Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/4088 E. 2025/10611 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/4088
- Karar No
- 2025/10611
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/4088 Karar No : 2025/10611
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E Tebligat-
Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ... -E Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair somut tespit bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, savunma hakkının usule uygun kullandırılmadığı, hakkında yapılan ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği ve aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, anılan hükmün kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, örgütün çözülmesine fayda sağlayacak nitelikteki etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleriyle FETÖ/PDY soruşturmalarına katkıda bulunduğu, bu durumun aleyhine kullanılamayacağı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS ile korunan adil yargılanma, savunma, gerekçeli karar, özel hayata saygı, mülkiyet ve mahkemeye erişim hakları ile tabii hakim ile kanunsuz ceza olmaz ilkeleri ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, işlendiği zaman yürürlükteki kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı ceza verilemeyeceği, FETÖ/PDY örgütünün ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü listesine alındığı, bu tarihten önceki eylemler nedeniyle terör örgütü üyeliği suçunun oluşmayacağı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.