Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2024/1694 E. 2025/1183 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2024/1694
Karar No
2025/1183
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1694 Karar No : 2025/1183

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 2. kaleminde ... GTİP’te çanta ve valiz ticari tanımı ile beyan edilen eşyanın ... GTİP’te gözetim belgesi ve İTKİP uygunluk belgesine tabi olarak ithal edilmesi gerektiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülüğün ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca karara bağlanan mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ile para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, mahkemelerince verilen ara kararlarına istinaden sunulan belgelerin incelenmesinden; ödeme emri dayanağı ihtilafa konu eşyanın gözetim uygulamasına tabi olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, ithalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen değer eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, dava konusu ödeme emri içeriği ek tahakkukun gözetim uygulamasından kaynaklanan kısmının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmında ise, davacının ileri sürdüğü iddiaların "borcum yoktur" itirazı kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin; ödeme emri içeriği ek tahakkukun gözetim uygulamasından kaynaklanan kısmı yönünden iptaline, eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden ise, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hür irade ile verilen beyanın bağlayıcı olduğu, davalı idarece ihtilafa konu eşyaya ilişkin olarak belirlenen pozisyon nedeniyle eksik alınan vergiler ile ek mali yükümlülüğün tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezasının itiraz edilmeyerek kesinleştiği, kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı tarafından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen gözetim uygulamasından kaynaklı gümrük ve katma değer vergileri ile ek mali yükümlülüğe karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuklara karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2024/1694, K. 2025/1183, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2024-1694-e-2025-1183-k-f014c1ad86b0