Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/9533 E. 2025/12533 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/9533
- Karar No
- 2025/12533
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9533 Karar No : 2025/12533
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): .... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... -E Tebligat-
Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ... -E Tebligat-
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olan davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) : Devlet kurumlarında örgütlenme tarzı olarak takiyye'ye (olduğundan farklı görünme) ve gizliliğe çok büyük ehemmiyet veren FETÖ mensuplarının, sözde sivil toplum kuruluşu olarak legal görünüm altında örgütün amaç ve hedeflerine hizmet etme gayesiyle kurdukları sendika, vakıf veya derneklere üye oldukları anlaşılmaktadır. FETÖ ile irtibat ve iltisaklı kamu görevlilerinin kamu görevinden çıkarılması, Milli Güvenliğin tesisi bakımından olağanüstü tedbir mahiyetinde bir işlem olduğundan, disiplin işlemlerinden farklı olarak kesin ve somut deliller olmasa bile, FETÖ ile irtibat ve iltisakın bulunduğuna karine ve kanaat teşkil edebilecek her türlü bilgi, bulgu ve belgenin işlem tesisinde değerlendirilebileceği kuşkusuzdur. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrasında alınması zaruri görülen olağanüstü tedbirlerin öncesinde Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen paralel devlet yapılanmasının, ülke içinde faaliyetlerinin çok önemli bir kısmını icra ettiği özel dershanelerin Devlet tarafından resmen kapatılması konusu gündeme gelmiş; nitekim 01/3/2014 tarihli, 6528 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, dershaneler resmen kapatılmıştır. 2012 yılı başlarında özel dershanelerin kapatılması konusuyla ilgili olarak kamuoyunda tartışmaların yoğunlaştığı bir süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Aktif Eğitimciler Sendikası, Milli güvenliğe tehdit oluşturan Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. FETÖ’nün, sözde legal sivil toplum kuruluşu görünümü altında kurdurduğu Aktif Eğitimciler Sendikasının, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dershanelerin resmen kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte özellikle yargı ve emniyet teşkilatındaki mensupları vasıtasıyla Milli güvenliği açıkça tehdit etmeye yeltenen FETÖ/PDY'ye karşı Devletin ilgili kurumlarınca alenen yapılmaya başlanan resmi mücadeleye rağmen söz konusu sendikanın yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir örgüt bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, bu sendikaya üye olanların "çelikten zırh" giydikleri algısı oluşturularak açıkça örgüt mensuplarının üye olmaya teşvik edildiği, böylece Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında değerlendirilebileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; davacının, FETÖ’nün amaç ve hedeflerine hizmet etmek amacıyla legal sivil toplum kuruluşu görünümü altında 2013 yılı Kasım ayında yeniden faaliyet göstermeye başlayan Aktif Eğitimciler Sendikasına 02/01/2014 tarihinde üye olması ve 27/06/2016 tarihine kadar üyeliğinin devam etmesi, ayrıca söz konusu sendikadan istifası için özel bir açıklama getirmemesi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilerek, Milli güvenliği tehdit eden bu unsurların bertaraf edilmesi için zorunlu olağanüstü tedbirler kapsamında kamu görevinen çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.