Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2021/5447 E. 2025/7349 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2021/5447
- Karar No
- 2025/7349
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No:2021/5447 Karar No:2025/7349
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2-(DAVACI) ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF : 1-(DAVACI) ... 2-(DAVALI) ... Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davalı idare tarafından esas yönünden; davacı tarafından gerekçe yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan İstanbul-Kadıköy-Fikirtepe ve Çevresine İlişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askı süresi içerisinde 19/02/2014 tarihinde davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planında davacının sahibi olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından; nüfus ve yoğunluk değerleri açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararları ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararları ile ilave emsal getirilmesine karşın, farklı parsel büyüklüklerine, farklı oranlarda artış getirildiği, bu durumun bölgeye gelecek yoğunluk ve paralelinde nüfusun net olarak hesaplanmasına olanak tanımadığı gibi içinde yer aldığı bölgenin yapılanma koşullarının çok üzerinde bir yapılanma hakkı getirdiği, planın belirlilik ilkesine uygun olarak hazırlanmaması nedeniyle hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davalı idarenin esasa yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise; mahkeme kararında ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmaması dışında kalan kısımları yönünden reddine, mahkemece ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmaması yönüyle kısmen (gerekçeli) kabulü ile mahkeme kararının "iptale" ilişkin kısmına uygulama ve nazım imar planlarında değişiklik yapılmasına dair başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Bölge Mah., ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından hukuka uyarlık bulunmadığına dair gerekçenin eklenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; mülkiyetinde bulunan ve uyuşmazlık konusu taşınmazlarının riskli veya ruhsatlı olup olmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı, bu hususun dikkate alınmayarak ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı tarafından; temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Planlama bölgesini kapsayan Kadıköy İlçesi, Fikirtepe ve çevresine ilişkin alanın 6306 sayılı Kanun hükümleri kapsamında 09/05/2013 tarih ve 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla "riskli alan" olarak ilan edildiği, Danıştay 6. Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2015/9810, K:2016/4445 sayılı kararıyla söz konusu Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2016 tarih ve E:2016/3653, K:2016/3038 sayılı kararıyla da onanarak kesinleştiği, bu halde dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının hukuki dayanağının kesinleşen yargı kararıyla iptal edildiği anlaşıldığından, tarafların temyiz istemlerinin reddedilerek temyize konu istinaf kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu alanın 31/05/2013 tarih ve 28663 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarih ve 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan olarak ilan edildiği, riskli alana ilişkin olarak İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünce hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının .. tarih ve ... sayılı oluruna istinaden tadilen resen onaylanarak 27/08/2013-25/09/2013 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, söz konusu plana askı süresi içerisinde yapılan itirazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluruyla kısmen uygun bulunarak değiştirilmesi üzerine, yeniden 06/02/2014-07/03/2014 tarihleri arasında askıda ilan edilen planlara davacı tarafından askı süresi içerisinde 19/02/2014 tarihinde (dava dilekçesinde dava konusu planlar olarak belirtilen) yapılan itirazın zımnen reddedilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.", 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; "Bakanlıkça belirlenen tanımlar ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan halihazır haritalar, plan, plan değişikliği ve revizyonları, parselasyon planları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgeleri ile imar mevzuatına konu edilen diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Bakanlar Kurulunca belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır." hükmü, aynı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında; "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır." hükmüne yer verilmiştir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. Maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde Riskli alan; ''Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca (02/07/2018 tarih ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 196. maddesiyle bu bentte yer alan “Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir) kararlaştırılan alan'' olarak tanımlanmış, ''Uygulama işlemleri'' başlıklı 6. maddesinde; ''...(5) Bakanlık; a) Riskli alanlara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya (...) yetkilidir. (6) Bakanlık, riskli alanlar, rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye veya özel standartlar ihtiva eden planlar ve kentsel tasarım projeleri yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya yetkilidir. (...)" hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; 09/05/2013 tarih ve 2013/4719 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla "riskli alan" olarak ilan edilen İstanbul-Kadıköy-Fikirtepe ve çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluruna istinaden tadilen resen onaylandığı, plana askı süresi içerisinde yapılan itirazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluruyla kısmen uygun bulunarak değiştirildiği, 06/02/2014-07/03/2014 tarihleri arasında askıda ilan edilen planlara davacı tarafından askı süresi içerisinde yapılan itirazın zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli alan olarak belirlenen alanlarda plan yapma yetkisinin davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu, bunun için öncelikle plan yapılacak olan bölgenin riskli alan olarak belirlenmesi, sonrasında ise bu karar kapsamında hazırlanan nazım ve uygulama imar planlarının onaylanması gerekmekte olup, "riskli alan" ilanına ilişkin kararın hukuka aykırılığının yargı kararıyla ortaya konulması halinde ise, bu karar doğrultusunda hazırlanan nazım ve uygulama imar planlarının da hukuki dayanaktan yoksun hale geleceği açıktır. Uyuşmazlıkta, planlama bölgesini kapsayan İstanbul İli, Kadıköy İlçesi sınırları içerisinde bulunan (Fikirtepe, Dumlupınar, Eğitim, Merdivenköy) alanların 6306 sayılı Kanun hükümleri kapsamında riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin 09/05/2013 tarih ve 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2015/9810, K:2016/4445 sayılı kararıyla "...söz konusu alanın üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair idarelerce hazırlanan raporların büyük ölçüde gözlemsel olduğu ve genel bilgiler içerdiği, İstanbul ilinde daha önce meydana gelen depremler sonucunda uyuşmazlığa konu yapıların olumsuz etkilenip etkilenmediği yolunda belirlemeye yer verilmediği, yapılardan numune alınmak suretiyle teknik bir metot üzerinde çalışılmadığı, yapıların hangi yönlerden can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını kanıtlayıcı yeterli bilgi içermediği gibi alanın zemin itibariyle riskli olduğu gerekçe raporunda yer almasına karşın, alanın yerbilimsel etüt raporunun düzenlendiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, bu nedenlerle alanın riskli alan ilan edilebilmesi için Kanunun ve Uygulama Yönetmeliğinin öngördüğü koşulların varlığının detaylı bir teknik raporla ortaya konulmadığı, bu durumda; uyuşmazlığa konu alanın "riskli alan" ilan edilmesine ilişkin 09.05.2013 tarihli, 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2016 tarih ve E:2016/3653, K:2016/3038 sayılı kararıyla da onanarak kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığa konu alanın riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin 09/05/2013 tarih ve 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararının kesinleşmiş yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi karşısında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan İstanbul - Kadıköy - Fikirtepe ve çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde belirtilen gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen gerekçeli kabulü ile mahkeme kararının "iptale" ilişkin kısmına gerekçenin eklenmesi, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.