Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/2218 E. 2025/10372 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/2218
Karar No
2025/10372
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2218 Karar No : 2025/10372

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...2 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tunceli ili, ... ilçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, 28/10/2021-17/11/2021 tarihleri arasında işe gelmeyerek ''izinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek'' fiilini işlediğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.1 maddesi uyarınca görevden çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin Tunceli Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:... K:... sayılı kararda; "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği çıkarılmış ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin, 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, bu durumda; kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği açık olduğuna göre, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı, burada, Anayasa Mahkemesinin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesince bir Kanunun veya KHK'nın tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun bulunmadığı, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği, dolayısıyla yürürlüğün ertelenmesine karar verilmiş olması, işbu davada belirtilen sonuca ulaşılmasına engel olarak görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; davacının savunmaya cevap dilekçesinde duruşma ve adli yardım talebinde bulunduğu uyuşmazlıkta, adli yardım talebi hakkında karar verilmesi ve duruşma yapılması gerektiği halde, davacının bu talepleri karşılanmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi yargılama usulüne uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Erzincan İdare Mahkemesi kaldırılmasına, belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesi ve yazılı beyanlarının tekrar edildiği, İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu, kendisi hakkında tesis edilen dava konusu işlemin mevzuata uygun olmadığı, yoksun kalınan parasal hakların da ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Tunceli ili, ... ilçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, ''izinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek'' fiilini işlediğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.1 maddesi uyarınca görevden çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin Tunceli Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlıklı 17. maddesinde; '1. Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. 2. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. 3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. 4. 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. ..." hükmüne, aynı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde; '1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. ...' hükmüne, aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3., 4. 5. fıkralarında; '3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.' hükmüne, aynı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; '2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.' hükmüne, Aynı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrası ile "adli yardım" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımdan yararlanacak kişiler" başlıklı 334. maddesinin birinci fıkrasında; '(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.' hükmüne, aynı Kanun'un "Adli yardım talebi" başlıklı 336. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında; '(1) Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır.' hükmüne, aynı Kanun'un "Adli yardım talebinin incelenmesi" başlıklı 337. maddesinde; '(1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir. (3) Adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz.' hükmüne yer verimiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının asil olarak tek başına 16/03/2022 tarihinde harç ve posta giderini yatırarak davayı açtığı, 19/05/2022 tarihinde avukatı Haşim Kartal tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen duruşma ve adli yardım talepli davalı idarenin cevaplarına karşı beyan ve delillerini içeren savunmaya cevap dilekçesini sunduğu, ... İdare Mahkemesince ... tarih, E:... K:... sayılı dava konusu işlemin iptali kararının davacının duruşma ve adli yardım talebi değerlendirilmeksizin verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla da İdare Mahkemesince davacının adli yardım ve duruşma talebi hakkında karar verilmeden dosyanın esası hakkında karar verildiği gerekçesiyle Mahkeme kararının kararının kaldırılması, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen mevzuat değerlendirildiğinde, bölge idare mahkemesi, ilgili mevzuatta tahdidi olarak sayılan ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından bakılmış olması, davaya reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı idare mahkemeye gönderecek, aksi halde kararın kaldırılmasına karar verdiği durumlarda işin esası hakkında yeniden karar verecektir. Bu durumda, incelediğimiz dosyada olduğu gibi adli yardım ve duruşma talebinin bulunduğu ve bu talebin karşılanmayarak esas hakkında karar verildiği dosyalarda, bölge idare mahkemesi tarafından adli yardım talebi değerlendirilerek ve duruşma bizzat yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, salt anılan talepler yerine getirilmeden işin esası hakkında karar verildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/2218, K. 2025/10372, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-2218-e-2025-10372-k-777d8ec84210