Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2024/1739 E. 2025/1773 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2024/1739
- Karar No
- 2025/1773
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1739 Karar No : 2025/1773
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine (nev'i değişikliği ile ... Petrolcülük Anonim Şirketine) ait 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına, ortak sıfatıyla, düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 23/05/2011 tarih ve 3 karar numaralı şirket genel kurul kararında davacının 18/05/2011 tarihli hisse devri sözleşmesiyle şirket hisselerini devrettiğinin görüldüğü, dava konusu işlemin dayanağı ödeme emirleri muhteviyatı vergi borçlarının 6111, 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında asıl borçlu şirketçe yapılandırılarak ödeme planına bağlandığı, ödeme planına uyulmaması üzerine söz konusu yapılandırma işlemlerinin iptal edildiği, amme alacaklarının yeniden yapılandırılmasını düzenleyen Kanunlar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değiştiğinden, bir başka ifadeyle, borç nitelik değiştirip yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, ödeme emri içeriği amme alacaklarının yapılandırıldığı dönemlerde ve amme alacaklarının vade dönemlerinde asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının sorumluluğuna gidilemeyeceği, bu durumda, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ortağı olduğu şirketin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının şirketten tahsil edilemediği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu edilmediği, haciz kararının alındığı, şirketin mal varlığı bulunmaması sebebiyle şirket ortağı sıfatıyla davacıya tebliğ edilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Yapılandırma işlemleriyle birlikte borcun tutarı ve vadesinin değişmesi tabii olmakla birlikte, olayda, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlar için ödeme yapıldığı, 6111, 6552 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılan borç için ise ödeme yapılmadığı, borcun yapılandırılmış olmasının amme alacağının doğduğu tarihi etkilemeyeceği, bu durumda, vergilendirme dönemi itibarıyla sorumlu olduğu sonucuna ulaşılan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi
(X) KARŞI OY : Temyiz başvurusu, ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine (nev'i değişikliği ile ... Petrolcülük Anonim Şirketine) ait 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, davacının 05/03/2010 tarih ve 593 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen ve 22/02/2010 tarihinde tescil edildiği ilan olunan şirketin kurucu ortağı olduğu, 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 18/05/2011 tarihli hisse devri sözleşmesiyle şirket hisselerini devrettiği, şirketi tarafından 2014 ilâ 2017 yıllarında dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin 6111, 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlardan faydalanmak için dilekçe verilmekle birlikte, ödeme emri içeriği bazı tahakkukların 6736 sayılı Kanun'dan faydalanılarak tamamının ödendiği; diğer başvurular bakımından ise hiç ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırma işlemlerinin iptal edildiği, bunun üzerine yapılandırmanın kaldırıldığı ve davalı idarece şirketin kesinleşmiş ve vadesinde ödenmeyen 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin amme borçlarının şirketten tahsil imkanının bulunmadığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılandırma işlemleriyle birlikte borcun tutarı ve vadesinin değişmesi tabii olmakla birlikte, olayda, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borç için ödemenin yapıldığı, 6111, 6552 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılan borç için ise ödemenin yapılmadığı, borcun yapılandırılmış olmasının amme alacağının doğduğu tarihi etkilemeyeceği, bu durumda, vergilendirme dönemi itibarıyla sorumlu olduğu sonucuna ulaşılan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyoruz.