Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/3099 E. 2026/115 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/3099
Karar No
2026/115
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3099 Karar No : 2026/115

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılan hakkının, mülkiyet hakkının, özel hayata saygı hakkının, hak arama hürriyetinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "(...) Tanık ... talimat mahkemesince alınan beyanında; '(...) ben 2012 yılında Ankara'da Yargıtay'da programcı olarak Memur kadrosunda görevli iken sanık ...'da Yargıtay'da Zabıt Katibi olarak görev yapıyordu. O dönem sanıkla örgüte ait aynı evde kalıyorduk. (...) Bu evde kalırken haftada veya iki haftada bir ... isimli şahıs gelip bize sohbet veriyordu. Sohbette Fetullah Gülen'e ait kitaplar okunuyordu. Ara sıra yine Fetullah Gülen'e ait videolar izletiliyordu. (...)" şeklinde, Gizli tanık ... mahkememizce alınan beyanında: 'Ben sanığı şahsen tanırım. Sanık Nevşehir Üniversitesi'nde okumuştur. Okuduğu süre boyunca örgüt evlerinde kalmıştır. 2011 yılı sonlarında ya da 2012 başlarında Yargıtay tarafından yapılan zabıt katipliği sınavına örgütün yönlendirmesi ve referans olması neticesinde girerek kazanmış ve Yargıtay da göreve başlamıştır. Sanık Nevşehir'den teğmen olan ... kod M.İ. isimli TSK'dan ihraç olan subayla görüşmesini devam ettiriyordu. M.İ. isimli şahıstan öğrendiğim kadarıyla sanık ... hatırladığım kadarıyla Ankara da Demetevler taraflarında örgüt evinde kalmaya devam ediyordu. Şahısla ilgili bildiklerim bundan ibarettir.' şeklinde, (...) M.K.'nın şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde sanık (davacı) hakkında; '(...)... ya da ... isimli şahsın talebi üzerine şu an açık adresini hatırlamadığım, kuruma adresini bildirdiğim ve yerini gösterebileceğim, ... Mahallesi eski ... Caddede bir ev kiraladım. Ben bu eve taşındım. Bu eve taşındıktan sonra ... benim yanıma Yargıtay'da çalışan G.D., M.K., E.A., ... isimli şahısları getirdi. Bu şahıslarla bu evde beraber kaldık. (...) Evlilik hazırlığı için kendime Keçiörenden ev tutunca bu evden ayrıldım. Ayrıldıktan sonra sadece bir defa bu eve sohbet toplantısına gittim. Ancak evlendikten sonra, aynı evde kaldığımız şahıslardan evlilik yapan ..., ... ve ... ile ailecek görüşmeye başladık. Bu toplantıların amacı ise eşlerimizin tanışıp sosyalleşmesi idi. Mit Tırlarının durdurulması ve 17 -25 Aralık sürecinden sonra bu şahısların gerçek yüzlerini görmeye başladım ve kendilerinden uzak durmaya çalıştım. (...) Yukarıda açıkladığım gibi ... isimli şahıs benim telefonuma bir program kurmuştu. Bu program ile yaptığım görüşmeleri yukarda açıkladım. Bana sorduğunuz Bylock isimli program ...'nin telefonuma kurduğu program olabilir. Bu programda arkadaş olarak ... ve ... (...)' şeklinde (...)" beyanların, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/3099, K. 2026/115, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-3099-e-2026-115-k-da96dd170c7f