Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/2955 E. 2025/6374 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/2955
- Karar No
- 2025/6374
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2955 Karar No : 2025/6374
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... köyünde kain ... parsel sayılı ... nolu bölümde yer alan taşınmazla ilgili olarak, 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek 16'ncı madde uyarınca, anılan taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılmak suretiyle Ek 16. madde ile getirilen haktan yararlandırılması yolunda işlem tesis edilmesi talebiyle 02/09/2019 tarihinde İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünün ... gün ve E... sayılı işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın da reddine ilişkin İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından zilyetliğini bulundurduğu taşınmazdan faydalanmak amacıyla Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesinin uygulanması ve alanın orman sınırları dışarısına çıkartılması talep edilmiş ise de; dava konusu taşınmazın öncesinde orman olduğu ve halen orman sınırları içerisinde olduğu, toprak özellikleri değişmediğinin tespiti üzerine yeniden ağaçlandırılacak alan olarak ilan edildiği ve çalışma yürütüldüğü, tekrar ağaçlandırılma çalışması yapıldığı gibi dosyada bulunan fotoğraftan da görüldüğü şekilde taşınmazın etrafının tamamen ormanlık alan olduğu, taşınmazın da bu ormanlık alanda bütünlük arzettiği, her ne kadar 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca başvuru yapılarak yapı kayıt belgesi alınmış ise de alandaki yapılara ilişkin yapı kayıt belgesinin özel kanunla korunan orman alanlarında hüküm doğurmayacağı, taşınmazdaki alanda bulunan prefabrik veya sair yapıların davacı tarafından kullanıldığı iddia edilmiş ise de orman işgali ve faydalanma suçundan dolayı ilgilisi hakkında suç tutanağı düzenlendiği, alandaki ilgili yapıların da hukuken meşru olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki alanın kanunun kastı olan toplu bir "yerleşim yeri" de olmadığı, davacının tüzel kişi olduğu, alanda geçmişten devam edegelen bir yerleşim de olmadığı, yapıların taşınmazın özel orman alanında iken bulunduğu, davacı şirketçe sonradan hak iddia edildiği, bu anlamda Orman Kanunu'nun Geçici 16. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşıldığından ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı da gözetilerek dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, daha önce başka bir şirketin özel ormanı statüsünde iken Devlet ormanı haline gelen taşınmazın ilk önce 2010 yılında zilyetliğinin adı geçen şirketten devir alındığı, daha sonra da 2019 yılında taşınmaz üzerinde bulunan iki adet prefabrik yapı, bir adet sondaj kuyusu, üç adet ardiye ve malzeme deposu ile birlikte harici satış suretiyle mülkiyet hakkının devren satın alındığı, yapı kayıt belgesinin alındığı, anılan taşınmazın orman vasfını kaybettiği göz önünde bulundurularak 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek 16 madde uyarınca taşınmazın idarece orman sınırları dışına çıkarılması yolunda idarece işlem tesis edilmesinin beklendiği, ancak bu konuda idarece herhangi bir işlem tesis edilmemesi üzerine dava konusu işlemlere esas başvuruların yapıldığı, taşınmazın niteliği ve gelinen süreç itibarıyla başvurularının reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.