Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2021/7226 E. 2025/6129 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/7226
Karar No
2025/6129
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7226 Karar No : 2025/6129

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR): 1- ...2- ... ... 42-... VEKİLİ : Av. ... - Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR):1) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

2)... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Torbalı, Kemalpaşa ve Bayındır ilçelerinde, ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan 126 türbinlik "Fuatres Rüzgar Enerji Santrali -252 MW Projesi" için 18/09/2014 tarihli ve 217 sayılı Bakanlık oluruyla verilen RES Kesin İzninin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Ön izine konu alanın 1.815.491,37 m² ve 70.757,93 m2'lik alan olduğu, kesin izne konu alanın ise 604.415,69 m²'lik alana verildiği, dava konusu işlemin dayanağı "ÇED Gerekli Değildir" kararı ile 1/1000 ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının iptali istemiyle açılan davaların reddedildiği, dayanak işlemlerin yürürlükte olduğu hususları dikkate alınarak, dava konusu kesin izin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı soncuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin eksik ve yanlış olduğu, bu suretle adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği, ÇED gerekli değildir kararı ile imar planlarına ilişkin davaların hükme esas alınmasının doğu olmadığı, işlemin Orman Mevzuatı yönünden değerlendirilmediği, çevreye, ormana, doğal hayata zarar verileceği, kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu İzmir ili, Torbalı, Kemalpaşa ve Bayındır ilçelerinde, ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan 126 türbinlik "Fuatres Rüzgar Enerji Santrali -252 MW Projesi" için 18/09/2014 tarihli ve 217 sayılı Bakanlık oluruyla verilen RES Kesin İzninin orman bütünlüğü, orman ekosisteminin ve orman halk ilişkileri açısından değerlendirilerek davacıya ait taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, bu nedenle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği bu gerekçe ile temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava konusu edilen RES kesin izin işleminin Tarım ve Orman Bakanı oluruyla tesis edilen bir işlem olması nedeniyle davanın da Bakanlığa karşı açılarak dosya tekemmül ettiğinden Tarım ve Orman Bakanlığı tekrar hasım konumuna alınarak gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)-Dava, İzmir ili, Torbalı, Kemalpaşa ve Bayındır ilçelerinde, ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan 126 türbinlik "Fuatres Rüzgar Enerji Santrali -252 MW Projesi" için 18/09/2014 tarihli ve 217 sayılı Bakanlık oluruyla verilen RES Kesin İzninin iptali talebi ile açılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır. İdare mahkemesi tarafından, ön izine konu alanın 1.815.491,37 m² ve 70.757,93 m²'lik alan olduğu, kesin izne konu alanın ise 604.415,69 m²'lik alana verildiği, dava konusu işlemin dayanağı "ÇED Gerekli Değildir" kararı ile 1/1000 ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planlarının iptali istemiyle açılan davaların reddedildiği, dayanak işlemlerin yürürlükte olduğu hususları dikkate alınarak, dava konusu kesin izin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı soncuna varılarak davanın reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince de istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Ormanların gözetimi Devlete ait olup, sahaların korunması ve genişletilmesi için devlet tarafından tedbirlerin alınacağı ve orman alanlarının Devletçe yönetilip, işletilebileceği yine ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı, hususları yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Orman alanında enerji tesislerinin kurulabilmesi için kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Orman Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde izin verilebileceği de düzenlenmiştir. Ancak, dava konusu olan Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde verilen orman iznine, yönelik kamu yararı ve zaruret hali ile orman bütünlüğü, orman ekosisteminin ve orman halk ilişkileri açısından yeterli değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, orman mevzuatı çerçevesinde bilirkişi heyeti oluşturularak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2021/7226, K. 2025/6129, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2021-7226-e-2025-6129-k-054699dba616