Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/7379 E. 2025/12919 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/7379
Karar No
2025/12919
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7379 Karar No : 2025/12919

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde destek amacıyla eylemlerin yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,00 TL iken, mezkur hesaba 06.05.2015 tarihinde 4.064,25 TL ve 3.550,00 TL para yatırdığı, ayrıca davacının Bank Asya'da 10.03.2015 tarihinde 1.041,88 TL 34 günlük katılım hesabı açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığının, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına Şubat 2014 - Temmuz 2016 tarihleri arasında 30 ay süreyle üye olduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 26.06.2016tarihinde ödeme bilgisinin bulunduğunun, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturmanın devam ettiğinin tespit edildiğinin, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada hem kendisi hem de eşi hakkında beraat kararı verildiği, anılan kararların istinaf edilmeden kesinleştiği ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' kuralına yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının Bank Asya'da hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,00 TL iken, mezkur hesaba 06.05.2015 tarihinde 4.064,25 TL ve 3.550,00 TL para yatırdığı, ayrıca davacının Bank Asya'da 10.03.2015 tarihinde 1.041,88 TL 34 günlük katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasına 30 ay süreyle üyelinin bulunduğunun, Kimse Yok Mu Derneğine 26/06/2016 tarihinde yılında para gönderdiğinin ve hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği gerekçesine yer verildiği görülmüştür.

a) Bank Asya Hesabı Yönünden; FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının Bank Asya hesap hareketleri örgüt talimatıyla uyumlu olarak değerlendirilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerin ve davacının beraatına kararı verilen ceza yargılamasındaki bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden; davacı tarafından Banka Asya hesabının 17/06/2004 tarihinde açıldığı, hesapta 2015 yılı Mart ayı itibariyle 1044,08 TL , Nisan ayı itibariyle 1066,03 TL, Mayıs ayı itibariyle 2759,96 TL, 2015 Haziran ayı itibariyle hesapta bulunan paranın çekildiği, 10/03/2015 tarihinde 400 dolar tutarında katılım hesabı açtığı, 06/05/2015 tarihinde 3550 TL tutarında Türk Lirası hesabına kasadan para yatırdığı, 26/06/2015 tarihinde bu hesabı kapattığı, 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri ve yatırım amaçlı yatan ve çekilen paralardan ibaret olduğu örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

b) Diğer Tespitler Yönünden; Her ne kadar dava konusu işlemde davacının Şubat 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliğinin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacının, 21/06/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa ettiğine dair dilekçeyi okul yönetimine sunduğunu iddia ettiğinin görüldüğü ancak Mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın Komisyon tespitleriyle karar verildiği görülmüştür. Bu nedenlerle, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendikada yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY : Delil değerlendirmesinin bütün olarak yapılması gerektiğinden ve dosyadaki mevcut delillerin yeterli olduğu kanaatine varılmış olmakla, İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle "bozulmasına" ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/7379, K. 2025/12919, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-7379-e-2025-12919-k-dd19c927a3bb