Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/7669 E. 2025/7992 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/7669
- Karar No
- 2025/7992
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/7669 Karar No : 2025/7992
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Ankara 25. İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile bir bağının olmadığı, savunma hakkı tanınmadan OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, somut bir delil ve gerekçenin gösterilmediği, gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkı gibi Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, yasal olarak faaliyet gösteren (banka, sendika, dernek, vakıf, okul, şirket gibi) tüzel kişilerle geçmişte kurulan hukuki ilişkilerin OHAL ilanı sonrasında terör örgütleriyle iltisak nedeni olarak kabul edilemeyeceği, işlendiği zaman yürürlükteki kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı ceza verilemeyeceği, FETÖ/PDY örgütünün ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü listesine alındığı, bu tarihten önceki eylemler nedeniyle terör örgütü üyeliği suçunun oluşmayacağı, Bank Asya hesabındaki işlemlerinin olağan bankacılık faaliyeti olduğu, talimatla hareket etmediği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesince ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 09/09/2020 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin, ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Tanık M. F. K. beyanında: "Ben hazırlık aşamasında etkin pişmanlık kapsamında bulunmuştum, oradaki ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim, ben ifademde de belirttiğim gibi yapı içerisinde bölge talebe mesulluğu yapıyordum, ben 4 tane evden mesuldum, buradaki öğrencileri takip ediyordum, evlerde sadece üniversite öğrencileri kalıyordu, sadece askeri öğrencilerle de ilgilenen birimler vardı, benim tanıdığım dört beş tane daha bölge talebe mesulu vardı, zaman zaman bizim bir üssümüzle toplantılarımız olurdu, ben ...'i tanırı, kendisi bölge imamlığı yapıyordu, bölge imamları esnaflara bakıyordu,mütevelli dediğimiz gelir düzeyi yüksek olan bu kişilerle toplantılar yaparak onlardan örgüte gelir elde ediyordu, ... ile toplantılarda karşılaşıyorduk, bizim bağlı olduğumuz en sonki dönemdeki bölge imamımız ... idi, yaptığmıız toplantılarda evlerin durumu ile ilgili kendisine bilgi verirdik, diyeceklerim bundan ibarettir, daha önceki vermiş olduğum ifadelerim doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık E. Z. beyanında: "Benim hakkımda açılmış herhangi bir kamu davası bulunmamaktadır ancak Osmaniye C.Başsavcılığında hakkımda yürütülen bir soruşturma vardır dedi. Tanık devamla; Bana sormuş olduğunuz ... isimli kişiyi ismen tanımıyorum ancak ben kendisini kod ismi olan ... adı ile tanıyorum, kendisini fotoğrafından teşhis etmiştim, kendisini Adana ilinde üniveriste okurken örgüte ait evlerde kaldığım zamanlardan tanıyorum, kendisinin Fatih Eyaletinde bölge imamlığı yaptığını, örgüt öğrenci evlerinin finansal ihtiyaçlarından sorumlu olduğunu, BTM olduğum dönemle bana bağlı olan örgüt öğrenci evlerinin ihtiyaçlarını KAKAO programından bildirdiğimi, aslen Malatyalı olduğunu biliyorum, bu sanık hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi. Talimat üst yazısı gereği tanıktan sorulduğu; Sanık bize sohbet veriyordu, bu sohbetlerde Risalei Nur, Kuran-ı Kerim ve Fetullah Gülen kitapları okuyordu, benim katıldığım toplantılarda herhangi bir video izletmedi, sanığa herhangi bir ad adı altında para vermedim, sanığın gazete abonesi olup olmadığını bilmiyorum, sanığın Bank Asyaya para yatırıp yatırmadığını bilmiyorum, bana da para yatırmam konusunda herhangi bir telkinde bulunmadı, sanık hakkında bildiklerim 2013-2014 eğitim öğretim yıllına ait bilgilerdir, sanığı da en son 2015 yılı Haziran ayında gördüm " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık A. B. beyanında: "Ben bu konuda daha önce vermiş olduğum ifademi tekrar ediyorum. Yaptığım fotoğraf teşhis işlemi de doğrudur. İddianamede adı geçen sanık ...'i tanırım. Ben 2015-2016 Adana'da üniversite son sınıfta öğrenciyken Halit Sürler'in toplantılarında " Talha " kod adlı ... ile tanıştım. Kendisinin bölge imamı olarak görev yaptığını biliyorum. H. S.'nin bölge imamı toplantılarına ... de düzenli olarak katılırdı. Kendisi de kendine bağlı olan gruplara düzenli olarak sohbet veriyordu. Sohbetlerde dini içerikli konulardan bahsedilip, evlerin ihtiyaçları için de esnaflardan yardım talep ediliyordu. 2016 yılında Din Kültürü öğretmeni olarak Adana Piri Reis Lisesi'ne atanmıştı. Sohbetlerde ...'e himmet verilip verilmediğini bilmiyorum. Kendisinin gazete dergi aboneliği olup olmadığını, ByLock yada başka benzeri bir program kullanıp kullanmadığını, himmet verip vermediğini bilmiyorum. Olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık M. B. beyanında: '2011-2012 eğitim döneminde ben ... kod adlı BBTM'nin altında BTM olarak göreve başladım. ... da benim gibi aynı grupta BTM idi bu vesile ile kendisini Adana ilinde tanıdım. Bölümü İlahiyat ya da Din Kültürü öğretmenliği gibi bir şeydi. Ben tanıştığıım tarihlerde sanık okuyordu. Sanık bir toplantıda kendi bölgesindeki ev abilerinin ve evde kalanların örgütte görev aldığını belirtti ve bir takım görevler için isimler verebileceğini söyledi. Bunun üzerine Mikail ondan bazı isimler aldı. O toplantıda ismi geçen şahıslardan birine ben de lise talebesi götürdüm. Hazırlık aşamasında verdiğim ifade buna ilişkindir bu ifadem aynen geçerlidir. BTM, bölgesinde bulunan evlerdeki abilere sohbet verir onlardan sorumludur. Evlerin sorunları ile ilgilenir. Muhtemelen gazete ve dergi abonelikleri yapmıştır. Sohbet vermiştir bunlar BTM'liğin gerektirdiği işlerdir. Bunun dışında sanıkla fazlaca bir samimiyetim olmadığı için kendisine ilişkin bilgilerim bu kadardır. Daha önce ...'yı teşhis etmiştim. Gerçek isminin ... olduğunu sonradan öğrendim. ...'yı 2012 mayısından sonra görmedim çünkü; ben örgütten ayrılmıştım ancak 2015 yılında '... Kafe' denen bir yerde gördüm ancak kendisi ile konuşmadım. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri ile dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.