanun'da açıkça işlem tesis etmeye yetkili kılanan "valilik" makamının bu yetkisini; -5580 sayılı Kanun'da açık hüküm bulunmaması nedeniyle- kaymakamlığa hiçbir şekilde devredemeyeceği; -5542 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan düzenleme nedeniyle- il idare şube başkanlıklarına imza devriyle devredilebelecek hususlar dikkate alındığında; söz konusu atama ve disiplin cezası tesis etme yetkisi teknik ve hesabata ilişkin hususlar kapsamında olmadığından İl Milli Eğitim Müdürüne de bu yetkinin devrinin mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla; İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/6334, K. 2026/124, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-6334-e-2026-124-k-7f6fddec5f26