Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2022/4305 E. 2025/2513 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2022/4305
- Karar No
- 2025/2513
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4305 Karar No : 2025/2513
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I.Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU :Davacılar tarafından, davacılardan ...'nun eşi; ..., ..., ...'ın babaları; ...'ın dedesi olan ...'nun 2015 yılında Hac ibadeti sırasında davalı idare görevlilerinin hizmet kusuru ve idarenin eksiklikleri nedeniyle rahatsızlandığı akabinde vefat ettiği iddia edilerek tüm davacılar yönünden sarfına mecbur kaldıkları masraflar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat (miktar attırımı sonrasında 103.003,67 TL), davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve davacılardan ... için 5.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 50.000,00 TL), ... için 4.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 30.000 TL), ... için 3.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 25.000,00), ... için 3.000,00 TL (miktar attırımı sonrasında 20.000,00 TL), ... için 1.000,00TL (miktar attırımı sonrasında 10.000 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile; davalı idare tarafından yürütülen kamu hizmetinin başka bir ülkenin topraklarında gerçekleşiyor olması, bu hizmetin kuruluşu, işleyişi ve gereği gibi yerine getirilmesinden sorumlu olmadığı anlamına gelmediği, davacıların yakınının gerekli donanıma sahip sağlık kuruluşuna zamanında götürülüp götürülmediği, gerekli tedavinin yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı idarenin hac organizasyonuna katılmak suretiyle hac farizasını yerine getiren hacı adaylarının hastalanmaları halinde bunlara anında ve yeterli tedavi olanaklarının sunulup sunulmadığı ve tıbbi tedavisinin hangi surette yerine getirildiği hususlarına ilişkin olarak dosyadaki bilgi ve belgeler ile kafile görevlisi hakkında açılan soruşturma sonucu düzenlenen rapor değerlendirildiğinde, olayda, davalı idarenin tedaviye ilişkin bütün yükümlülüklerini zamanında ve etkin bir şekilde yerine getirmediği, yeterli sağlık ünitesinin bulunmadığı, davacıların yakınının zamanında tam donanımlı bir hastaneye naklinin sağlanmadığının anlaşıldığı, mevzuat hükümleri uyarınca hac organizasyona katılan kişilerin seyahat süresince öncelikle sağlıklarının korunması ve icabeden tıbbi müdahalelerin gerekli şekilde yapılmasından sorumlu olan davalı idarenin yürüttüğü bu kamu hizmetinin gereği gibi işlemediği, davacıların yakınının rahatsızlanması üzerine gerekli tıbbi tedaviyi zamanında ve etkili bir şekilde almasını sağlayamamasından ötürü hizmetin işleyişinde kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, bu olay nedeniyle davacıların uğramış olduğu olağan dışı maddi ve manevi zararların hizmet kusuru esaslarına göre davalı idare tarafından tazmini gerektiği, davacılarının yakının özel ambulans ile Türkiye'ye getirilmesi nedeniyle geçerli fatura ve belge ile kanıtlamış oldukları 76.130,00 TL özel ambulans ücreti ile davacılardan ... ve ...'nun babalarının rahatsızlanması ve Türkiye'ye nakli sırasında Türkiye-Suudi Arabistan arası uçakla gidiş ve gelişleri karşılığında ödenen ve davacıların tümü tarafından karşılandığı belirtilen 4.583,31 TL ve 290,36 TL uçak bileti giderleri toplamı 81.003,67 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından miktar arttırım yoluyla manevi tazminat tutarının artırılamayacağı, bu nedenle davacıların manevi tazminat istemlerinin dava dilekçesinde talep ettikleri miktarlarla sınırlı olarak incelenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile dava dilekçesinde dava açılırken talep edilen manevi tazminat tutarları esas alınarak davacılardan ...'na 5.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'na 3.000,00 TL, ...'e 3.000,00 TL, ...'a 1.000,00 TL manevi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan tıbbi görüşte, akut böbrek yetmezliğinin böbrek fonksiyonlarının günler, saatler içerisinde aniden bozulması sonucunda gelişen ve kanda başta azotlu maddelerin yıkım ürünleri olmak üzere, çeşitli maddelerin birikmesi ve buna bağlı olarak tüm organ sistemlerinde bozukluklara yol açan ve bazen de ölüme sebep olabilen bir sendrom olduğu, akut böbrek yetmezliğinin, geçmişinde kronik böbrek hastalığı, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar sistemi ve sair hastalıkları olan bireylerde gelişebileceği, böbreğin kanlanmasında ani azalma (sıvı kayıpları, kanamalar vs) idrar yollarında tıkanma veya doğrudan böbreğin yapılarında hasara yol açan durumlarda gelişebileceği, akut böbrek yetmezliğinin, aniden bir anda ortaya çıkabilen, genellikle saatler, günler içinde klinik olarak aşikâr hale gelen bir durum olduğu, Akut böbrek yetmezliği olan hastalarda hayatı tehdit eden durumların varlığında diyaliz yapılması gerektiği, bu durumların serum potasyum yüksekliği, kan PH düşüklüğü, damar içi sıvı hacmi artışı ve hipertansiyon, üremik belirti ve bulgular olarak sıralanıp, bu durumlarda akut böbrek yetmezliği olan hastanın vefatıyla sonuçlanabileceğinden diyaliz tedavilerinin bir an önce uygulanması gerektiğinin belirtildiğinden taraflarca yapılan istinaf isteminin anılan gerekçenin eklenmesi ile reddi yönünde verdiği ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 09/03/2021 tarih ve E:2020/4386, K:2021/1021 sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine ilişkin kısmının onanmasına, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının miktar yönünden kesin olduğu ve temyiz yolunun kapalı olduğu, bu kararın bozulması yönündeki Danıştay kararının yok hükmünde olduğu, idarenin hac görevlisiin kanun ve yönetmeliklerin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği, kasta varan ihmali nedeniyle oluşan zarardan davalı idarenin sorumlu olduğu, anılan hac görevlisi hakkında açılan ceza davası sonucunda mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Ayrıca anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.