Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/2260 E. 2025/6259 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/2260
- Karar No
- 2025/6259
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2260 Karar No : 2025/6259
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalında ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde "amirine iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara ve öğrencilere fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-(b) maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta; davacı hakkında D.P.'ye karşı cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin iddiaların ceza yargılaması anlamında da suç teşkil ettiği anlaşılmakla, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, davacı hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, Gece Vakti Yağma, Nitelikli Cinsel Saldırı suçundan başlatılan adli soruşturma sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; nitelikli saldırı suçundan neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulduğu ve yargılamanın devam ettiği, bu durumda, davacıya isnat edilen"Aynı üniversitede paramedik olarak görev yapan D.P.'ye cinsel saldırıda bulunma" fiilinin sübuta ermediğinin Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarihli kararı ile sabit olduğu, bu sebeple davacının "amirine iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara ve öğrencilere fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" disiplin suçunu işlemediği anlaşıldığından, davacının 2547 sayılı Kanunun 53/b-6-(b) maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bakılan uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, davacının cinsel saldırıda bulunduğu ileri sürülen D.P.'nin davacı ile iş arkadaşlığı ilişkisi bulunmadığı, davacının adı geçen kişinin amiri olmadığı, adı geçen kişinin davacının personeli ya da öğrencisi de olmadığı, aynı birimde görev yapmadıkları gibi, olayın mesai saatleri içinde, görev başında ve görev mahalli içerisinde meydana gelmediği, dolayısıyla, davacının eyleminin 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-(b) maddesinde yer verilen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak." şeklindeki disiplin suçu örtüşmediği hususları ileri sürülmüş ise de, davacı ile davacının cinsel saldırıda bulunduğu ileri sürülen D.P.'nin aynı hastane bünyesinde görev yaptığı, dolayısıyla adı geçen kişinin kurum personeli olduğu, öte yandan, Kanun maddesinde, cinsel saldırı eyleminin mesai saatleri içinde, görev başında ve görev mahalli içerisinde meydana gelip gelmemesi bakımından ayrım yapılmadığı göz önüne alındığında bu yöndeki iddialarına itibar edilemediği belirtilerek davalı idareler vekillerince istinaf başvurusuna konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca başvurularının yukarıda belirtilen açıklamayla birlikte reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu ve dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu hazırlanan soruşturma raporunun ve eki ifade tutanaklarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının, "Aynı üniversitede paramedik olarak görev yapan D.P.'ye cinsel tacizde bulunduğu" ve olaydan sonraki davacının anlatımları ve tanık ifadelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, birbirini doğrular nitelikteki tanık ve mağdur beyanları ve D.P'nin davacı tarafından cinsel tacize uğradığına yönelik haksız ithamda bulunmasını gerektirecek dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının soruşturmaya konu fiilinin sabit olduğu, usulüne uygun bir biçimde yürütülen soruşturma neticesinde davacının fiilinin karşılığı olan 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-(b) maddesi uyarınca "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalında ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde "amirine iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara ve öğrencilere fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-(b) maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işleminin iptali istenilmiştir. Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu hazırlanan soruşturma raporunun ve eki ifade tutanaklarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının, "Aynı üniversitede paramedik olarak görev yapan D.P.'ye cinsel tacizde bulunduğu" ve olaydan sonraki davacının anlatımları ve tanık ifadelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, birbirini doğrular nitelikteki tanık ve mağdur beyanları ve D.P'nin davacı tarafından cinsel tacize uğradığına yönelik haksız ithamda bulunmasını gerektirecek dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının soruşturmaya konu fiilinin sabit olduğu, usulüne uygun bir biçimde yürütülen soruşturma neticesinde davacının fiilinin karşılığı olan 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-(b) maddesi uyarınca "Kamu Görevinden Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.