Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2022/2403 E. 2025/1710 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2022/2403
- Karar No
- 2025/1710
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2403 Karar No : 2025/1710
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E-Tebligat) KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2016 yılının Şubat dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; özel tüketim vergisi yönünden, Mahkemelerince UYAP üzerinden re'sen yapılan araştırmada, olayla ilgili olarak görülmekte olan ceza davasının .... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında kayıtlı olduğu, dosyaya sunulan yakalama tutanağı ile ceza dava dosyasının birlikte incelenmesinden; ceza dosyasında henüz bir karar verilmediği, olayla ilgili tanıkların ve sanıkların ifadelerinin alındığı, bandrolsüz sigaraların yakalandığı aracın sürücüsü olan ...'un beyanında, kendisine herhangi bir aracın öncülük etmediğini, sigaraları kendisinin aldığını, diğer şahıslarla bir irtibatının olmadığını, yol kontrolünü görünce aracıyla geri döndüğünü ifade ettiği, davacının sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ifadesinde, davacı ...'ı kendisinin ehliyeti olmadığı için çağırdığını, yola çıkmadan ... ile karşılaştığını, ...'un aracının bozuk olduğunu söyleyip kendisinin önünden gitmesini istediğini, kendisinin de önden gittiğini beyan ettiği, başka bir ifadesinde ...'un kullandığı aracı görmediğini belirttiği, davacının ise, ...'ın ehliyeti olmadığı için kendisinden aracı kullanmasını istediğini, ...'u görmediğini ve tanımadığını beyan ettiği, ayrıca 09/06/2016 tarihli duruşma tutanağına göre Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) üç sanığın telefon numarası bilgileri verilerek "arayan ve aranan numaraların baz istasyonu bilgilerinin" istenilmesine ilişkin ara kararı cevabının geldiği tutanağa geçmiş ise de, UYAP ortamında bu cevaba ulaşılamadığı, ceza dosyasında yer alan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, aracında bandrolsüz sigara yakalanan sanık ...'un hiçbir şekilde sigaraların davacıya ait olduğundan bahsetmediği, sanıklardan ...'ın davacıyı kendisinin ehliyeti olmadığından dolayı aracı kullanması için çağırdığını beyan ettiği, kendisinin ...'la karşılaştığını ve aracının bozuk olduğunu söylemesi nedeniyle ...'un önünden gittiğini ifade ettiği görülmekle birlikte, ...'ın bu konudan bilgisi olduğundan bahsetmediği, davacının diğer sanık ifadeleri ile çelişki yaratmayacak şekilde ...'ın isteği üzerine aracı sürdüğünü, ...'u görmediğini beyan ettiği, TİB'den gelen yazı cevabına ulaşılamamış ise de, gelen kayıtta "iletişimin içeriğine" yönelik bir bilgi olmayacağından, cevaba ulaşılsa da gümrük kaçağı sigaralarla davacının irtibatını açıklamaya yetmeyeceği anlaşıldığından ve sigaraların davacının aracında ya da üzerinde yakalanmadığı da açık olduğundan, olayda davacının kaçak sigaraları bulunduran sıfatını taşımadığı; katma değer vergisi yönünden ise, davacının, söz konusu sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanması yönünden, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından resmi bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olduğu, zira, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden gelir ya da katma değer vergisi mükellefiyeti olanlar nezdinde yapılabileceği, öte yandan, anılan Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğu, daha önceden katma değer vergisi mükellefi olmayan, hakkında fiili ya da kaydi envanter yapılması mümkün bulunmayan davacı adına belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasını gerektirecek yasal koşulların da olayda mevcut olmadığı, bu nedenle, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kullandığı aracın, sigaraların yakalandığı diğer aracın önünden giderek gözcülük yaptığı, bandrolsüz sigaraları "bulunduran" sıfatına haiz olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. .... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.