Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2021/2625 E. 2024/1645 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2021/2625
- Karar No
- 2024/1645
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2625 Karar No : 2024/1645 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tahakkuk ettirilen gümrük vergisinin referans kıymetine isabet eden kısmına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazla ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı tarafından ithal edilen "taze yeşil muz" cinsi eşya için koli başına idarece belirlenen referans kıymetin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş eşyanın gerçek satış bedeli olmadığı, davacı tarafından beyan edilen kıymetin gerçeği yansıtmadığına dair idarece somut bir tespite yer verilmediği, bu durumda, ithal edilen eşyaya ilişkin fazladan ödenen tutarın geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolundaki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer yandan, iade istemine konu tutar hakkında kendisine kusur atfedilemeyecek olan davacının yasal faiz talebinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizinin anlaşılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayda davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlemin mevcut olmadığı, davacının hür iradesiyle verdiği beyanın kendisini bağladığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.