Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/3487 E. 2025/3047 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/3487
- Karar No
- 2025/3047
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3487 Karar No : 2025/3047
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : İstinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; hukuka uygun elde edilen delillerle, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapılan tespitlerde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına Ekim 2014-Nisan 2016 tarihleri arasında 19 ay süreyle üye olduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Türkiye Eğitim ve Sevgi Derneği'nde 02/01/2014-13/04/2015 tarihleri arasında üyeliği bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 25/01/2014-25/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile ödeme bilgisi bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 29/10/2015-29/12/2015 tarihleri arasında 305,00-TL ödeme bilgisi bulunduğunun, davacı hakkında yapılan ceza soruşturmasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla, davacının istinaf isteminin reddine ilişkin Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 18/04/2023 tarihinde usulüne uygun olarak davacı vekiline tebliğ edildiği, incelemeye konu temyiz başvurusunun ise 17/11/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı, bu durumda 30 günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının sehven kesin karar olduğunun düşünüldüğü, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, hataya düşerek temyiz yoluna başvurmadığı, Anayasa Mahkemesine 30 günlük temyiz başvuru süresinde başvurduğu, bireysel başvurunun temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, üyesi olduğu sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı, sendikadan 2016 yılı Nisan ayında istifa ettiği, seminer faaliyeti yürüten derneğe üye olduğu, derneğin terör örgütü ile irtibatını bilmediği, yemek tarifi dergisi almak için Cihan Medya A.Ş.'ye ödeme yaptığı, yardım toplama yetkisi olan derneğe SMS ile para gönderdiği, hakkında açılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, çalışma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek temyiz süre ret kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara yönelik temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararı, süresinde temyiz başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle kesinleşmiş ve yukarıdaki başlıkta temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuştur. Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki kesinleşmiş kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2. İstinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.