Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2021/1076 E. 2024/1570 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2021/1076
Karar No
2024/1570

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1076 Karar No : 2024/1570 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2015 yılının Ağustos dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin, olay tarihinde davacının merniste kayıtlı yerleşim yeri adresinde 25/09/2017 ve 04/10/2017 tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, tebliğ zarfının üzerine "Adrese gidildi. Adreste muhatabın eşi ...'den alınan sözlü beyana göre muhatap cezaevinde. Tebliğ imkansızlığından çıkış merciine iade" şerhi konulduğu ve durumun posta memuru tarafından imza altında alındığı, daha sonra 16/04/2018 tarihinde söz konusu adrese tebliğ evrakının gönderen idareden alınacağı şerhini içeren tebligat pusulasının yapıştırıldığı, davacı tarafından dava açılmaması ve vadesinde ödeme yapılmaması üzerine amme alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, davacı adına düzenlenen ihbarnamelere ilişkin 25/09/2017 ve 04/10/2017 tarihli tebliğ alındılarına davacının cezaevinde bulunduğu şerhi düşülmesine karşın söz konusu durum araştırılmadan tebligat yapılmaya çalışıldığı, ilgili dönemde davacıya vasi atanmış ise vasisine, atanmamış ise tutuklu ve hükümlülere yönelik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19. maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılması gerektiği, öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinin 3. fıkrasına göre, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği, ancak, söz konusu tebliğ evrakının tesliminin aynı Kanun'un 102. maddesine uygun olarak yapılması gerektiği, olayda ise, 25/09/2017 ve 04/10/2017 tarihli tebliğ alındılarına uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne uygun olarak şerh düşülmediği, anılan maddede değişiklik yapan 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra 16/04/2018 tarihinde kapıya yapıştırılan pusulanın, 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının aynı sebeplerle tebliğ edilememesi durumunda, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılması halinde durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmesi durumunda geçerli olacağı, olayda ise, ilk yapılan 2017 tarihli tebligatların usulüne uygun olmadığı, ayrıca tebligat pusulasının da tebliğ alındısı üzerine usulüne uygun şerh düşülmesi halinde geçerli olacağı, dolayısıyla, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu durumda, kesinleşmiş amme alacağı bulunmadığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının bandrolsüz sigaraları "bulunduran" sıfatına haiz olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özel tüketim vergisine tabi malları bulunduranlardan mala ait alış belgelerinin ibrazının istenmesi gerektiği, alış belgesinin ibraz edilememesi halinde belgesi ibraz edilmeyen malın tespit tarihindeki özel tüketim vergisi dahil emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin alışlarını belgelemeyen mükellef adına re’sen tarh edileceği, ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin 16/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2021/1076, K. 2024/1570, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2021-1076-e-2024-1570-k-c151048376ae