Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2022/3101 E. 2024/2790 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2022/3101
- Karar No
- 2024/2790
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3101 Karar No : 2024/2790 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Limited Şirketi 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ticari kullanım amacıyla 08/05/2015 tarihinde yurda giriş yapan ... plakalı aracın yurtta kalış süresini mazeretsiz olarak aşarak geçici ithalat rejimi hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara kararına istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; rejim ihlaline konu aracın 08/05/2015 tarihinde ülkeye girdiği, rejim ihlalinin ise 15/11/2016 tarihinde tespit edildiği, aracın gümrük vergileri toplamının 36.459,41 TL olduğunun anlaşılması ve gümrük mevzuatından kaynaklanan para cezaları bakımından da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde uyuşmazlığın, davacının eylemine uyan 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza miktarı bakımından değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle, işlemin, 36.459,41 TL'ye isabet eden kısmı ile aracın yurda giriş yaptığı ve rejim ihlalinin tespit edildiği tarihler arasında geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında hesaplanan faize ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihtilafa konu araç amacı dışında kullanılmadığı ve ticari bir muameleye tabii tutulmadığından rejim ihlalinin söz konusu olmadığı; davalı idarece ise, süresinde aracı yurt dışı etmeyen davacı hakkında geçici ithalat rejimini ihlalden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü veya kısmen reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı kısmen onaylaması yada kaldırması suretiyle ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir. Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi ve kısmen kabulü suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.