Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/5141 E. 2025/7005 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/5141
- Karar No
- 2025/7005
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5141 Karar No : 2025/7005
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :... İşletmesi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulanan işyerinin "büfe" olarak faaliyette bulunmak için işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların işyeri ile ilgili kira sözleşmesi bulunmadığı gibi müdahil idare tarafından davacılar aleyhine sulh hukuk mahkemesinde açılmış tahliye davası bulunduğu ve halen bu davanın devam ettiği, dava konusu büfenin bulunduğu alanın Söğütlüçeşme İstasyonu Yüksek Hızlı Tren Viyadüğü İnşaatı, İstasyon Destek Hizmetler ve Ticari Alanların İnşaatı İşi kapsamında kadastral sınırların değiştiği ve büfenin bulunduğu alanın tescil harici alan olarak kaydedildiği, bu haliyle devam eden davaların sonucuna göre de hareket edileceği ortada iken, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talepli başvurularının davalı idare tarafından cevap verilmemek suretiyle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Danıştay bozma kararı üzerine verilen kararda, davacılar tarafından ruhsat başvurusuna konu işyerinin bulunduğu alanın tahliyesine ilişkin işlemlere karşı açılan davaların yürütmenin durdurulması aşamasında, fuzuli şagil olmadıkları yönünde verilen kararlar üzerine ruhsat başvurusunda bulunulmuş ise de, 24/01/2019 tarihli Kadıköy Belediyesi Başkanlık oluru ile davacılara daha önce verilen işyeri ruhsatının iptal edildiği, ruhsat iptali işlemine karşı dava açılmadığı gibi ruhsatın geçerliliğini kaybetmesi nedeniyle İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesi uyarınca işyerinin 19/12/2019 tarihinde mühürlenerek faaliyetten men edilmesi işlemine karşı açılan davanın da reddedilerek kesinleştiği, daha sonra ruhsata konu alanın kadastral sınırının değişmesi sonucu tescil harici dere ve koruma sahası dahilinde kalması nedeniyle Devletin hüküm ve tasarrufuna geçtiği hususu dikkate alındığında, anılan Yönetmelik'in 6. maddesi uyarınca ruhsat başvurusu sırasında sunulması gereken belgeler arasında yer alan kira sözleşmesinin aranacağı, ruhsat istenilen alan ile ilgili olarak Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile kira sözleşmesi düzenlendikten sonra anılan Yönetmelik'e uygun olarak Örnek 1’de yer alan duruma uygun form doldurulmak suretiyle başvuru yapılması gerekirken, aksi yöndeki başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Danıştayın bozma kararı değerlendirilmeksizin karar verildiği, işyerinde fuzuli şagil olunmadığı için ruhsat başvurusu sırasında kira sözleşmesinin aranmayacağı, idare nedeniyle kadastral sınırın değiştiği, idarenin kusuru nedeniyle mağduriyet yaşandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın, Danıştay kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/05/2025 tarih ve E:2024/4019, K:2025/2912 sayılı bozma kararı üzerine verildiği dikkate alındığında, söz konusu kararın, bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediği hususu değerlendirilerek temyiz isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.