Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2021/649 E. 2025/6160 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2021/649
- Karar No
- 2025/6160
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/649 Karar No : 2025/6160
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, cebri icra yoluyla 24/04/2015 tarihinde satın aldığı Konya ili, Cihanbeyli ilçesinde bulunan ... sayılı II. Grup maden işletmesi için önceki ruhsat sahibi müflis şirketin ödemesi gereken Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 11/06/2015 tarihli Olur'uyla verilen idari para cezasının, şirketilerinin ... Şubesindeki hesabı üzerine 128.608,00.-TL e-haciz konularak hesaptaki mevcut 28.449,13-TL'nin 29/12/2017 tarihinde tahsili üzerine, idari para cezasının, e-hacizin kaldırılması ve e-haciz yoluyla el konulan paranın iadesi talebiyle Maden İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan 18/12/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ruhsatların devir işlemlerinin yapılabilmesi için sahada projeye aykırı faaliyetlerin devam etmesi, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait çevre uyum teminatlarının yatırılmaması ve teknik nezaretçi defterinin ibraz edilmemesi nedeniyle 6592 sayılı Maden Kanunu'nun 10, 13 ve 29. maddelerine istenaden kesilen idari para cezalarının ruhsatı devralması gereken kişi veya şirket tarafından yatırılmış olması gerektiği, dolayısıyla yapılan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar davacı şirket tarafından dava dilekçesinde, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, davacı şirkete herhangi bir ödeme emri gönderilmediği ileri sürülse de, davacı şirket sahipleri ile icradan satın aldıkları ruhsatın sahibi şirket ortakları ile kan bağı olduğu, icrada devir yapıldığı sırada devralan şirketin ruhsatın içinde bulunduğu durumu bildiği, aksi durum hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bu durumun ileri sürülmesinin Medeni Kanun'un 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olup, hukuk düzenince korunamayacağı açıkça hüküm altına alındığından tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... İcra ve İflas Dairesinin ... no'lu dosyası ile ... sayılı II. Grup maden işletme ruhsatını 11/03/2015 tarihinde açık artırma ilanı ile satışa sunulması sonrası, 24/04/2015 tarihindeki ilk açık artırma ihalesi ile alındığı, şirketin işletme ruhsatını 02/02/2016 tarihinde davalıdan aldığı, borcun tarihleri gözönüne alındığında önceki ruhsat sahibinin borcunun zamanında tahsil edilmediği, iflasını 2014 yılında veren ve kesinleştiren şirketin alacakları için iflas masasına yazdırılması gerekirken kendi şirketinden tahsil edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, herhangi bir tebligat yapılmadan işlem tesis edildiği, babanın oğlunun borçlarını bilme durumunun bu dönem şartlarında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının cebri icra yoluyla 24/04/2015 tarihinde satın aldığı Konya ili, Cihanbeyli ilçesinde bulunan 60311 sayılı II. Grup maden işletmesi için önceki ruhsat sahibi müflis şirketin ödemesi gereken Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 11/06/2015 tarihli Olur'uyla verilen idari para cezasının, davacı şirketin ... ... Şubesindeki hesabı üzerine 128.608,00.-TL e-haciz konularak hesaptaki mevcut 28.449,13-TL'nin 29/12/2017 tarihinde tahsili üzerine, idari para cezasının, e-hacizin kaldırılması ve e-haciz yoluyla el konulan paranın iadesi talebiyle Maden İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan 18/12/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali talebi ile açılmışır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3/f bendinde, dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1/c bendinde de, 14. maddenin 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verileceği kurala bağlandığı, davaya konu e-haciz işleminin Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından tesis edildiği görülmekle, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının husumete alınıp dosyanın tekemmülü sağlandıktan sonra uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, sadece Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü husumetiyle dosyanın incelenerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan idare mahkemesi tarafından dava konusu işlemin 11.06.2015 tarihli Olur'uyla verilen idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden hukuki değerlendirme yapılmaksızın; uyuşmazlığın esası yönünden eksik inceleme sonucu verilen davanın reddi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, davacının cebri icra yoluyla 24/04/2015 tarihinde satın aldığı Konya ili, Cihanbeyli ilçesinde bulunan ... sayılı II. Grup maden işletmesi için önceki ruhsat sahibi müflis şirketin ödemesi gereken Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 11/06/2015 tarihli Olur'uyla verilen idari para cezasının, davacı şirketin Halkbank Yıldız Şubesindeki hesabı üzerine 128.608,00.-TL e-haciz konularak hesaptaki mevcut 28.449,13-TL'nin 29/12/2017 tarihinde tahsili üzerine, idari para cezasının, e-hacizin kaldırılması ve e-haciz yoluyla el konulan paranın iadesi talebiyle Maden İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan 18/12/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi tarafından, ruhsatların devir işlemlerinin yapılabilmesi için sahada projeye aykırı faaliyetlerin devam etmesi, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait çevre uyum teminatlarının yatırılmaması ve teknik nezaretçi defterinin ibraz edilmemesi nedeniyle 6592 sayılı Maden Kanunu'nun 10, 13 ve 29. maddelerine istenaden kesilen idari para cezalarının ruhsatı devralması gereken kişi veya şirket tarafından yatırılmış olması gerektiği, dolayısıyla yapılan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar davacı şirket tarafından dava dilekçesinde, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, davacı şirkete herhangi bir ödeme emri gönderilmediği ileri sürülsede, davacı şirket sahipleri ile icradan satın aldıkları ruhsatın sahibi şirket ortakları ile kan bağı olduğu, icrada devir yapıldığı sırada devralan şirketin ruhsatın içinde bulunduğu durumu bildiği, aksi durum hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bu durumun ileri sürülmesinin Medeni Kanun'un 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olup, hukuk düzenince korunamayacağı açıkça hüküm altına alındığından tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunma gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı dosyası ile davacının ... A.Ş. ... Şube Müdürlüğünde bulunan banka hesabına uygulanan e-haciz işleminin dayanağının ne olduğunun davacı tarafından ortaya konulamadığı, her ne kadar davacı tarafından Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 11/06/2015 tarihli Olur'uyla verilen idari para cezasının tahsili amacıylı e-haciz işlemi uygulandığı iddia edilse bile söz konusu maden para cezalarının dava dışı ...'ya verildiği ve e-haciz işleminin davacının hangi kamu borcuna istinaden uygulandığının ortaya konulamadığı da açık olduğundan, davacı hakkında tesis edilen işlemde bu gerekçe ile hukuka aykılık, davanın reddi yolundaki İdare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair kararda ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.