Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/8675 E. 2025/15375 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/8675
- Karar No
- 2025/15375
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8675 Karar No : 2025/15375
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken; 24/03/2014 tarihinde 4.000,00-TL, 05/06/2014 tarihinde 7.000,00-TL, 04/02/2015 tarihinde 10.000,00-TL para yatırdığı, ayrıca 20/01/2014 tarihli 2.985,00-TL tutarlı 31 günlük, 28/03/2014 tarihli 11.014,59-TL tutarlı 46 günlük, 11/02/2015 tarihli 20.000,00-TL tutarlı 32 günlük katılım hesapları açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumlarında çocuklarının 2014-2016 yılları arasında öğrenim kaydının bulunduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Güney Özel Öğretim A.Ş.'ye 16/01/2014-19/05/2015 tarihleri arasında 12.315,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğunun tespit edildiği, davacı hakkında yapılan idari soruşturma sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiğinin tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, dosyaya davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı hakkında ayrıca Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması kapsamında ifadesi alınan şüpheli A.Ş'nin davacının örgütün sohbetlerine katıldığını beyan ederek davacıyı kesin ve net olarak teşhis ettiğinin anlaşıldığı, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının hesap hareketleri incelendiğinde; Mayıs 2013-Aralık 2013 tarihleri arasında hiçbir hesap hareketi ve para bulunmazken örgütün talimat ve çağrı tarihlerinden olan 2014 Ocak ayı ve sonrasında hesabına para yatırarak katılım hesapları açtığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olma suçundan şüpheli firari Hakan Şükür'ün 03/02/2015 tarihinde Twitter üzerinden Bank Asya'ya para yatırma çağrısının ertesi günü hesabına para yatırdığı ve 11/02/2015 tarihinde katılım hesabı açtığı göz önüne alındığında, Bank Asya hesap hareketlerinin de dosyada bulunan diğer tespitlerle birlikte işlemin irtibat ve iltisak unsuru yönünden hükme esas alınabileceği, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili dosyaya sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine ekli liste ile kamu görevinden çıkarılmasından sonra kamu görevine iadesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf isteminin reddi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, somut bir delile dayanmadan, gerekçesiz bir şekilde tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğu, hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, OHAL komisyon kararındaki tespitlerle Ceza Mahkemesi kararındaki tespitlerin bire bir aynı olduğu, fetö/pdy üyesi olmadığı ve bu örgüt ile her hangi bir iltisakının bulunmadığının Ceza Mahkemesi kararı ile tescillendiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gibi Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, "iltisak" ve "irtibat kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : FETÖ/PDY örgüt ile ilişkisi ortaya konulan davacının kamu görevine son verilmesine ilişkin Kanun Hükmünde Kararname'ye yapılan itirazın reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : İdari yargı mercilerince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarece dosyaya sunulan tespitler ile ve resen araştırma ilkesi uyarınca elde edilen deliller ve davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin yanında davacı iddialarının birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekmekteyken, OHAL komisyon kararı tespitlerine atıfta bulunularak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, davalı idarede görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı ile 05/10/2020 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken; 24/03/2014 tarihinde 4.000,00-TL, 05/06/.2014 tarihinde 7.000,00-TL, 04/02/2015 tarihinde 10.000,00-TL para yatırdığı, ayrıca 20/01/2014 tarihli 2.985,00-TL tutarlı 31 günlük, 28/03/2014 tarihli 11.014,59-TL tutarlı 46 günlük, 11/02/2015 tarihli 20.000,00-TL tutarlı 32 günlük katılım hesapları açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığına ilişkin tespitler davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin bir veri olarak kararın gerekçesinde yer verildiği anlaşılmıştır Davacı hakkındaki ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının gerekçesinde "....sanığın örgütün finans kaynağı Bankasya'da 03/06/1997 tarihinde hesap açtığı, ay sonu hesap bakiyelerine ilişkin çizelgenin incelenmesinde, örgüt liderinin Bankasya' ya para yatırma talimatı verdiği tarihlerde kayda değer herhangi bir artışın söz konusu olmadığı, aylara göre mutad dışı bir hareketliliğin bulunmadığı, 2014 yılına ilişkin aylara göre hesap bakiyesinin 2014 Ocak 1,492,50 TL, 2014 Şubat 2,750,68 TL, 2014 Mart 5,507,30 TL , 2014 Nisan 7,499,80 TL , 2014 Mayıs 8,785,19 TL , 2014 Haziran 12,331,96 TL , 2014 Temmuz 2,331,96 TL , 2014 Ağustos 2,348,59 TL , 2014 Eylül 2,363,81 TL , 2014 Ekim 5,113,81 TL , 2014 Kasım 7,638,40 TL, 2014 Aralık 11,648,51 TL olduğu, 2015 Mart 26,543,30 TL, 2015 Haziran 26,806,99 TL, 2015 Eylül 33,776,31, 2015 Aralık 735,70 TL, 2016 Temmuz 360,09 TL olduğu..."tespitlerine yer verilmiştir. Davacı tarafından; 1997 yılında Bank Asya'da faizsiz olması sebebiyle hesap açtığı, birikim amaçlı bu bankaya para yatırdığı, kimsenin telkini ile bu hesaba para yatırmadığı, Mahkeme kararında sadece para yatırma işlemlerinin dikkate alındığı ancak aynı tarihlerde yüksek miktarda çektiği para tutarları ile anılan bankanın TMFS'ye devrildiği 28/05/2015 tarihinden sonraki hesap hareketlerinin dikkate alınmadığı iddia edilmektedir. Bu bağlamda, İdare Mahkemesi kararında, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan tespitler hakkında bir araştırma ve bu araştırma sonucu değerlendirme yapılmaksızın, sadece OHAL Komisyonu kararında yer alan tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin; örgüt liderinin talimatı sonrasında örgüt yararına para yatırılması, katılım hesapları açılması, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler ya da kredi ödemesi olup olmadığı, talimat öncesi hesap hareketleri ile talimat dönemi ve anılan bankanın TMFS'ye devrildiği 28/05/2015 tarihinden sonraki hesap hareketleri arasında farklılık olup olmadığı hususunun gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle ve/veya ceza dosyasında yer alan bilirkişi raporunun incelenmesi sonucunda somutlaştırılarak mahiyetinin tespit edilmesi, söz konusu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin davacıya tebliği sağlanmak suretiyle karşı beyanların alınması ve davacının dosya kapsamındaki iddialarının da irdelenmesi suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin somutlaştırılmak suretiyle değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda bir değerlendirme ve araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.