Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/14663 E. 2025/10880 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/14663
- Karar No
- 2025/10880
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14663 Karar No : 2025/10880
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunun ortaya çıktığı, tanık beyanlarının her hal ve koşulda mutlak olarak delil vasfında kabul edilemeyeceği, itirafçı beyanını doğrulayan maddi bir delilin bulunmadığı, İstinaf Mahkemesince adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hukuka aykırı olarak elde edilen gizli tanık kodlamasının gerekçe olarak gösterilemeyeceği, örgütün sohbetlerine katıldığına ve örgütsel kararlara iştirak ettiğine dair tek bir delilin mevcut olmadığı, fişleme niteliğindeki verilerin hakim kararı olmaksızın tanzim edildiği ve hukuki dayanağının bulunmadığı, nerede ve ne şekilde oluşturulduğu tespit edilemeyen ve maddi delillerle desteklenmeyen flaş bellek içerisindeki kayıtların delil olarak kullanılamayacağı, kamu görevinden çıkarılma tarihinden sonraki adli soruşturmanın işlemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun sunulan delilleri gözetmeden ve hiçbir hukuki gerekçe belirtmeden ve insan hakları ihlallerini gidermeden karar verdiği, hakkında usulüne uygun bir disiplin soruşturmasının yapılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, iltisak ve irtibat kavramlarının soyut, denetimi mümkün olmayan ve istihbari nitelikte olduğu, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Pişkin/Türkiye kararının mevcut davada da dikkate alınması gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, savunma hakkı, özel hayata saygı hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.