Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/7686 E. 2025/7983 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/7686
Karar No
2025/7983
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/7686 Karar No : 2025/7983

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında alındığı, bunun 30 Mayıs 2016'da kamuoyuna duyurulduğu, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, FETÖ/PDY terör örgütleriyle herhangi bir irtibatının bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, "mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu,Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen emniyet örgütüne ilişkin fişleme bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı delil olduğundan hükme esas alınamayacağı, bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... bozma öncesi müdafii huzurunda alınan sorgu ve savunmasında:Ben daha önce bu konuda Emniyette, Savcılıkta, Sulh Ceza Hakimliğinde ayrıntılı ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben daha önce soruşturma aşamasında tüm bildiklerimi anlattım, teşhiste B.E. isimli şahsı teşhis edebildim, diğer bahsettiğim ..., ... ve ... isimli şahıslara ilişkin bana o dönemlerde üniversiteden mezun olanların fotoğrafları gösterildi, muhtemelen bu şahıslar gerçek isimlerini kullanmadıkları için teşhis edemedim, gösterilenler arasında yoktu. Daha önceki ifademde belirttiğim üzere ben 2013 yılı başlarında bu örgütle bağlantımı koparmıştım. Ben ilk okulda başarılı bir öğrenciydim, Ankara ili Sincan ilçesinde devlet okulunda okuyordum, o tarihlerde Vatan dershanesine gitmiştim, bu örgütle irtibatlı bir dershane değildi, oradaki bir öğretmen vasıtasıyla örgüt mensupları bizim evimize geldiler, babamı askeriyeye girmem konusunda ikna etmeye çalıştılar. Ben o süreçte polis koleji, askeri sınavları ve fen lisesi sınavlarının hepsini kazanmıştım. Ben bahsettiğim Vatan dershanesindeki öğretmenin ismini hatırlamıyorum, gelen kişiler isimlerini söylemediler, babam ile konuştuklarında babam onların Samanyolu kolejinden geldiklerini öğrenince örgüt liderine karşı zaten önceden olan antipatisi sebebiyle onları evden kovdu. Ben askeri sınavların mülakatında elendim, hatta mülakatta bana sen de baban gibi imam olsana şeklinde söylemişlerdi. Babamın onları evden kovmasından dolayı mülakatta elendiğimi düşünüyorum. Bu mülakatlardan elenince ben de polis koleji mülakatlarına girdim, orada sadece spor ve sağlık şeklinde mülakat yapılıyordu, mülakatı geçtim kazandım ancak birinci sınıfta bir dersten kaldım, ikinci sene yine aynı ders olan ingilizceden kaldım, bu şekilde devre kaybı oldum, ancak okuldan atılma konusu söz konusuydu, daha önce bahsettiğim Vatan dershanesinden gelen öğretmen babam evde yokken bu sefer daha önce ifademde ismini ... olarak söylediğim kişiyle evimize geldiler, bu şahıs ingilizce konusunda yardım olabileceğini söyledi, ben eski dershane öğretmenim getirdiği için örgütle bağlantılı olabileceklerini düşünmedim. Bu ... isimli şahıs bana 1 hafta ders anlattı ve sınavı geçtim, sonrasında bu şahısla dışarılarda buluşmaya başladık, bir arkadaş gibiydik, kolej boyunca ayda bir iki ayda bir görüştük, ancak bu yapının evlerine hiç gitmedim, hep dışarıda buluştuk. Ancak bu şahıs bana yavaş yavaş bu örgütle ilgili bağlantılı olabilecek bir takım sözleri oldu, Fethullah Gülen'in kitabını okumam için verdi, ben babamdan korktuğum için eve götüremedim, çöpe attım. Ben koleji bu şekilde bitirdikten sonra akademiye geçtim, sonrasında beni bir şahıs aradı, ... artık gelemeyeceğini kendisinin geleceğini söyledi, bu şahıs bana ismini söylemedi, ben ... ile arkadaş gibi görüştüğüm için bu şahısla görüşmek istemedim. Akademinin son senesinde ben daha önceden teşhis ettiğim CMK dersinin hocasından sınıfta kaldım, benimle birlikte yaklaşık 50 kişi sınıfta bırakıldı, o dönemde ismini ... olarak söyleyen birisi aradı, bana Samsun'da çalışır mısın dedi, ben kendisine okulu bitiremediğimi söyledim, o da halledilecek dedi, benim mağduriyetimden bu şekilde faydalandılar. Ben ancak bu şekilde sınıfı geçebileceğimi anladım. Bu sebeple kabul ettim, hemen sonrasında sınıfı geçtiğimi öğrendim. Bu ... ile Samsun'da bir kafede görüştük. Ben zaten Samsunda istihbarat şubede göreve başlamıştım, ancak bana istihbarat şubede hiçbir görev vermediler. Yetki ve sorumluluk vermediler. Ben ... isimli şahısa beni bu şubede çalıştırmadıklarını söyleyip başka bir birime geçmek istediğimi söyledim, sonrasında beni Ankara'da bir kaç aylığına kursa gönderdiler. Ben kurstayken ... isimli şahıs ya da kendisini ... olarak tanıtan şahıs yanıma geldiler, ... isimli şahıs bana artık ... isimli şahsın benimle ilgileneceğini söyledi, ben ikinci görüşmemizde ...e Samsun'da istihbarat şubede çalışmak istemediğimi söyledim, o da bana kızdı, o da bana daha önce yapmış oldukları yardımları söyleyip bundan sonra polis arkadaşlarla ayrı bir evde kalacağımı, maaşımdan kesinti yapılacağını söyledi, ancak ben bu sebeple kendisiyle tartıştım, kabul etmedim. Bu tartışmadan sonra bir daha ben bu şahıslarla görüşmedim, kendileri de beni aramadılar, çünkü bn ikinci tartışma sırasında bu şahsı tehdit etmiştim, kendisinin fotoğrafını çektim, kaydettim, şeklinde tehditvari konuştum. İlk görüşmemizde bu şahıs benden telefonumu istemişti, telefonu kendisine verdiğimde ByLock isimli programı yüklediğini düşünüyorum, artık buradan yazışacağız dedi, ben isminin ByLock olduğunu o zaman bilmiyordum, deneme amaçlı bana bir mesaj göndermişti, ben bu mesajı silmiştim, ancak kendisiyle daha sonra bu program üzerinden yazışma yapmadım. Benim bu bahsettiğim tarihin 2013 yılı başları olduğunu hatırlıyorum ancak emin değilim. Bana kullanıcı adın ne olsun diye sormuştu, ben de söylemiştim, hatta şifreyi de sormuştu, onu da söylemiştim ancak şuanda hatırlamıyorum. Bu tartışma olayından sonra ben Ankara'da istihbarat daire başkanlığına bağlı değerlendirme şube müdürlüğünde çalışmaya başladım. Bu şube pasif görevlerin yapıldığı bir şubedir, sadece gazeteler kontrol edilerek arşivlenmesi yapılıyordu. Ben bu ... isimli şahısla tartışma sırasında bir daha görüşmek istemediğimi de söylemiştim, dediğim gibi kendisini tehdit etmiştim, bu sebeple beni bir daha aramadıklarını düşünüyorum. Ben ... isimli şahısla kolejden sonra bir daha görüşmedim. Bu bahsettiğim görüşmelerde tek başımaydım, dolayısıyla kolej kısmında, akademi kısmında ve görev yaptığım döneme ilişkin bu yapıyla ilgili ismini bildiğim şahıs yoktur. Ancak ...'in teklifini kabul etseydim devrelerimle birlikte bu örgüte ait bir evde kalacaktım. Bu şahıslar bana güvenmedikleri için daha önceki ifadelerimde belirttiğim okudukları okullara ilişkin yanlış bilgi vermiş olabilirler, bu sebeple de teşhis ve fotoğrafları bana gösterilmemiş olabilir." şeklindeki davacının ikrarları ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce 06/11/2016 tarihinde istihbarat branşından çıkarılarak genel hizmet branşına aktarıldığı tespitine yer verilmişse de, söz konusu şubeden çıkarılma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından, bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/7686, K. 2025/7983, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-7686-e-2025-7983-k-32a3d01cd80c