Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2021/1216 E. 2025/5843 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2021/1216
- Karar No
- 2025/5843
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1216 Karar No : 2025/5843
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, uhdesinde bulunan, Afyonkarahisar ili, Emirdağ ilçesi'ndeki S:... sayılı II-b grubu ruhsat sahasında temdit işlemleri sonuçlanıncaya kadar maden işletme faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin ...tarih ve... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta, 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrasının, temdit talebinde bulunulduğu 27/01/2015 tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde, ruhsat süresinin sona ermesinden önce en geç hangi tarihte ruhsat süresinin uzatılmasıyla ilgili olarak başvuru yapılması gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı gibi faaliyetin durdurulmasına yönelik olarak bir düzenlemeye yer verilmediği, 3213 sayılı Kanun'un Geçici 38. maddesinde, maddenin yürürlüğe girdiği 28/02/2019 tarihi itibarıyla ruhsat süresinin bitimine bir yıldan az süre kalan ruhsatlar için 24. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık sürenin uygulanmayacağının öngörüldüğü, her ne kadar faaliyetin durdurulmasına ilişkin hükmün uygulanmayacağına yönelik olarak bir düzenlemeye gidilmemişse de altı aylık başvuru süreci içerisinde öngörülen iki aylık bildirim ve üç aylık eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin süreler ile bu sürecin tamamlanmasından sonra ruhsat süresinin dolmasıyla ruhsat sahasında maden işletme faaliyeti yapılamayacağına ilişkin hükmün birbirine sıkı sıkıya bağlı bir nitelik arz ettiği, aksi yöndeki kabulün öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerine ters düşeceği, zira başvuru tarihi itibarıyla açık bir başvuru sürecinin ve bu başvuru sürecinde ruhsat süresinin uzatılmaması durumunda faaliyetlerin durdurulacağına dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı, önceki düzenlemenin yürürlükte olduğu dönemde, ruhsat süresinin sona ermesinden önce yapılan temdit başvurularının idarece değerlendirilmesinin ruhsat süresini aşması halinde bu durumun sonuçlarının ruhsat sahibi davacıya yüklenmesinin de hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı anlaşıldığından, davacıya herhangi bir bildirim yapılmaksızın, temdit talebinin üzerinden dört yılı aşkın bir süre geçtikten sonra temdit talebine ilişkin işlemlerin devam ettiği belirtilerek başvuru tarihinde yürürlükte olmayan ancak işlem tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş hüküm uyarınca salt ruhsat süresinin dolduğundan bahisle maden işletme faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, II-b grubu traverten işletme ruhsatının 08/03/2007 tarihinden itibaren 10 yıl süreli olarak yürürlüğe girdiği, ruhsat süresinin 08/03/2017 tarihinde sona erdiği,... tarih ve ... sayılı dilekçe ekinde süre uzatım (temdit) işletme projesinin verildiği, işletme projesinin verildiği tarih itibarıyla ruhsat hukukunun yürürlükte ve süre uzatım talebinin halen değerlendirme aşamasında olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 18/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.