Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/3739 E. 2025/10596 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/3739
- Karar No
- 2025/10596
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3739 Karar No : 2025/10596
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E Tebligat-
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... -E Tebligat-
İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hiçbir yasa dışı oluşum içerisinde olmadığı, savunma hakkı tanınmadan KHK ile tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, somut bir delile dayanmadan, gerekçesiz bir şekilde tesis edilen dava konusu işlemle idarenin takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptığı 7 yıllık süre boyunca görevine başarıyla devam ettiği, bu dönem içerisinde sayısız takdirname ile ödüllendirildiği, kamu görevinden çıkarma işleminin sebep ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesince ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 20/03/2019 tarihinde kesinleşen .... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli ve E:...., K:... sayılı kararında davacı hakkında yer alan "...Olay tarihinde 106. Topçu Alay komutanlığında topçu üsteğmen olarak 1. Topçu Taburu komutan vekili olarak görev yapan sanığın, sanık T. Ç.'nin darbe ve sıkıyönetim ilanına ilişkin yapmış olduğu toplantıya katıldığı, sanığın kıdemi ve rütbesi dikkate alındığında katıldığı toplantıda verilen emirlerin kanunsuz olduğunu değerlendirebilecek mesleki tecrübeye haiz olması, söz konusu emrin tüm tanık beyanlarında da geçtiği üzere olağan dönemler dahilinde mümkün olmayan, sadece çok ciddi ve olağanüstü dönemlere haiz "Harekat Yıldırım" koduyla gelen bir mesaj olması, bu manada askeri açıdan gizli ve çok ciddi seviyede açıklamalar içeren mesajın kanunsuz emir niteliğinde olduğunu değerlendirmemiş olmasının olağan yaşam şartları ve askerlik mesleğinin gerekleri ile hiç bir şekilde örtüşmemesi, ayrıca sanığın alay komutanının gerçekleştirdiği toplantının akabinde, karşıt bir tutum ve davranış sergilemek yerine, sanığın emir ve komutasındaki rütbeli personeli toplantıya çağırdığı, toplantıda TSK'nın yönetime el koyduğunu, saat 03:00'de sıkıyönetim ilan edileceğini, saat 06:00'da sokağa çıkma yasağının başlayacağını, bu hareketin Emniyet Teşkilatı ile birlikte yapıldığını, Adana Tümen Komutanının görevden alındığını, Gaziantep Tugay Komutanın Gaziantep ve Kilis bölgesi sıkıyönetim komutanı olduğunu söylediği, dolayısıyla, T.Ç.'nin yapmış olduğu toplantıda konusu suç teşkil eden emirleri aktardığı, televizyondaki haberlere itibar edilmemesini, Genelkurmay Başkanı H. A.'ın da bu işin başında olduğunu söylediği, ayrıca tüm rütbeli personelin, silah, hücum yeleği, çelik başlık ve doldur boşalt istasyonunda iki adet şarjör alacağını söylediği, yine, "herhangi bir emir verilirse dışarı çıkılacak" dediği, bu hususun tanık M. K.'nın beyanlarıyla da sabit olduğu, sanığın, T. Ç. tarafından verilen ve konusu suç teşkil eden emirlere uygun hareket etmek suretiyle darbe girişimine katılma iradesi ve kastı ile hareket ettiği.." "..Tanık M. K. 20/07/2016 tarihli İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki beyanında; Saat 23:45-24:00 sıralarında tabur nöbetçi subayı astsubay M. G. beni arayarak mesai olduğunu ve mesaiye gelineceğini söyleyerek telefonu kapattı. Bende akabinde alaya geçtim. Tabur karargah binasına girdiğimde ... Aktaş Üsteğmen ile karşılaştım. Bana toplantı yapacağımızı söyledi. Bende toplantı yapılacak olan dinlenme odasına geçtim. Odada tabur rütbeli personeli bulunuyordu. ... üsteğmen defterini açarak "arkadaşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, sıkıyönetim ilan edildi, sabah saat 06:00 itibarıyla sokağa çıkma yasağı ilan edilecek, bu faaliyetin ismi Yurtta Sulh, konsey yönetime el koydu" dedi. O sırada ben şoka girdim. Bu arada odada açık olan televizyondan 1.Ordu Komutanımızın açıklamasını gördüm. Bu açıklamada "bu yapılan faaliyette Türk Silahlı Kuvvetleri bulunmuyor" şeklinde ifadeler kullanıldığını gördüm. Akabinde konuşmaya devam eden ... Üsteğmene "Genelkurmay Başkanımızın bu konuyla ilgili şu ana kadar hiçbir açıklaması yok, bu işte bir yanlışlık var" demem üzerine ... üsteğmen bizlere inanmayın televizyona, kapatın televizyonu, arkadaşlar basın bilinçli bir şekilde sanki polisle asker karşı karşıyaymış gibi gösterilmeye çalışılıyor, Genelkurmay Başkanı H. A.'da bu işin başındadır arkadaşlar, sıkıyönetim ilan edilmesi nedeniyle Kilis ve Gaziantep sıkıyönetim bölge komutanı M. S. paşa olmuştur, herhangi bir emir verilirse dışarı çıkılacak" dedi. Bunun üzerine ben yine söz alarak bu işte bir yanlışlık olduğunu, 21.yüzyılda böyle birşeyin olmayacağını yineledim. Bunun üzerine ... Üsteğmen odadan dışarı çıktı. Yaklaşık 3-4 dakika sonra odaya girerek "arkadaşlar rütbeli personel silah alacak, hücum yeleği alacak, çelik başlık alacak ve doldur boşalt istasyonundan iki adet şarjör alacak" dedi ve odadan çıktı. Çıktığı esnada ben "silahta almıyorum, çelik başlık da almıyorum, Hücum yeleği de almıyorum, şarjörde almıyorum, beni hiçbir güç buradan dışarı çıkartamaz" dedim. Yanımda o esnada bulunan Tamer Başçavuş'da aynı şekilde silah ve mühimmat almayacağını söyledi. Daha sonra Tamer Başçavuş ile bu durum karşısında ne yapabiliriz diye konuşmaya başladık. Aradan 20-25 dakika sonra ... üsteğmen tekrar odaya gelerek "arkadaşlar bu işte bir yanlışlık var, hiçbirşey yapmıyoruz, sadece kendi emniyetimizi alıyoruz" dedi. Şayet dışarı çıkma şeklinde bir emir gelseydi odada bulunan diğer arkadaşlarımla birlikte bu emre karşı gelmeye hazır olmuştuk..." şeklinde beyan ve tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.