Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/17357 E. 2026/1614 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/17357
Karar No
2026/1614
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/17357 Karar No : 2026/1614

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Diyarbakır İli, Yenişehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle açığa alındığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığı, örgüte ait evlerde kalmadığı, örgüt toplantılarına katılmadığı, örgüt hiyerarşisi içinde yer almadığı, ... adlı gizli tanıktan ele geçirilen örgüte ait kodlama verisinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hukuken geçerli somut deliller ile desteklenmediği sürece tek başına hükme esas alınamayacağı, söz konusu kodlama listesinde birbiriyle çelişkili "EA" ve "DİL" kodlamalarına yer verildiği, "EA" kodlamasının, “Farklı hayat görüşü olan işini iyi takip eden ve hayatının hiçbir döneminde FETÖ ile ilgisi olmayan, FETÖ aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan kişileri" ifade edecek şekilde tanımlanması gerektiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, üst amir kanaatinin somut deliller ile desteklenmedikçe hükme esas alınamayacağı, istinaf kararında, tanık Y.B.'nin ifadesinden hareketle 2012 yılı sonlarında K.G. ile kaldığı evin FETÖ/PDY terör örgütüne ait memur evi olduğu değerlendirilmesinde bulunulmuş ise de Y.B. isimli şahsın ifadesinde isminin hiçbir şekilde geçmediği, anılan şahsın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak başka şahısların ismini vermiş iken kendisinden bahsetmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan, birlikte kaldığı K.G. isimli şahsın halen görevde olduğu, istinaf kararında, hakkında düzenlenen iddianameden hareketle Bankasya hesabı bulunduğu belirtilmiş ise de iddianamede yer alan bu hususun sehven yazılan bir husus olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılamasında Bank Asya isimli bankada hesabı bulunmadığının tespit edildiği, eşinin FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan İPA isimli uluslararası polis derneğine üye olduğu belirtilmiş ise de İPA (Uluslararası Polis Birliği) isimli derneğin FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olması nedeniyle kapatıldığına ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi'nin bu sonuca nasıl vardığının anlaşılamadığı, kaldı ki İPA isimli derneğin FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olması nedeniyle kapatıldığı kabul edilse dahi şahsını ilgilendirmeyen bir hususun suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği aleyhine değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda sayılan sebeplerinden hiçbirisine uymadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Temyize konu İdare Dava Dairesi kararında; -tanık Y.B.'nin beyanlarından hareketle davacının K.G. ile birlikte kaldığı evin FETÖ/PDY terör örgütüne ait memur evi olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiş ise de tanık Y.B.'nin davacıyla ilgili doğrudan herhangi bir beyanı bulunmaması nedeniyle bu hususun, -FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı Bankasya'da hesabının bulunduğu belirtilmiş ise de dava konusu Komisyon kararında bu yönde bir tespitin bulunmadığı, davalı idare tarafından dosyaya sunulan 13/07/2020 tarihli Havuz Sorgu Raporunda, Bank Asya ile ilgili herhangi bir kayda rastlanılmadığının belirtildiği, keza, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasına kayden yürütülen ceza davasında, Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi'nin...tarih ve ... sayılı cevap yazısında davacının Bank Asya hesabının bulunmadığının belirtilmesi nedenleriyle bu hususun, -eşi İ.K.'nin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen .../... sayılı soruşturma kapsamında 18/05/2018 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan İPA isimli derneğe üye olduğunu beyan ettiği belirtilerek kararın gerekçesinde bu hususa yer verilmiş ise de İPA isimli derneğin, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan dernekler arasında yer almadığının tespit edilmesi nedeniyle bu hususun, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında belirtilen davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/03/2026 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun .../... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere, gizli tanık ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında, "..İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli YENİ PERSONEL SEMİNER-MARMARA isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan YENİ PERSONEL SEMİNER MARMARA isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir."; ".... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır... KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir... ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibariyle görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır. Davacı hakkında düzenlenen 13/07/2020 tarihli veri inceleme raporu incelendiğinde; davacının, "2015 MART ALAN" kısmında davacının "EA" ve "ALAN" kısmında "DİL" olarak kodlandığı, ayrıca "ETÜT 2015" kısmında "1" bilgisine yer verildiği görülmektedir. Yukarıda değinildiği üzere, örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; bakılmakta olan dosya kapsamında davacının örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının, davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı; "alan-içi" kategorideki "EA" kodunun, "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme- kampa kalma- her çağrıldığında gelme- sigara- karşı cins- namaz) kişileri" ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; "alan-içi" kategoride, "EA" şeklinde kodlanmış olan davacının, yine Veri İnceleme Raporunun ''Alan'' kısmında yer verilen ve ''ilgilenilen'' yani "henüz alan içine girmemiş kişileri" ifade eden "Dil" ile kodlanmasına itibar edilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle açığa alındığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/17357, K. 2026/1614, T. 13.07.2020, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-17357-e-2026-1614-k-f79a72534e4f