Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/6920 E. 2025/7457 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/6920
Karar No
2025/7457
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6920 Karar No : 2025/7457

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) Kendi Adına Asaleten ... Velayeten ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, eşi ve babası olan ...'in 15/03/2018 tarihinde Samsun ili, Bafra ilçesinde bulunan Kızılırmak köprüsünden atlaması ve kurtarılamayarak ölümü sebebiyle; olay yerine itfaiyenin geç geldiği, yeterli ekipmanının bulunmadığı, kurtarma botunun patlak olduğu ve itfaiye görevlilerinin su üstü arama ve kurtarma eğitimlerinin olmadığından bahisle idarenin hizmet kusuru sebebi ile boğularak ölümüne neden olunduğu ileri sürülerek davacılardan eş ... için şimdilik 100,00-TL (miktar artırımı sonrası 23.517,00-TL) maddi ve 100.000,00-TL manevi, oğlu ... için 100,00-TL (miktar artırımı sonrası 690.586,00-TL) maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; somut olayda; Bafra İtfaiyesi Grup Amiri ... hakkında "Görevi Kötüye Kullanmak, Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçları kapsamında iddianamenin tanzim edildiği, yargılandığı davada şahıs hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının verildiği, söz konusu kararın içeriğinde ise özetle; bilirkişi raporunda özetle İntihar girişiminde bulunan şahısların boğularak hayatlarını kaybetmeleri olayında tehlikeli yatağa atlamaları, ırmak üzerinde kayalıklara tutunarak kurtarılmayı bekleyebilecekken erkek şahsın kızı kayalıklardan su içerisine çekmesi ve akabinde dengelerini kaybederek suya kapılmaları nedeniyle kendilerinin birinci derecede (asli) kusurlu oldukları, Bafra İtfaiye Müdürlüğü Grup Amiri ...'ya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı şeklindeki değerlendirmeye atıfta bulunularak sanık ...'nın olayın meydana gelmesinde herhangi bir ihmal ya da tedbirsizliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığının görüldüğü, bakılan davada; 15/03/2018 tarihinde Samsun ili, Bafra İlçesi sınırları içerisinde bulunan Çetinkaya Köprüsü'nden atlamasının ardından boğularak hayatını kaybetmesine neden olan olayda, davalı idare bünyesinde görevli itfaiye personellerinin olay yerine geç gelmesi, yeterli ekipmanlarının bulunmaması, su üstü arama ve kurtarma eğitimlerinin olmaması nedeniyle hizmet kusurunun mevcut bulunduğu ileri sürülmekte ise de, bilirkişi raporu ile ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, ... ile kız arkadaşı ...'in intihar etmek maksadıyla Çetinkaya Köprüsü'nden suya atladıkları, kayalıkların üzerinde kurtarılmayı bekleyebilecek bir durumda oldukları halde kurtarma botunun suya indirildiği esnada müteveffa ...'in ...'i kolundan tutarak suyun içerisine çektiği, bu şekliyle şahısların köprüden atlamak suretiyle başlattıkları girişimin kayalıklardan da atlayarak sürdürdüğü, dolayısıyla kişisel kusurları sebebiyle hayatlarını kaybettikleri anlaşıldığından, itfaiye personellerinin ekipmanlarında mevcut bulunan eksiklikler ve eğitimlerindeki aksaklıklar şeklinde cereyan eden idari eylem ile zarar arasında mevcut bulunan illiyet bağının müteveffa ...'in kişisel ve asli kusuru sonucunda kesildiği ve davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün ortadan kalktığı kanaatine varılarak, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta, dava konusu hadisenin yaşandığı sırada görevli bulunan itfaiye personelleri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada tanzim edilen bilirkişi raporunun içeriğinde özetle; "İtfaiye biriminin olaya müdahalede bulunmak adına, arama kurtarma için makul süre olan 4 dakikada olay yerine intikal ettiği, Bafra İtfaiyesi personelinin hizmet içi eğitim olarak su altı ve üstü arama kurtarma eğitimi almadığı, olay yeri fiziki şartlarının su altı ve üstü arama kurtarma yapmaya elverişli olmadığı, itfaiye teşkilatında bulunan araç gereç ve malzemelerin su altı ve üstü arama kurtarma için kısıtlı olduğu, itfaiye ekiplerinin suda arama kurtarmada kullanacakları (bot) malzemeyi olay yerine 25 dakikalık gecikme ile götürdükleri ancak bu malzemeyi kullanmak için herhangi bir eğitim almadıkları, İtfaiye Daire Başkanlığı'nın yeterli malzeme sağlayamadığı, yaşanılan coğrafyaya özgü risk değerlendirmesi ve acil durum prosedürü oluşturmadığı, acil durum prosedürüne özgü kurtarma planı ve bu plana özgü malzeme envanteri sağlamadığı, olayın köprü üzerinde ve su üzerinde olması sebebiyle diğer kurtarma yöntemlerinin (havadan kurtarma ve drone ile kurtarma) düşünülmediği ve bu konuda havadan kurtarma yapacak ekiplerin olay yerine sevk edilmediği, İtfaiye Teşkilatı Yönetmeliği görevleri arasında su altı ve su üstü arama ve kurtarma görevi olmasına rağmen Bafra İtfaiye Grup Amirliğinde tam anlamıyla su altı ve su üstünde arama ve kurtarma malzemelerinin olmadığı, Bafra İtfaiye Grup Amirliği ve denetleme görevi olan Samsun İtfaiye Daire Başkanlığı su altı ve su üstünde kurtarma ile ilgili itfaiye hizmetleri ile itfaiye destek hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak görevini etkili ve verimli bir şekilde yerine getirmediği" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu, aynı olay kapsamında Bafra İtfaiyesi Grup Amiri ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... tarih ve ... sayılı iddianamenin tanzim edilmesi üzerine adı geçen şahsın "Görevi Kötüye Kullanmak, Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçları kapsamında yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... sayılı dosyasında alınan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Bafra Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderdiği 23/05/2019 tarihli yazı ekindeki listeler incelendiğinde, Bafra Bölge İtfaiye Amirliğinin 15/03/2018 tarihini kapsayan itfaiye araç gereç ve malzeme envanterinde kurtarma botu bulunmadığı, su altı ve su üstü kurtarma ekipmanı sayılabilecek herhangi bir ekipmanın da bulunmadığının anlaşıldığı, Bafra Bölge İtfaiye Amirliğinin 15/03/2018 tarihini kapsayan itfaiye personeli içerisinde su altı ve su üstü eğitimi gören personel bulunmadığı, eğitim konusu olarak da su altı ve su üstü kurtarma başlıklı herhangi bir eğitimin olmadığı, mevcut eğitimin temel itfaiye er eğitimi, ilkyardım eğitimi, merdiven operatörlüğü eğitimi, araç kullanım ve bakım eğitimi olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İç Hizmet Yönergesi incelendiğinde, hertürlü kaza, çökme, patlama, mahsur kalma ve benzeri durumlarda teknik kurtarma gerektiren olaylara müdahale etmek ve ilkyardım hizmetlerini yürütmek; arazide, su üstü ve su altında hertürlü arama ve kurtarma çalışmalarını yapmanın, İtfaiye Daire Başkanlığının görevleri arasında sayıldığı, bu yükümlülüğünü yerine getirmesi ve incelenen olaya gerektiği gibi müdahale edilebilmesi için Bafra İtfaiye Grup Amirliğinde gerekli personel ve ekipmanın bulunmasının sağlanması gerektiği, Bafra İtfaiye Grup Amirliği hizmet alanı içerisindeki su kaynaklarını ve barajı ve de Kızılırmak'ı dikkate alarak su altı ve su üstü kurtarma faaliyetleri açısından ihtiyaç duyulan nitelikte ve sayıda personeli istihdam edip gerekli makine ve teçhizatı da bulundurması gerektiği, Bafra İtfaiye Grup Amirliği personelinin müdahalede yetersiz kalmasının, tamamen uygun ekipman ve uygun personel ve yeterli organizasyon sağlanmamış olmasından kaynaklandığı, sonuç olarak intihar girişiminde bulunan şahısların boğularak ölmelerinde tehlikeli ırmağa atlayarak intihar girişiminde bulunmaları, ırmak üzerinde kayalıklara tutunarak kurtarılmayı bekleyebilecekken erkek şahsın kızı kayalıklardan su içerisine çekmesi ve akabinde dengelerini kaybederek suya kapılmaları sebebiyle kendilerinin birinci derecede asli kusurlu oldukları, kurtarılma faaliyetlerinin gerektiği gibi yapılmaması açısından Bafra İtfaiye Bölge Amiri olan sanığın bir kusurunun bulunmadığı, olay tarihinde Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan kişilerin birinci derecede asli kusurlu oldukları" tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, bu sebeple, davacıların, eşi ve babası olan ... ve kız arkadaşı ...'in ... tarihinde 22:05 sıralarında intihar etmek maksadıyla Samsun ili, Bafra ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çetinkaya Köprüsü'nden suya atladıkları, adli soruşturma ve koğuşturma kapsamında alınan ifadeler incelendiğinde, şahısların belirli bir süre suyun üzerinde kaldıktan sonra köprünün 60 metre ilerisinde kayalıklara tutundukları, takribi yarım saat sonra itfaiye ekiplerinin olaya müdahalesi sırasında şahısların gözden kayboldukları ve boğularak hayatlarını kaybettiklerinin anlaşıldığı, Mahkemece, bilirkişi tarafından ...'in ...'i kayalıklardan suya çektiği tespitine ve bu tespitin Ağır Ceza Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmesine yer verilerek, köprüden atlamak suretiyle başlattığı intihar girişimini kayalıklardan da atlayarak sürdürdüğünden bahisle idari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının ölenlerin asli kusurlu görülen eylemleriyle kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporunda ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında şahısların intihar girişimini su içerisinde de devam ettirdiklerine ilişkin kesin bir tespite yer verilmediği, şahısların panikle mi yoksa direnecek güçlerinin kalmaması nedeniyle mi kayalıklara daha fazla tutunamadıklarının açık olmadığı, tanık ifadelerinin de bu hususu ortaya koymadığı, olay yerine zamanında gelmesine karşın su üstü ve su altı müdahale teçhizatı ve eğitimi olmaması nedeniyle gerekli şekilde olaya müdahale edemeyen itfaiye teşkilatının olaydaki kusurlu eylemi ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğinin kabulüne imkan bulunmadığı, bu haliyle, köprüden atlamak suretiyle intihar girişiminde bulunan şahısların olayda asli kusurlu olduğu, su üstü ve su altı müdahale teçhizatı ve eğitimi olmaması nedeniyle gerekli şekilde olaya müdahale edemeyen itfaiye teşkilatının bağlı olduğu Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın tali kusurlu olduğu, kusur oranlarının ise takdiren %60 ölen şahıslar, %40 Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı şeklinde dağıtılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, diğer taraftan davalı idarenin kusur durumunun görülmesi üzerine olay nedeniyle oluşan zararın belirlenmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine sunulan bilirkişi raporunda özetle; davacılardan ...'in 23.517,00-TL, davacı ...'in 690.586,00-TL ölenin desteğinden yoksun kaldıkları tutarın bulunduğu tespit edilmiş olup, rapor hükme esas alınabilir yeterlilikte olup, yapılan itiraz raporu sakatlar nitelikte görülmediği, bu durumda, davacıların, eşi ve babası olan ...'in suya kapılarak vefat etmesinde, personeline su üstü ve su altı kurtarma eğitimini ve teçhizatını vererek gerekli organizasyonu kurmayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın su üstü ve su altında her türlü arama ve kurtarma görevini gereğince yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu ve Daire tarafından takdiren belirlenen %40 kusur oranında oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacı ...'in 23.517,00-TL maddi zararının kusur oranına isabet eden 9.406,80-TL'sinin ve davacı ...'in 690.586,00-TL maddi zararının kusur oranına isabet eden 276.234,40-TL'sinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden, davacıların eşi ve babasının ölümüyle sonuçlanan olayda su üstü ve su altında her türlü arama ve kurtarma görevini gereğince yerine getirmeyen davalı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hizmet kusurunun bulunduğu ve buna istinaden oluşan davacıların zararlarının giderilmesinden kusuru çerçevesinde sorumlu olduğu anlaşıldığından, manevi tazminatın bir tatmin aracı olması, tazminat tutarının zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek, ancak, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde, olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmayacak tutarda ve davacıların sosyo-ekonomik durumları ile duyulan elem ve ızdırabın ağırlığı ve davacıların eşi ve babasının asli kusurlu oluşu gözetilerek belirlenmesi gerekliliği karşısında, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren belirlenen 50.000,00-TL, ve davacı ... için takdiren belirlenen 50.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların istinaf isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 9.406,80-TL maddi, 50.000,00-TL manevi ve ... için 276.234,40-TL maddi, 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 285.641,20-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, idarenin %40 oranında kusurunun varsayımı ile hesaplanan tazminatın hakkaniyetsiz olduğu, kusur oranının varsayımsal olarak belirlendiği, uzman bir heyetten kusur raporu alınarak karar verilmesi gerektiği, hesap bilirkişisi tarafından belirlenen desteğin yanlış hesaplandığı, ikinci evliliğinin önceki yaşam düzeyini sağlayamamış olması durumunda ölen eşten dolayı destekten yoksunluğuna dair farkın tazminat olarak hesap edilmesi gerektiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalı idarenin ağır hizmet kusuru sonucunda ölüme sebep olunduğunun açık şekilde ispat edildiği, ayrıca takdir edilen manevi tazminatın da düşük ve hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, itfaiye teşkilatının kuruluş ve görevlerinin kanunla belirlendiği, yaşanan olayın gece saatlerinde gerçekleşmesi sebebiyle hava şartları, olayın vuku bulduğu yer ve tüm şartlar değerlendirildiğinde itfaiye görevlilerinin söz konusu intihar eylemini önleyebilmesinin mümkün olmadığı, görevliler hakkında yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, intihar eyleminin haber verilmesi üzerine merdiven aracı ve kurtarma ekibinin 22:14'te çıkış yaparak 22:17 sıralarında olay yerine geldikleri dolayısıyla herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, hizmet kusurunun bulunmadığı, ayrıca karara esas alınan bilirkişi raporunun da eksik olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz iddialarının reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının ONANMASINA, 4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir. Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/6920, K. 2025/7457, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-6920-e-2025-7457-k-449f60e18b4a