Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2021/8282 E. 2023/9213 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2021/8282
Karar No
2023/9213
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/8282 Karar No : 2023/9213 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... Belediye Meclisinin... tarihli ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; uyuşmazlıkta, dava konusu plan değişikliğinden önce ... Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararı ile sadece konut alanına ilişkin olarak yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı açılan davada, .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, mahallinde yapılan yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliğinin teknik ve nesnel gerekçelere sahip olduğu, plan kararlarının 08.02.1994 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/100.000 ölçekli ...i Çevre Düzeni Planı ile çelişmediği, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı, anılan bölgedeki gelişme konut alanları için belirlenen TAKS:0.25, KAKS:0.50 yapılaşma yoğunluğunun, dava konusu parsel için de geçerli kabul edilmesinin, bölgedeki nüfus yoğunluğunu artırmayan ve bölgenin kentsel, sosyal ve teknik altyapısını bozmayan bir yapı yoğunluğu olarak planlama esaslarına ve planlamada eşitlik ilkesine uygun olduğu ancak dava konusu alanda plan değişikliğine gidilmesi için geçerli teknik ve nesnel gerekçeler bulunduğu kanaatine varılmış olmakla beraber alanın yapılaşma disiplininin korunması, doku bütünlüğünün sağlanması, böylelikle yakın çevresi ile mekânsal uyumun sağlanması için dava konusu parselin kuzeyinde konumlanan turizm tesis alanının plan değişikliği sınırı kapsamına alınmamış olmasının dava konusu plan değişikliğinin yapılma gerekçesine ve planlamada eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle ile işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile de istinaf isteminin reddedildiği, söz konusu yargı kararı üzerine yargı kararının uygulanması maksadıyla, ... Belediye Meclisinin davaya konu ... tarihli kararı ile anılan taşınmazın kuzeyinde bulunan turizm tesis alanı da (7900 m2) plan sınırına dahil edilerek yaklaşık 6.600 m2'lik kısmında (konut alanı) E:1.20, yapı yüksekliği 5 kat iken; E:0.50, yapı yüksekliği ise 2 kat olarak belirlendiği, söz konusu taşınmazın yaklaşık 7.900 m2 yüzölçümüne sahip turizm tesis alanı için ise E:1.20, yapı yüksekliği (hmaks): 16.50 m iken; E:0.50, yapı yüksekliğinin ise 2 kat olarak belirlendiği, bakılan davada, ... Belediye Meclisinin sadece konut alanına özgü ilk ... tarihli plan değişikliği kararının; Mahkeme kararıyla her yönüyle imar hukukuna uygun bulunduğu ancak davacıya ait aynı parselde yer alan turizm tesis alanın, plan değişikliği sınırı kapsamı dışında bırakılarak E:1.20, yapı yüksekliği (hmaks): 16.50 m olarak kalmasının yakın çevresi ile mekânsal uyumu sağlamadığı ve doku bütünlüğünü bozduğu bu nedenle işlemin iptaline karar verildiği, bu doğrultuda davalı idarelerce yargı kararının uygulanması amacıyla, dava konusu taşınmazın yaklaşık 6.600 m2 yüzölüçümüne sahip konut alanı ile yaklaşık 7.900 m2 yüzölçümüne sahip turizm tesis alanın bir bütün olarak ve yapılaşma koşullarının çevresiyle uygun hale getirilmesi suretiyle dava konusu plan değişikliği ile konut alanının Taks:0.25, Kaks:0,50 ve yapı yüksekliği: 2 kat, turizm tesis alanının ise E:0.50 ve yapı yüksekliğinin: 2 kat olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin.3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece keşif ve bilirkişi yapılmadan karar verildiği, dava konusu alana dair daha önce yapılan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, çevre yapılarda hem konut hem turistik tesis alanlarında yükseklik değerinin daha büyük olduğu, çok katlı yapıların bulunduğu, çevre yapılar araştırılmadan karar verildiği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Kuşadası Belediye Başkanlığı tarafından; Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :Uyuşmazlıkta, her ne kadar, dava konusu edilen plan değişikliği, yargı kararının uygulanması maksadıyla... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararındaki tespitler doğrultusunda alınmış bir karar olsa da; mahkeme kararında esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın turizm tesis alanı kullanımında kalan kısmı yönünden yalızca planda kuzeyinde olan turizm tesis alanı kullanımında bulunan başka bir taşınmazın yoğunluk değeri dikkate alınarak dava konusu taşınmazın yoğunluk değerinin uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, yakın çevresindeki diğer turizm tesis alanı kullanımında kalan alanların yapılaşma koşullarının değerlendirilmediği, ayrıca, dava konusu plan değişikliğine ilişkin işlemde, turistik tesis kullanımında kalan alanın hem yoğunluk değerinin hem yapı yüksekliğinin belirlendiği hem de kullanım kararının otel olarak değiştirildiği dikkate alındığında tüm bu değişikliklerin çevresiyle uyumu, şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı hususlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın eksik inceleme sonucu verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 11/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY : Dava, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu plan değişikliğinden önce ... Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın sadece konut kullanımında kalan kısmının yapılaşma koşullarına dair TAKS:0.25, KAKS:0.50 kat yüksekliği:Ayrık Nizam 2 kat olacak şekilde plan değişikliği yapıldığı, anılan plan değişikliğine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, plan kararlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bulunmadığı, anılan bölgedeki gelişme konut alanları için belirlenen TAKS:0.25, KAKS:0.50 yapılaşma yoğunluğunun dava konusu parsel için de geçerli kabul edilmesinin ve kat yüksekliğinin 2 kat olarak belirlenmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve planlamada eşitlik ilkesine uygun bulunduğu ancak ... ada ... parselin kuzeyinde konumlanan turizm tesis alanı yoğunluk değerinin plan değişikliği sınırı kapsamına alınmamış olmasının dava konusu imar planı değişikliği onama sınırının, plan değişikliği yapma gerekçesine ve planlamada eşitlik ilkesine aykırı olduğu, alanın yapılaşma disiplininin korunması, doku bütünlüğünün sağlanması, böylelikle yakın çevresi ile mekânsal uyumun sağlanması amacı doğrultusunda ... ada ... parselin kuzeyinde bulunan turizm tesis alanı yoğunluk değerinin plan değişikliği sınırı kapsamına alınması gerektiği, plan sınırının bu şekilde belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle planın iptaline karar verilmesi üzerine anılan iptal kararının uygulanması maksadıyla dava konusu edilen ... Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın konut alanı kullanımında kalan kısmı ile turizm tesis kullanımında kalan kısmının bir bütün olarak plan değişikliği sınırı içine alındığı ve yaklaşık 6.600 m2'lik konut alanı kullanımında kalan kısmının yapılaşma koşulları E:1.20, yapı yüksekliği 5 kat iken; TAKS:0.50, KAKS:0,25, yapı yüksekliği ise ayrık nizam 2 kat olarak belirlendiği, söz konusu taşınmazın yaklaşık 7.900 m2 yüzölçümüne sahip turistik tesis kullanımında kalan kısmının yapılaşma koşulları; E:1.20, yapı yüksekliği(hmaks):16.50 m iken; Yençok: 2 kat, E:0.50, olarak belirlendiği ve bu alana otel kullanımı getirildiği anlaşılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesinde, Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir, hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, her nekadar, dava konusu edilen plan değişikliği, yargı kararının uygulanması maksadıyla yukarıda belirtilen tespitler doğrultusunda alınmış bir karar olsa da; yargı kararının taşınmazın kuzeyinde kalan turizm tesis alanının yoğunluk değerinin taşınmazın yoğunluk değeri ve etrafındaki turizm tesis alanı yoğunluk değeri ile uyumsuz olduğu bu nedenle turizm tesis alanı kullanımında kalan kısmın da dahil edilerek alanın yoğunluk değerinin bütünsel olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesine dayandığı ve bu kararın uygulanması maksadıyla yapılan dava konusu plan değişikliği ile de söz konusu turizm tesis alanında yoğunluk değerinin düşürüldüğü, ancak turizm tesis alanının yoğunluk değerinin incelenmesi bakımından, yakın çevresindeki diğer turizm alanlarının yapılaşma koşullarının incelenmediği, ayrıca dava konusu edilen plan değişikliğinde turizm tesis kullanımında kalan alanın sadece yoğunluk değerinin değil, hem yapı yüksekliğinin değiştirildiği hem de kullanım kararının otel olarak değiştirildiği dikkate alındığında tüm bu değişikliklerin şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun bulunup bulunmadığı hususlarının tespitinin, özel ve teknik bilgi gerektirdiği açık olduğundan keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının talebi doğrultusunda, dava konusu plan değişikliği hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın, eksik inceleme sonucu verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2021/8282, K. 2023/9213, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2021-8282-e-2023-9213-k-465ae4064f15