Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2021/3580 E. 2025/3820 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2021/3580
- Karar No
- 2025/3820
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/3580 Karar No : 2025/3820
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : Zonguldak İli, Kozlu İlçesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planın onaylanmasına ilişkin Kozlu Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) : Dava, Zonguldak İli, Kozlu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli ilave nazım ve 1/1000 ölçekli ilave ve uygulama imar planının kabulüne dair ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı Kozlu Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır. İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 2016 yılı onaylı önceki 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında "otopark", "park", "yol" alanı olarak planlanmışken dava konusu imar planlarıyla "otopark" alanı kaldırılarak "park" ve "yol" kullanım kararları belirlenmiştir. Davacı tarafından, verilen bu fonksiyonlara itiraz edilerek bu kullanımların yerine taşınmazın güneyinde yer alan ticaret+konut alanları gibi kullanımlar verilmesi talebiyle yapılan itirazın reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, idare mahkemesince, bilirkişi raporu doğrultusunda ticaret alanlarına yönelik olumsuz eleştirilerle, park ve yol alan alanlarının da orman alanında kalması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek "parselin mevcut fiili durumu, kullanım şekli, doğal doku içindeki yeri dikkate alındığında söz konusu parselin yapılaşmaya açılması ile -parsel çevresindeki mevcut orman alanının 2013 yılından sonraki planlama kararları ile azaltıldığı gözetildiğinde- var olan yapılaşma baskısının daha da artacağı, bunun yanında parselin geçmiş planlama kararlarında öngörülen kamusal kullanım kararlarının dava konusu planlama kararları ile sürdürüldüğü dikkate alındığında, söz konusu parselin mevcut fiili duruma ve doğal dokuya uygun bir biçimde geçmiş fonksiyonlarına da uygun olarak park ve yol fonksiyonunda bırakılmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bununla beraber, davacının talebinin taşınmaza verilen park ve yol fonksiyonları yerine ticaret+konut fonksiyonu verilmesi yönünde olması nedeniyle uyuşmazlığın davacıya ait parselin yapılaşmaya açılacak şekilde ticaret+konut kullanımı ile fonksiyonlandırılmasının uygun olup olmadığının çözümlenmesine bağlı olduğu, ancak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının ticaret +kullanımı talebine yönelik değerlendirmelerden ziyade, taşınmazın neden orman alanında kalması gerektiğine yönelik değerlendirmelere yer verildiği, anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, yargılamanın davacının talebinin neden karşılanacağı/karşılanmayacağı boyutuyla ele alınması gerekmesi nedeniyle, taşınmaza "ticaret+konut alanı" kullanımı getirilmesi halinde, taşınmazda oluşacak kullanıcı yoğunluğunun, bölgenin mevcut sosyal ve teknik altyapı alanları üzerinde yaratacağı etkileri, taşınmaz için önerilen işlevin ve yapılaşma koşullarının yakın çevrenin ve bölgenin yapılaşma dokusu ile uyumlu olup olmadığı, taşınmazın donatı alanından faydalı alan kullanımına çevrilmesine ilişkin talebin plan ana kararlarının bütünlüğü ve sürekliliği üzerinde yaratacağı etkilerinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri, kamu kararı ve bölgenin koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, bilirkişi heyetinden ek rapor alınması veya gerekli görülmesi halinde yeni bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği bozulması oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.