Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/21230 E. 2025/11027 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/21230
- Karar No
- 2025/11027
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/21230 Karar No : 2025/11027
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, hakkında kesinleşen ceza hükmünün bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, tesis edilen işlemin idari işlemin unsurları yönünden sakat nitelik taşıdığı, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği, adil yargılanma hakkına ve ölçülülük ilkesine riayet edilmediği, Anayasa ve AİHS kapsamında birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bunun yanında, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanıkla ardışık surette arandığı belirlenen M.N.S.'ın tanık sıfatı ile alınan beyanında sanık ...'ın arkadaşı olduğunu, askeri okulun 2. sınıfında tanıştıklarını ve beraber okuduklarını, daha sonra İstanbul'da Tuzla piyade okuluna gittiklerini, soruşturma kapsamında vermiş olduğu beyanında belirtmiş olduğu gibi ayda 1 kere kartal'da bulunan cemaat evinde toplanıp görüştüklerini, bu toplantılarda Kuran okuyup, namaz kılıp, yemek yiyip sohbet ettiklerini, 2012 Mayıs ayında farklı illere tayin olduklarını, bu tarihten sonra herhangi bir görüşmelerinin olmadığını, sanığın örgüt içerisinde herhangi bir görevinin olmadığını, sadece öğrenci ve üye olduklarını, kendisinin de Fetö'ye üye olma suçundan yargılandığını ifade etmiş, tanığın kendisi hakkında savunma ve ifade tutanakları dosya arasına alınmıştır. UYAP bilgi bankasından yaptırılan sorgulamada aynı örgüt kapsamında hakkında işlem yapılan ve şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan H.B., sanık ... hakkında bilgiler vermiş, kovuşturma kapsamında tanık sıfatı ile beyanı alınan H.B., sanık ...'ı 2009 yılından Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulunundan tanıdığını, haklarında beyan ve teşhiste bulundu örgüt sorumluları ... ve ... olarak bildiği şahısların Esenler ilçesinde kennsisini sanıkla tanıştırdıklarını, sanıkla 2009-2011 yılları arasında Balıkesir ilinde bulunan Astsubay Meslek Yüksek okulunda birlikte öğrenim gördüklerini, ... ile birlikte yaklaşık 5 defa Balıkesir ilinde bulunan bir eve hafta sonu gittiklerini, bu evde dini ibaretleri yerine getirip, Fetullah GÜLEN'e ait kitapları okuduklarını, kendisi ve ... ile ... isimli şahsın ilgilendiğini, ... isimli bu şahsın ... ile iletişim kurduğunu, ...'in cep telefonunu arayarak iletişim kurduğunu düşündüğünü, görüşmelerin planlanan bir tarihinin olmadığını, görüşmelerin nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini ... isimli şahıs belirlediğini, ... isimli şahsın İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olduğunu ve İstanbul ilinden gelerek kendileri ile görüştüğünü, okul bittikten ve mesleğe başladıktan sonra ... ile görüşmesinin olmadığını beyan etmiş, tanığın soruşturma ve kovuşturma ifadeleri dosya arasına eklenmiştir.Tanık sıfatı ile beyanı alınan S.İ., Astsubay olarak görev yaparken 6 Ocak 2017 tarihinde ihraç olduğunu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bildiklerini anlattığını, sanık ...'ı devresi olması ve aynı alayda görev yapmaları sebebi ile tanıdığını, 2012- 2014 yılları arasında Kıbrıs'ta astusbay olarak görev yaparken, İ.K. ile ismini ... olarak bildiği örgüt abisinin evine gittiğini, burada ...'nın "ben misafirhaneden ayrılmak istiyorum, ... ve İ.A.'la aynı eve yerleşmeyi düşünüyorum "dediğini, örgüt abisi ... isimli şahsın bu beyanına kızdığını, sanığı bizzat sohbetlerde görmediğini bunun dışında bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Tanık İ.A., alınan beyanında ise kendisi hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamasının yapıldığını, bu yargılamada etkin pişmanlıktan faydalandığını, sanık ...'ı 2012 İstanbul Tuzla Piyade Assubay okulundan tanıdığını, 2012-2014 yılları arasında KKTC Güzelyurt Tanksavar bölüğünde birlikte görev yaptıklarını, aynı zamanda ev arkadaşı olduğunu, sanıkla evde kaldıkları zaman kendisine ''ben senin cemaatten olduğunu bilmiyordum.'' şeklinde söz söylediğini, daha sonra Akdeniz Üniversitesi makina mühendisliği bölümünde okuyan ... isimli ev abisi olarak bildiği kişiye ...'ın kendisinden bahsetmesi üzerine sohbet toplantılarına çağırmaya başladığını, sohbetleri ... isimli şahsın verdiğini, sohbetlerde sadece üç kişi olduklarını sohbetlerde Fetullah GÜLEN kitapları okunup, namaz kıldıklarını, ... isimli kişinin kendilerinden himmet adı altında 2 ayda bir olmak üzere bir miktar para istediğini, ...'in 200-300 TL kadar para verdiğini bildiğini, ...'ten sorumlu kişinin ... isimli kişi olduğundan ...'i aradığını, ...'in de kendisine bilgi verdiğini, bu şeklide sohbetlerin yer ve zamanının belirlendiğini ifade etmiştir..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.