Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/17094 E. 2026/124 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/17094
- Karar No
- 2026/124
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/17094 Karar No : 2026/124
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve mali haklarının tazmini yönünde verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine; Danıştay Beşinci Dairesince verilen 26/09/2024 tarih ve E:2024/3882, K:2024/13315 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, gerçeği yansıtmayan örgüt kodlamasının FETÖ ile irtibat ve iltisaka dair delil olarak kabul edilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı iddia edilerek ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği belirtilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkındaki ceza dava dosyasında yer alan (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) kolluk tarafından tanzim olunmuş 19/6/2019 tarihli İnceleme, Tespit ve HTS Rapor Tutanağının, davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünde 02/08/2019 tarihinde müdafii eşliğinde verdiği beyanın, UYAP-SGK entegrasyon kaydı ve tanık beyanlarının birlikte incelenmesinden; davacının FETÖ'ye müzahir Eymir Özel Eğitim A.Ş.’de 02/10/2011-31/10/2012 yılları arasında çalışma kaydının olduğu, çalıştığı süre zarfında örgüt sohbetlerine katıldığı ve maaşından örgüt adına himmet/kurban parası kesildiği, Bilecik Polis Meslek Yüksek Okuluna başladığı 2012 yılı ... ayında eğitim görmeye başladıktan sonra ... kod adlı ... tarafından aranarak örgütsel toplantılara davet edildiği yönünde davacının beyanlarının olduğu, davacının, bağlı olduğu mahrem imam ... kod adlı ...’nun da aralarında bulunduğu kişileri fotoğraftan teşhis ettiği, Bilecik Polis Meslek Yüksek Okulu mahrem imamları arasında yer alan ...’ın 25/10/2018 tarihinde kendi rızasıyla gelerek verdiği ifadesinde, davacının bağlı olduğu mahrem ... ile birlikte yaptığı değerlendirme neticesinde davacıya EA kodunu verdiklerini belirttiği görülmekte olup bu hususa davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararında da değinildiğinin görüldüğü, mahrem imam ...’ın davacıyı fotoğraftan da teşhis ettiği, ... ve ...’nun ortak kullandığı operasyonel telefon hattı ile davacı arasında ortak baz verisi olduğu ve aralarında HTS irtibatının bulunduğu, ...’nun verdiği ifadede, davacının örgütsel toplantılara genelde geldiği, örgütsel toplantı için gittikleri evlerin başkalarına ait olduğu yönünde beyanlarının olduğu, tanık ...’nun müdafii eşliğinde 01/08/2019 tarihinde verdiği ifadesinde, davacının Polis Okulunda sınıf başkanı olduğu, pikniğe gitmek için kendilerinden para topladığı yönünde beyanı olduğunun görülmesi karşısında örgüt tarafından tertiplenen sosyal faaliyetlerde davacının öncülük yaptığının anlaşıldığı, (Davacı hakkında tanzim edilmiş 31/01/2024 tarihli Veri Analiz Raporunda yer alıp Bölge İdare Mahkemesince yer verilemeyen "OKUL TESLİM:" kısmında "Evet", "TESLİM ALAN KİŞİ" kısmında "...", "GELMESİ GEREKEN GÜN S." kısmında "25", "GELDİĞİ GÜN SAYISI" kısmında "20" olarak da davacıya yönelik kodlamaların yapıldığı görülmektedir.), davacının atandığı ilde görev yapan bir şahısla mahrem imam ... ve ...’nun ortak kullandığı operasyonel hat aracılığıyla irtibat kurulduğu, davacının da yakın tarihte mahrem imamın aradığı bu kişi ile irtibat kurduğu dikkate alındığında davacının Polis Okulundan mezun olup göreve başladıktan sonra da örgüt imamları arasında devrinin sağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; anılan hususlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY (ESAS YÖNÜNDEN): ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil3" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Gizli tanık ...un ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde, "...İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli YENİ PERSONEL SEMİNER-MARMARA isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan YENİ PERSONEL SEMİNER MARMARA isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir."; ".... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır... KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir... ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibarıyla görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır. Örgüt tarafından "Dil3" kodlamasının karşılığı olan tanımlamanın "toplantılara katılmak, diğer grup üyeleriyle tanışmak, himmet vermek, çoğu zaman mahrem sorumlu ile tanıştırılmak, alana aktarım aşamasında gelmek, mahrem sorumlu ile tanıştırılmak" hususlarını içerdiği görülmekle birlikte, "ilgi" kategorisinin yaklaşık 9 aylık süreçte geçirilen Dil1, Dil2 ve Dil3 safhalarından oluştuğu, bunlardan "Dil3" safhasının yaklaşık 3 aylık süreye tekabül ettiği, bir kişinin bir sonraki safha olan "alan-içi" kategorideki bir kod ile kodlanmadıkça, "Dil3" kategorisi için tanımlanan faaliyetlerin ilk aşamasında mı olduğu, yoksa bu kategori için tanımlanan faaliyetlerin hepsinden geçirilip alana aktarım aşamasına mı geldiğinin tespit edilemediği hususu, bu şekilde kodlanmış kişinin henüz örgütün etki alanı içerisine girmeyip, örgüte kazandırılma aşamasında olduğu hususu ile bir arada değerlendirildiğinde, bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit ile desteklenmedikçe "Dil3" olarak kodlanmış olmanın tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı sonucuna varılmıştır. Davacı hakkında düzenlenen 18/02/2022 tarihli Veri İnceleme Raporunun incelenmesinden davacının örgüt tarafından, "2015 MART ALAN" kısmında "DİL" olarak, "2015 MART ALAN DIŞI" kısmında "0", "ALAN" kısmında "DİL" olarak kodlandığı, istinaf aşamasında dava dosyasına sunulan davacı hakkındaki 31/01/2024 tarihli Veri Analiz Raporunun incelenmesinden davacının örgüt tarafından, "2013 HAZİRAN ALAN" ve "2013 ... ALAN" kısımlarında "DİL3", "2014 HAZİRAN ALAN" kısmında "DİL2" olarak kodlandığı bilgisine yer verilmiş olması, öte yandan dosya kapsamında, davacı hakkındaki "DİL3" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, "alan-içi" kategorideki bir kod ile kodlanmadıkça davacının örgüt ile irtibat ve iltisaklı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığından dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan her ne kadar davacı hakkındaki ceza dava dosyasında yer alan Bilecik Polis Meslek Yüksek Okulu mahrem imamları arasında yer alan ...’ın 25/10/2018 tarihinde kendi rızasıyla gelerek verdiği ifadesinde davacının bağlı olduğu mahrem ... ile birlikte yaptığı değerlendirme neticesinde davacıya EA kodunu verdiklerini belirttiği görülmekte ise de, davacı hakkında tanzim olunan Veri İnceleme Raporu ile Veri Analiz Raporlarında bu yönde bir veri olmadığından söz konusu beyan davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASI gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.