Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/23031 E. 2024/8297 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/23031
Karar No
2024/8297
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23031 Karar No : 2024/8297 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av.... İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Adil bir yargılanma süreci işletilmeden, memuriyetten çıkarılmaya ilişkin usul ve esaslara uyulmadan, somut delil olmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarılabileceği, mahkemenin önüne gelen uyuşmazlıkta uyuşmazlığın dayandığı metnin hukuksal nitelendirmesini yapması gerektiği, Bakanlar Kurulu’nca Anayasanın ve yasaların kendisine vermediği bir yetkinin kullanıldığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile bireysel kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis edildiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. maddesine aykırı olduğu, Anayasaya aykırılık iddiasının mahkemece değerlendirilmediği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkındaki ceza yargılamasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, örgütün dini bir cemaat olarak kabul gördüğü dönemde sohbet adı altındaki dini toplantılarına iştirak ettiği, bunun dışında hiçbir eyleminin mevcut olmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, geçmişteki yasal faaliyetler gerekçe gösterilerek hakkında işlem tesis edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkelerinin, non bis in idem ilkesinin, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/23031, K. 2024/8297, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-23031-e-2024-8297-k-a6bcc8a28543