Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/9786 E. 2024/10965 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/9786
- Karar No
- 2024/10965
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/9786 Karar No : 2024/10965 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av.... İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılaması sonuçlanmadan kovuşturmadaki bilgilere göre kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediği, yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock isimli programı kullanmadığı, soyut ve fişlemelere dayalı bilgilerin özel hayatın gizliliği ilkesini ihlal ettiği, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, kamu görevinden çıkarma işleminin OHAL KHK' sı ile düzenlenemeyeceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan davranışlarından dolayı FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğunun kabul edilemeyeceği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, ölçülülük ve orantılılık ilkesinin, savunma hakkının ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak ve belirsiz olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut delil gösterilmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.