Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/2123 E. 2025/4365 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/2123
Karar No
2025/4365
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/2123 Karar No : 2025/4365

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut hiçbir delil gösterilmeden, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, 677 sayılı KHK ile getirilen düzenlemelerin olağanüstü halin gereklerini aşan nitelikte olduğu, süre yönünden herhangi bir belirleme içermediği, etkilerini olağanüstü halden sonra da devam ettirdiği, bu nedenle ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, somut olayda AİHS'in 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, genel düzenleyici işlem görünümü altında bireysel işlem tesisine yol açan meslekten çıkarma kararının usulünce tebliği gerekirken bu hak ve yükümlülüğün ortadan kaldırılarak bireysel işlemden haberdar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, genel düzenleyici işlem niteliği bulunan kanun hükmünde kararname ile bireysel işlem tesisinin yasal olarak mümkün olmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...HTS analiz raporu neticesinde Sanık ...'e ait ... numaralı GSM hattı ile Bylock server'ına ait... numaralı IP'leri ile ... numaralı PORT üzerinden 24/08/2014 - 18/10/2014 tarihleri arasında 129 defa bağlantı yapıldığının tespit edildiği, söz konusu bylock hesabına ait User ID numarası tespit edilemediği bildirilmiş ise de çalışmaların devam ettiği yönünde herhangi bir şerh düşülmediği, sanıktan ele geçen digital materyallerde "net.client.by.lock" anahtar kelimesine rastlanması ve sanığın örgüt üyesi olduğunu gösterir diğer deliller beraber değerlendirildiğinde sanığın kendi kullanımında olan telefondan bylock programını kullandığı... sanık hakkında ankesör/büfe hattından arandığı yönündeki iddia bakımından yapılan değerlendirme neticesinde; Sanık ...'in kullandığı GSM hattı hakkında düzenlenen 28/04/2020 tarihli ankesör/büfe analiz raporunda, 1-... Numaralı hattan 23/09/2012 günü saat 14.21’de arandığı 71 saniye görüşme yaptığı, aynı gün Deniz Astsubay ...’nın da ardışık olarak arandığı 2-... numaralı hattan 16/12/2012 günü saat 19.13’de arandığı, 85 saniye görüşme yaptığı, aynı gün Deniz Kuvvetleri Komutanlığıda astsubay ...’in ardışık olarak arandığı, 3-... numaralı hattan 20/04/2013 günü saat 11.34’de arandığı, 33 saniye görüşme yaptığı, ardışık aranan askeri personel olmadığı, 4-... numaralı hattan 25/10/2013 günü 19.22’de arandığı, 45 saniye görüşme yapıldığı, aynı gün astsubay ...’in ardışık olarak arandığı, sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların ankesörlü hatlardan örgüt tarafından arandıkları beyanları ve sanığın da aleni olmayan arama yöntemlerini kullanması beraber değerlendirildiğinde FETÖ/PDY örgütünün iç yüzünü bildiği konusunda tereddüt bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda her ne kadar sanık ...'i tanımadıklarını beyan etmiş iseler de kendilerinin mahrem imamlar tarafından ankesörlü telefonlardan arandıklarına dair beyanlarda bulunan tanıkların örgüt içerisinde yer almaları, ankesör/büfe sorgu raporunun incelenmesinde sanığın birbirlerini tanımasalar da aynı rütbedeki asker şahıslarla ardışık olarak aynı ankesörlü telefonlardan tesadüfen aranmalarının hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olamayacağı,..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 1.013,90-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/2123, K. 2025/4365, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-2123-e-2025-4365-k-4ca5743f177b