Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6870 E. 2025/15505 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6870
Karar No
2025/15505
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6870 Karar No : 2025/15505

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Huk. Müş. ...

İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya'da talimatla hesap açıp para yatırmadığı, Bank Asya'nın faaliyetlerinin yasal olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin örgütle bağlantısını göstermeyeceği, önceden çalıştığı kurumların yasal olduğu, çocuklarını göndermiş olduğu eğitim kurumunun yasal olduğu ve Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösterdiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte; davacının eşi S.T. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanması ve ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriği birlikte değerlendirildiğinde; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu terör örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı (Yargıtay Ceza Genel Kurulu ... tarih, ... E. ... sayılı kararı), sanığın bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun bu haliyle sübut bulduğu ..." tespitlerine yer verildiği, netice itibarıyla hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6870, K. 2025/15505, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6870-e-2025-15505-k-7750cc4f2081